Kategori : Meb Haberleri , Yazar : hakan s. , Okunma : 134 Eğitim Bir-Sen İstanbul 3 ve 4 No’lu Şubeleri Marmara Üniversitesi Göztepe Kampusü Girişinde Anayasa ihlalini protesto etti. Anayasa değişikliğine rağmen başörtüsü yasağını uygulamaya devam eden Marmara Üniversitesi’nin hukuk dışı uygulamasını kampus girişinde sendika avukatları ile tespit eden Eğitim-Bir-Sen Anayasa ihlalini Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet etti.
Marmara Üniversitesi Göztepe kampusü girişi başörtülü öğrencilerin üniversiteye girmek istemesine direnç gösteren Üniversite Güvenlik Müdürü ve Görevlileri ile öğrenciler ve sendikacılar karşı karşıya geldi. Güvenlik görevlilerinden Anayasa ihlalinin uygulanması yönünde elinizde yazılı talimat var mı? Sorusuna görevliler yazılı talimat değil sözlü talimat ve yasağa ilişkin imzasız afişi gösterdiler. Sendika Avukatı Yusuf Akın’ın sizi de yasağa suç ortağı yapıyorlar. Yaptığınız yasal değildir. Konusu suç teşkil eden emir ve talimatların hiçbir şekilde yerine getirmek zorunda değilsiniz. Yazılı emir istemediğiniz için sizler hakkında da suç duyurusunda bulunmak zorundayız dedi.
Kampus girişinde sendikacılar adına bir açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı Ali Yalçın; Eğitim anayasal bir haktır. Eğitim ve Öğretim Hakkı, öğretimin niteliği ve sonuçlarıyla ile ilgisi olmayan şartlara bağlanamaz. Bir yükseköğretim öğrencisinin başörtüsünün, sakalının, kılının, tüyünün öğretimin niteliği veya kalitesiyle ilgili bir şart olmadığı açıkça ortadadır. Bir öğrencinin öğretime devam edebilmek için başörtüsünü çıkartması, öğretimin kalitesine herhangi bir etkide bulunmamaktadır. Öğretime etkisi olmayan bir kişisel tercihi ideolojik engellerle baskı altına almaya çalışmak zorbalıktır. Şimdiye kadar üniversiteleri kendi çiftliği gibi görenler yüz binlerce genç kızın ideallerini ve hayallerini yok ettiler. Eğitim haklarını ellerinde alarak eğitimsiz bıraktılar. Israr ve istekle eğitimine devam etmek isteyen, bireysel tercihini başını örmekten yana kullanan kızların özgürlüğünü güya onları özgürleştirmek adına çiğnediler dedi.
Başkan Yalçın; Anayasa "Hiçbir kimse veya organ, kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." Dediği halde Anayasa’da olmayan bir yetkiyi kullandılar ve yasak hukuken olmadığı halde var gibi davrandılar ve genç kızlara dünyayı zindan ettiler. Onlara ikna odaları adı altında imha süreçleri uyguladılar. Anayasa’da olmayan yasağı dayattılar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’u çıkarması ve Cumhurbaşkanının onaylaması neticesinde Resmi Gazete’de yayınlamasıyla yasal olmayan başörtüsü yasağı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Şimdi Üniversitelere başörtüsüyle girilemeyeceğine ilişkin hiçbir anayasal ve kanuni düzenleme olmamasına rağmen bazı rektörlerin Anayasa hükmünü hiçe sayarak başörtülü öğrencileri derslere almamaya devam ettikleri görülmektedir. Rektörlerin yasağın devamı yönündeki tutumları Anayasa’yı hiçe saymaktan başka bir şey değildir. Kendilerini Anayasa’nın dahi üzerinde bir güç ve uygulayıcı olarak gören Üniversite Rektörleri seçimle göreve gelen ve Anayasa, kanun değişikliği yapmakla görevli olan tek mercii olan Yasama Organı’nı da hiçe sayarak suç işlemişlerdir. Bu nedenle Türk Ceza Kanunun fiillerine uygun maddeleri gereği cezalandırılmaları gerekir. Diyen Sendika Başkanı Ali Yalçın; Üniversite Rektörleri kendilerine bir talimat gelmesini beklemeksizin anayasaya uygun hareket ederek başı örtülü kız öğrencileri üniversitelere almak zorundadırlar dedi.
Marmara Üniversitesi Senatosu'nun "hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış" gibi süslü cümlelerle yaptığı hukuksuzluğa kılıf bulmaya çalışması beyhudedir. Anayasayı bile bir mutabakat çerçevesi olarak görmeyen bir kurum, ağzına "toplumsal barış" sözünü alamaz. Eğer Toplumsal barışı tehdit varsa ki var. Onu da şu an Marmara Üniversitesi Rektörü ve saz arkadaşları yapmaktadır Diyen Başkan Yalçın; Üniversiteyi önyargılarının ve narsist duygularının uygulama bahçesine dönüştürmeye çalışanlar bir an önce hukukun gereğini yerine getirmeli eğer hukuk tanımayan militaristliği seçmişlerse derhal görevden el çektirilmelidir. Kimse Anayasa’nın ve hukukun üstünde değildir. Bu ülkede milli iradenin ve hukukun gücü yasakçı ve Anayasa’yı tanımayan üniversite rektörlerinin üzerindedir.
Eğitim-Bir-Sen olarak Anayasa hükmünü hiçe sayarak yasakçı tavrını sürdüren rektörleri tüm üniversitelerde noter marifetiyle tespit ettirdikten sonra yasakçılarla mücadelemizi kanuni zeminde sürdürmek adına suç duyurusunda bulunuyoruz. Diyen Şube Başkanı Ali Yalçın; Dağdaki Terör Bitiyor, fakat Rektörlerin Terörü Devam ediyor dedi.
Daha sonra sendika avukatları ile birlikte Kadıköy Adliyesine giden sendika Başkanı Ali Yalçın; Üniversite Rektörü Prof. Necla Pur ve Güvenlik Görevlileri ve Müdürü hakkında ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.