Kurban: Allah'a ve insana açılan kapı... Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 5
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Ahmet Yapıcı , Yazar : AHMET YAPICI , Okunma : 534

ImageDinin temel şiarları ve sembollerinden biri olan Kurban ibadeti, bir çok hikmetleri içinde barındıran bir kulluk şeklidir. Her ne kadar dini duyguları ve kulluk heyecanını bilmeyen, tatmayan, anlamayan ve anlamak istemeyenlerce çağdaş yaşam tarzına (!) uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirilse de kurban ilk insandan beri kulun yaratıcısı ile olan ilişkilerini düzenleyen temel bir ibadettir. Bu öyle bir kulluk ilişkisidir ki hem kulu insani faziletlerle yüceltir, hem rabbine yaklaştırır hem de insanın diğer insanlarla olan ilişkilerinde ünsiyet ve kardeşliği temin eder.

Bu yönü ile kurban, bir ibadet olduğu kadar diğer ibadetler gibi insanı eğiten, güzel ahlak ve davranış sahibi kılan ve manen de yücelten bir arınma ve kulluk aracıdır. Kurbanı sadece bir hayvan katliamı olarak görenler, kurban bayramlarını et ve kavurma şöleni zannedenler kurbanın ardındaki ilahi hikmet ve faziletleri görememiş zavallılardır.

"Kurban" kelimesi Arapça'da "yakınlaşmak", yaklaşmak, yakın olmak", "Allah'a yakın olmak için takdim edilen şey"; anlamlarına gelir. Kelimenin anlamı üzerinde düşünüldüğü zaman bu ibadetin amaç ve hikmetini anlamak mümkün olacaktır. Kurban'da asıl olan "yakınlık" kurabilmektir. Allah ile, insanlar ile, kesilecek hayvanın şahsında tüm varlıklarla...

Kısaca kurbanda bir müslümanın ahlakı, dini şahsiyeti ve İslami dünya görüşü cem edilmiştir. Bu yönü ile kurbanı tekrar okumak ve düşünmekte sayısız fayda vardır.

Başlıkta da ifade ettiğimiz gibi kurban, Allah'a yakın olabilmeyi amaçlar, insanlarla yakınlık kurabilmeyi amaçlar, diğer canlılarla yakın olabilmeyi amaçlar. Bu yönü ile kurbanın ilahi, sosyal ve ahlaki bir çok anlam ve hikmeti ortaya çıkmaktadır.

Kur'an'ı Kerim'de Allahü Teala Kurban ibadeti ile ilgili olarak şöyle buyurur:

"Kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. O'na varacak olan sadece sizin takvanızdır" (Hacc,37)

Kurban ibadeti, inanmış bir insanın Allah'a olan bağlılığını ifade eden sembol bir ibadettir. Bağlılığı ve teslimiyeti ifade etmenin yollarından biridir kurban. Bu sebeple Kurban Allah'a yakın olma aracıdır. Araçlar amaçlar oranında değerli olurlar ve anlam taşırlar. Kurban ibadetini de anlamlı kılan şey onda "Allah'a yakın olma" duygusunun olmasıdır. Bunun için İslam'da kurban sadece Allah için ve O'nun adıyla kesilir. Çünkü kurban bir kulluk, tapınma aracıdır.

Dinler tarihinde okuduğumuz tüm dinlerde görmekteyiz ki insanların inandıkları, tapındıkları yüce varlığa "tapınma, yakın olma" amacıyla kurban sunmaları dini bir gelenektir. Bu da göstermektedir ki kurban hem insani hem de ilahi bir yakınlaşma aracı olan bir eylemdir.

Kurbanın bir diğer özelliği ise onun dünyevi, sosyal tarafıdır. Zira kurban ibadeti her ne kadar ilahi gaye ile yerine getirilse de onun birtakım dünyevi hikmetleri vardır. Bu sebeple kurban dinen zengin sayılanlara emredilen ve onların yerine getirebileceği bir ibadettir. Zengin olmayanlar ile kurban kesme gücüne sahip olan zenginler arasında bir köprü görevi görür kurban. İnsanlar arasında sevgi, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma gibi ulvi değerlerin yücelmesini ve hayat bulmasını sağlar. Bu hikmetinden dolayı kurban etinden fakirlere, ihtiyaç sahiplerine ve akrabalara dağıtılması emir ve tavsiye edilir . Kurban ibadeti, insanlar arasında bu işlevini yerine getirdiği oranda ilahi gaye ortaya çıkmış olur.

