Kategori : Editör , Yazar : hakan s. , Okunma : 367
Geçen başörtülü bir genç kızımızı bir tv programında sıkıştırmışlar, "takmasanız nolur, alışmıştınız işte ne güzel vs" kabilinden "olabildiğince aşağılama"ya odaklanmış bir uslupla sözüm ona röportaj yapıyorlar, olayı anlamaya! çalışıyorlardı.
Derken Birant Bey, "Siz Laik misiniz" gibi absürt bir soru sordu ve kızımız "hayır" cevabını verdi. O an, medeni solcular kendilerine söylenmiş gibi, tutkulu birer taraftar edasıyla "yuhh, niyetiniz belliydi zaten" manalarına gelebilecek Türkçe cümleler kurmaya çalıştılar.
-Eh bizim de anlatmak istediğimiz buydu , der gibi kafasını sallayan sayın sunucuya ve ortaçağda cadıları yakmaya giden yobazlar gürühuna benzettiğim taraftar kitlesine kızın verdiği "Laiklik devletle ilgili bir işleyiş, devletin Laik olması gerekiyor.." cevabı pek birşey hissettirmedi.
Zira ortada "Laikliğin ne olduğu veya ne olmadığıyla ilgili" akademik bir çalışma veya "bir kapsam belirleme" niyeti zaten bulunmuyor. Bir şekilde "ezecek" bir argüman icat edilmişti ve bu elden gitmemeliydi.
O programdan sonra sunucunun ve azgın guruhun sözlerini düşünmek istedim : "Yani gerçekten bir insan acaba nasıl laik olabilir". Din ve devlet işleyişinin birbirine müdehale etmemesini bir insan kendi hayatına nasıl uygulayabilir? Mesela bir öğretmen, okuldan içeriye girerken "bütün inançlarını kapıda mı bırakacak" "Kamuda inançsızmış gibi davranmak mı olacak Laikliğin yeni tanımı". İşin içinden çıkamadım.
Asırlardır, dindarların "bağnazlıkla" suçlanıyor olmasının bütün dünyanın izlediği bir "ironik yanılsama" olduğu ortaya çıktı çıkmasına da, her fırsatta Ata'ya giden insanlarda sanırım "Ata'nın onları duyabildikleriyle ilgili bir "inançlarının" var olduğu da görmemiz gereken detaylar arasında yerini aldı.
Şimdi basit önermelerle sesli düşünelim :
- Atamızın ruhu, bizi duyabilmektedir.
- Yani ruh vardır ve biz de müslümanız ve Atamızın ruhu Allah'ın katındadır. (inancımız budur demek istiyorlar)
- 14 asırdır müslümanların "başörtüsü gibi bir sorunu yoktur"
- 14 asırdır başörtüsü "arabın örtüsü" olarak da görülmemiştir.
- üstelik Allah bir esas belirlerken Arapla Arap olmayanı ayırt edebilmelidir.
- ama buna rağmen 14 asırdır yapılan uygulamaların yanlış olduğu, ilgili ayet ve hadislerin 14 asırdır yanlış yorumlandığı iddia edilmektedir.
- Sonuç olarak,
- Müslüman olduklarını söyleyen bu şikayetçi arkadaşlar, başörtüsü takmayabilirler, ama rusu, arabı, hindi, ingilizi, amerikalısı, türkü, çini, japonu bütün müslümanların kadınların giyimlerinde olması gerekli "bir örtünme" konusunda 14 asırdır hem fikirken, bütün bu argümanlar olmasa dahi "inancından dolayı yaptığı böyle bir uygulamaya saygı gösterilmesi gerekirken"
- Başörtüsü, Hitlerin gamalı haçının mesabesine indirgenebilmiştir,
- Pkk militanlarının bayrak ve işaretlerine indirgenebilmiştir.
- Bunu inancından dolayı uygulayanlar "medeniyetsiz ve görgüsüz"ilan edilebilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk sanırım ahirette bu guruhun yakasına yapışacak ve "yaptıkları haksızlık ve eziyetlerinde adını dillerine dolayan" bu inancı ne olduğu bile belli olmayanlardan hak talep edecektir.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|