İstikamet Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 313
Image “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
 Bu âyet nazil olduğunda Efendimiz;”Şeyyebetni sûretü Hûd”yani’Hud suresi _bu âyeti- beni ihtiyarlattı’buyurmuştur.
 İstikamet,insanın ve insanlığın ayarıdır..onunla yaratılışındaki kemâlata ulaşır.
 İstikamet her şeyde vasattır..orta yolu bulmak hatta ortanın da ortasında kalmaktır.
 O’na giden yolda sapmamak..zik zak çizmemek,şarampole yuvarlanmamak..kaza yapmamaktır.

Bediüzzaman,Kastamonu Lahikasında şöyle der:
 “Çünki emn ü ye’sin vartasına düşmemek hikmetiyle havf u reca müvazenesinde, sabır ve şükürde bulunmak için kabz-bast haletleri, celal ve cemal tecellisinden intibah ehline gelmesi; ehl-i hakikatça medar-ı terakki bir düstur-u meşhurdur."
 Korku ile ümid arasında olmak..bir yanda Cemaline diğer yanda celaline mazhar olmak..Cemal ve Celali beraber götürmek.

 İstikamette riya yoktur..menfaat yoktur..dünya yoktur..samimiyetsizlik yoktur.İnsani tüm değerler onda vardır.
 Nitekim en aşağı insanlar bile en üst seviyeye çıkabilecekken,istikameti bulamadıklarından en aşağı derekeye düşmüşlerdir.
 Mesela;Peygamber Efendimiz yalancı peygamber Müseylimeden önce kabile reisi olan Hevze’yi  islama davet etmiş,ancak o kendisine de bu işte pay verilmesini isteyerek,Müslüman olmamıştır.Kabilesi ise Müslüman olmuştur.
 Müseylime ise,kabilesine reisliğinin sağlanması halinde peygamberimizle görüştüğü nakledilirken,daha sonraki mektubunda da kendisinin de peygamber olduğunu,yeryüzünün yarısının kendisine diğer yarısının da Muhammede aid olduğunu söylemiştir.İçki ve zinayı serbest bırakmış,peygamberlik iddiasında bulunan Secah’la evlenmiş,sabah ve akşam namazlarını zor geldiğinden kaldırmış,daha sonrada hepsini lağvetmiştir.
 Müseylime azda olsa bir ilme sahipti..ancak istikameti kaybedip,nefsi öne sürüp,makama,mala,şöhrete talib olduğundan istikameti kaybettiği gibi,olabileceği tüm makamları da kaybetmiş oldu.
 *O zat ise,gönül tahtının bahtı olmuştur.Başkalarının uğruna her şeylerini verdiği şeyleri,o zat elinin tersiyle yitmiş,gerçeğe,hakikata,hakiki insanlığa talib olmuştur.Böylece asırlar boyunca gönüllerde taht kurmuş..bahtı açıldığı gibi,nice bahtları da kendisiyle beraber açmıştır.
 *Bir damla olarak bu dünyaya gelen insanlar;ya buhar olup kaybolmakta veya okyanus olarak gitmektedirler.
 İşte istikamet damlayı derya yapmaktadır.
 İstikamet,sapmamak,saptırmamak,kaptırmamak,kaydırmamak,kandırmamak,kırdırmamak,hayatının başlangıcıyla sonucunu beraber götürmektir.
 İnsanlar istikamet ile inandırıcı olurlar,tesir ederler.
 
 İstikamette istikrar,samimiyet,ihlas,sadakat,sebat,adalet,hilim,ilim vardır.İman ve marifet onun kaynağıdır.
 *Yusuf Hemedani,içinde hiç dışarı çıkma isteği yokken birden bire evden çıkma isteğiyle eşeğine biner ve salar.Eşek gele gele mescide varır.Mescidin kapısında üzüntülü bir müridin de kendisini beklemekte olduğunu ve müşkilini halletmesini söyler. Müşkülünü halleder ve o müride:”Evladım,ne vakit bir sıkıntıya düşersen şehre gel, derdini bana söyle.Beni buraya kadar yorma.”der.
 Muhiddin-i Arabi,bu olay üzerine:”Sadık mürid,mürşidini yanına getirmeye güç yetirebilir.”der.
 İstikamet başka yollardakini yanına getirir.Dosdoğru yolda olan mürid,doğru yoldaki şeyhini ayağına kadar getirir.Halisiyet,samimiyet vardır.
 Yolda aynı çizgiyi takib etmeyen bir araç,her an yanlış yapmaya hazırdır.Ancak kendi yolunda,yolunun da ortasında giden bir araç,yoldan kaysa da şarampole yuvarlanmaz..tehlike ihtimali azdır.
 Doğru olmak..onunda ötesinde dos doğru olmak..sicim gibi..ip gibi..yerden göğe dizilen ve çizilen bir hat gibi..
 Dos doğru olmayana doğrular varamaz,O’nu hedefte bulamaz.
 Bir açının başlangıçdaki bir santim sapması,ilerledikçe metreleri ve kilometreleri bulacaktır.Sapanlar,sapıtanlar,saptıranlar artacaktır.İstikamet olmayınca,istikrar da olmayacaktır.
 Doğrular kişileri bağlar..istikamet,dos doğru olmak herkesi kapsar..dışarda bırakmaz.
 Dos doğru olmak bir farklılıktır..bir değerdir..imtiyazdır..
 İstikamet zor ve meşakkatli bir yoldur.
 Peygamberimize inanmayanlara Nadir adında bir kişi;”Siz aptal mısınız? Küçüklüğünde aranızda en sevilen,en güvenilen ve en dürüst o idi.Şimdi o daha olgun iken bunları nasıl söylersiniz?”der.

 Peygamberler ve peygamberimiz hem inandırıcı hem de gerçekçi kimselerdir.
İstikamet odur ki;çocukluğunda da gençliğinde de,olgunluğunda da sapmasın,sapıtmasın.
 Küçükken iki defa düğüne gittiğinde uykuya dalmıştır.
 Putlar için kesilen etlerden hiçbir zaman yememiştir.
 Herkesin putlara taptığı bir zaman ve zeminde asla putlara tapmamıştır.
 Putlar adına yemin etmemiş,ettirmemiştir.
 İşte gerçek istikamet
 Herkesin saptığı bir yerde sapmamak,ağır bir yük..zor bir olay..değişmemek, değiştirmek.
 O zat bu istikameti yüklenmekle adeta kâinatı yüklenmiştir.Kâinat çapında bir olay istikamet.
 Allah'ım!Bizleri doğrudan,doğruluktan,doğru olmaktan,dosdoğruyu bulmaktan, emredileni yapmaktan mahrum etme…

 Mehmet  ÖZÇELİK

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)