Kategori : Gündem , Yazar : hakan s. , Okunma : 292
[ Hikmet Genç'in yazısı ] Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onayladı, Resmi Gazete’de yayımlandı...
Artık üniversitelerde başörtüsü resmen serbest...
Özetle, ne diyor yeni Anayasa;
“ Devlet organları ve idari makamlar, vatandaşın her türlü kamu hizmetinden yararlanması hususunda eşitlik ilkesine uygun hareket edecek ve bu bağlamda kimse yüksek öğrenim hakkından mahrum edilmeyecek...”
Bu, demokrasi ve özgür üniversite düşüncesi adına olumlu bir adım..
En azından öğrencinin beyni yerine rengi ile ilgilenmek yok artık !...
Peki bundan sonraki süreç nasıl işleyecek ?
Dün, YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan rektörlere yazı gönderdi ve talimatı verdi;
“ Başörtüsü yasağı, yapılan Anayasa değişikliği ile kalkmıştır. Başka kanuna da ihtiyaç yoktur” ...
Ancak bazı rektörler önceden uyarıyor ve YÖK Başkanı’nı dinlemeyeceklerini söylüyorlar...
Örneğin ADD Yönetim Kurulu Üyesi, Uludağ Üniversitesi Rektörü, aynı zamanda ‘mürteci dedektörü’ Prof. Mustafa Yurtkuran;
“ Anayasa değişikliği türbana bir kolaylık ve önünü açma getirmemiştir. Türban siyasal bir simgedir ve üniversitemize giremez..” diyor..
Diğer taraftan, İstanbul Üniversitesi rektörü Prof. Mesut Parlak, ek 17. madde değişmedikten sonra başörtülü öğrenci almam diyor...
Aynı şekilde Hacettepe, ODTÜ, Akdeniz, Dokuz Eylül, Ege, Maltepe ve Uludağ Üniversite rektörleri de, “ ek 17. madde olmadan olmaz..” diyor...
Bugün de YÖK Genel Kurulu’nun 9 üyesi Başkan’a karşı bildiri yayınladılar;
‘Üniversiteye türbanla girilmez..’
Bu arada, bir dönem CHP Parti Meclis üyeliği yapmış, Marmara Üniversitesi Rektörü Necla Pur yasakçı zihniyetin en cevval direnişini sergiliyor !...
Marmara Üniversitesi, fakülte kapılarına, ‘başörtülü öğrencilerin kampüse alınmayacağını’ bildiren ilan asıyor... ( 15 Şubat’da, Senato kararı ile..)
Hadi, ilanı anladık !...
Peki ya gerekçe ?...
Üniversite senatosu başörtüsü yasağının gerekçesini şöyle açıklıyor;
‘ Hukukun üstünlüğüne olan saygımız ve toplumsal barış açısından başörtüsü yasağı gerekli bir uygulama..’
Nasıl yani ?..
Anayasa, “eşitlik ilkesine uygun hareket edilecek ve bu bağlamda kimse yüksek öğrenim hakkından mahrum edilemeyecek” diyor..
Halkın kahir ekseriyeti; “üniversitelerde başörtüsüne serbesti’ istiyor...
Üniversite ne diyor ?
‘Hukukun üstünlüğüne olan saygı ve toplumsal barış için, Başörtüsü yasaktır !...‘
Ben, asılda statükocu, dinozor zihniyetin hukuk tanımaz tavrı, toplumsal barış için en büyük tehdittir..” demeyeceğim !!!..
Zira ben de ‘hukukun üstünlüğü ilkesine saygılıyım ve toplumsal barıştan yanayım !!!.. “
***
Dün gazete ve internet sitelerinde muhakkak görmüşsünüzdür...
Kafayı başörtüsüne takan Baykal, bu sefer başörtülü bir hanıma rozet taktı...
Aynı zamanda, “ben rejim bekçisiyim, rutin vazifemi ifa ederim..” diyerek ‘başörtüsü serbestisi’nin Anayasa Mahkemesi’ne takılması için çaba sarfedecek Baykal...
Halktan ümidini kesmiş CHP’nin tek ümidi, yine Yüksek Mahkeme !...
Bunlar CHP’nin mutat eylemi ...
“ Bak, mahkemeye giderim, çatışma çıkar, ordu kızar haa, ona göre...! ”
Gidin ulan gidin !...
İsterseniz mahkeme kapısını aşındırın !...
Halka hizmet budur aslında !!..
Daha önce de nöbet tuttunuz, mahkeme kapılarında...
Hoş, halk sizi pek anlamadı ama !..
Olsun, siz yine doğru mahkeme yoluna...
Haydi başörtülü kızlar, siz de okula !...
Yorumlar (3)
... : isim vermek istemiyorum
bence başörtünün üniversitelerde serbest olması laikliğe karşı bir saldırı.HİÇ BİR DEVLET ORGANINA BAŞ ÖRTÜLÜ KADIN SOKULMAMALIDIR... ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE İLE HEP BERABER TÜRBANA HAYIR
2008-02-28 18:43:44
... : hakan s.
Atatürk'ün adıyla her özgürlüğü kısıtlamaya iyi alıştınız. ama artık bitti. buna alışsanız iyi olur
2008-02-28 21:41:23
... : hem başörtülü hem atatürkçü
bir takım düşüncelerinizi atatürkçülükle örf pas etmeye çalıştınız hep bugüne kadar ama artık yetti işte buraya kadar halk kimin ne olduğunu anladı artık böyle davranarak atatürke ve atatürkçülüğe karşı herhangi bir olumsuzluk düşünmeyenleri de böyle düşünmeye iter hale geldiniz sizin de istediğiniz bu değil mi işte başörtüyü savunanlar diyeceksiniz ama hiç bilmeyeceksiniz ki onları böyle düşünmeye sizler ittiniz ben 16 yaşında bir lise öğrencisiyim başörtüsünü savunduğum kadar atatürkçülüğü de savunuyorum ama benim anladığım atatürkçülük sizin savunduğunuzdan değil...eminim ki eğer atatürk şuan yaşıyor olsaydı o da bu ülkede kimseye diğerine ne giyeceğini söylemesini istemezdi zaten siz değil misiniz laikliği savunan atatürk laikliği din ve vicdan özgürlüğü olarak tanımlarken size ne demek düşüyor
2008-03-03 17:10:48
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.