Peygamberimiz (a.s)'in hicretin ikinci yılından itibaren her yıl kurban kestiğini bilmekteyiz. Dolayısıyla kurbanın toplum içinde nasıl bir görev ifa ettiğinin en güzel örneklerini de O'nun hayatında bulmak mümkündür. Peygamberimiz (a.s) bir kurban bayramı günü akşam üzeri eve gelince eşi Hz.Aişe validemize sorar:

"Kurban etlerini ne yaptın"

Hz. Aişe cevap verir:

" Bir but hariç hepsini ihtiyaç sahiplerine dağıttım Ya Rasulallah!"

Allah'ın Rasulü :

"Demek ki bir but hariç kurbanın hepsi bizim oldu." buyurur.

Kurban ibadetinde ikinci önemli hikmet ise kurbanın hakka olduğu kadar halka yakınlık aracı olmasıdır. Kurban bayramı sayesinde ihtiyaç sahiplerinin evlerine giren her bir et zengin ve fakir müslümanlar arasında kaynaşmayı ve yakınlaşmayı sağlar. Bu yönüyle Peygamber efendimizin kurban etini akrabalara, ihtiyaç sahiplerine ve ev halkına bölüştürmeyi tavsiye etmesi anlamlıdır.

Kurban ibadeti aynı zamanda Müslümanların güzel ahlakını ve merhametini ortaya çıkaran/ çıkarması gereken bir ibadettir. Kurban edilen hayvana gösterilen/ gösterilmesi gereken şefkat ve merhamet bir müslümanın ahlakının en önemli özelliğidir. Kurbanlığa gösterilen şefkat ve sevgi diğer tüm canlılara ve cansız çevreye bakışını gösterir bir müslümanın. Bu yönüyle de kurban, bir müslümanın hem canlı ve cansız varlıklara bakışının bir ifadesidir hem de Müslüman ahlakının bu yönü ile test edilişidir. Bu test kurbanın ifa ettiği "yakınlaşmayı" ortaya koyar.

Kurbanın temel bir ibadet olması, müslümanları daha da dikkatli ve bilinçli olmaya yöneltmektedir. Bir müslümanın inancı ve yaşayışı gibi ibadeti de güzel olmalıdır. İslam buna "huşu/bilinç" adını veriyor.

Hz. Peygamber'in (a.s) "Kurbanlarınızı güzel kesiniz" emri, kurbanlık hayvanın gözü önünde bıçağını bileyen birine "hayvana verdiğin eziyet yetmedi mi?" diyerek kızması bize gösteriyor ki kurban ibadeti müslümanın merhamet, şefkat ve ihsan anlayışının öne çıktığı önemli bir ibadettir.

Ülkemizde özellikle büyükşehirlerdeki kurban manzaralarını görünce insanın aklına Peygamberimizin az önce belirttiğimiz hadisleri geliyor. Kurban bayramlarını Müslümanlar, Hz. Peygamber'in sünnetine göre kutlamalı, kurban ibadetini Müslüman ahlakına uygun bir şekilde ifa etmeli ve kurban günlerini yardımlaşma ve dayanışma günleri olarak görmelidir.

Her sokak başında  kesilen veya kalabalıktan ürkerek kaçan hayvanlar, yaralamalar, sokaklarda kan gölünü andıran akıntılar, cadde ve sokaklarda kesim sonrası terkedilen artıklar asla müslümanların kurban bayramı görüntüsü olamaz/olmamalıdır.


Kurban ibadetini insanlara "hayvan katliamı, kabalık, kirlilik, vahşet" gibi göstermek veya kurbanı böyle görmek isteyenlerin eline malzeme vermek bir müslümanın görevi olmamalıdır.

İbadetler dinin temel rükunlarıdır ve ibadetler dinin koyduğu kurallara göre yapılır. Dolayısıyla ahlak, şefkat, merhamet, adalet, temizlik ve Allah rızası gibi temel İslami hükümleri içinde barındırmayan bir kurban ibadetinin Kuran ve Sünnet'e ne kadar uygun bir ibadet olduğu tartışılır.

Ayrıca kurbanın yerine getiriliş şeklindeki olumsuzlukları göstererek çözüm için "kurbanı kaldırmaktan, kurban kesmek yerine bağış yapmaktan" söz etmek hem kolaycılıktır hem de iyi niyetli bir yaklaşım değildir. Eğer bir insanların her yanlış yaptığı ibadeti veya bir ilkeyi kaldırmayı çözüm olarak öne sürersek önümüzde ne ilkelerimiz ne de ibadetlerimiz kalır.

Bize düşen kolaycılığa düşerek ibadetlerimizi tartışmaya açmak veya açtırmak değil insanlarımıza bu güzel değerleri öğretmek ve sevdirebilmektir. Bu yolda inancı ve gayreti olmayanların söyleyecekleri sözleri "laf-u güzaf" (boş söz) olsa gerektir.

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

İstatistik

Üyeler: 3695
Haberler: 643
Linkler: 41
Ziyaretçi: 469573