Din Dersi Tartışmaları (2) Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 2
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Ahmet Yapıcı , Yazar : AHMET YAPICI , Okunma : 434

ImageDin dersi tartışmalar ile ilgili yazdığım önceki yazıya  zenginlik kazandıran yorumlar konunun önemi ve gereği üzerinde daha çok fikir jimnastiği yapılması gerektiği gerçeğini ortaya koymakta.

Öncelikle şu gerçeğin altını önemle çizmekte fayda vardır. Bugünün dünyasında eğitim sisteminde Din dersine yer vermeyen bir gelişmiş ülke yoktur. AB ülkelerinin tamamına bakıldığı zaman her ülkede zorunlu veya isteğe dayalı bir şekilde ya mezheplerüstü bir ders zorunlu ya ya da bir mezhebe dayalı din dersi zorunludur. Veya bu derslerin sadece biri veya her ikisi de seçmelidir. Ve bu derse ait haklar anayasal teminat altındadır. Din dersine devlet okullarında yer vermeyen ülkelerde ise özel okullar ve kilise okulları bu eğitimi vermekte ve bu okullara herhangi bir kısıtlama yapılmamaktadır. Eğitimin her kademesindeki öğrenciler bu dersi isterse alabilmektedir.

Örneğin Avusturya , İngiltere, Hollanda, İtalya, Lüksemburg gibi ülkelerde Din dersi seçmeli iken; Danimarka, İsrail, İsveç, Yunanistan gibi ülkelerde ise bu ders zorunludur. Ancak AB ülkelerindeki uygulamada zorunlu olan mezhepler üstü din dersinde bile o ülkedeki ağrılıklı dinin müfredatı daha etkindir. En önemlisi Din Eğitimi almak isteyenlerin bu hakları teminat altındadır ve devlet bunu vazife olarak telakki etmektedir. (1)

Türkiye'de ise 1982 Anayasası ile ilk ve ortaöğretimde din dersi zorunlu kılınmıştır. Bu zorunluluk her ülkenin kendi şartlarının oluşturduğu bir sonuçtur. Nasıl diğer devletler din dersini  kendi toplumsal çıkarları doğrultusunda zorunlu veya seçmeli yapıyorsa bizim şartlarımız gereği bu dersin  zorunlu olması elzemdir. Bu ise şu yollarla olabilirdi

a- Mezhepler üstü genel din dersi zorunlu

b- Zorunlu  İslam bilgisi dersi

c-Zorunlu İslam ve zorunlu genel din dersi

d-Zorunlu islam dersi ve seçmeli din dersi

e-Seçmeli din ve İslam bilgisi dersi

f-Zorunlu genel din dersi ve seçmeli özel din dersi

Bu şıklardan ilki yani mezhepler üstü bir din dersini zorunlu kılmak halkın kendi dinini öğrenme alternatiflerini herhangi bir kısıtlamaya uğratmaksızın sağlamayı da beraberinde getirir. Ülkemizdeki mevzuat ve şartlar gereği bu mümkün olmadı bugüne kadar.

Anayasa'nın 24. maddesi "zorunlu dersin dışında din eğitimi velinin isteğine bağlıdır" diyor ancak bunun nasıl olacağına ilişkin pek çok soru işareti ve uygulamada sorun var. Kuran Kursalarına gitme yaşı, çocukların yaz döneminde Kursa gitmek zorunda kalışı, İHL'lerin üniversite engeli gibi. Dolayısıyla sadece Genel ve mezheplerüstü bir din dersini zorunlu kılmak sorunu çözmüyor. Kaldı ki bir dini mezheplerüstü öğretmek de kendi içinde pekçok soru ve problemi barındırıyor ancak bu şimdi konumuz değil.

Sadece zorunlu İslam bilgisi dersi hem toplumsal hem de dini yönden doğru değildir kanaatindeyim. Zira farklı dini görüşlere ve İslam bilgisi öğrenmek istemeyenlere ve bu dersi zorla öğretmeye kalkmak hem ahlaki açıdan doğru değildir hem de serbest bireyin iradesini hedef alan İslami anlayışa terstir. Tabi bunları böyle bir dersin detaylı din dersi olduğunu varsayarak ifade ediyoruz.

Zorunlu İslam ve zorunlu genel din dersinin de yukarıda ifade ettiğimiz gibi mümkün olamayacağını söylemeliyiz. Zaten birçok ülke eğitiminde her iki dersin zorunlu olması yolu kabul görmüyor. Böyle bir uygulama farklı inanç ve mezheplerin bastırılması sonucunu ortaya çıkarır ki bu da toplumsal bütünlük için tehlikelidir.

Zorunlu İslam bilgisi ve seçmeli din dersinin de aynı şekilde ülkemiz şartlarına uygun düşmediği belirtmeliyiz.

Seçmeli İslam bilgisi ve seçmeli din dersi uygulaması sosyolojik yönden doğru sonuçlar çıkarmayabilir. Zira genel bir din dersi ihtiyacını karşılamayan eğitim sisteminin eksik kalacağını önceki yazımızda ifade etmiştik. İnsani ve toplumsal bir ihtiyaç olan, bireyin ve toplumun hayatında kalıcı izler bırakan dinin eğitim dışı sayılması doğru değildir. Bu sebeple din dersini seçmeli yapmak doğru değildir. İslam bilgisi diyebileceğimiz dersin seçmeli oluşu mümkün olabilir ancak bu dersin hukuki teminat altına alınması ve bu dersi seçen bireylere ilave bir zorluk getirmemesi gerekir.  

 Bizim şahsen tercih ettiğimiz şık mezheplerüstü denilebilecek bir genel din dersinini eğitim sisteminde zorunlu kılınması ve bu dersin müfaredatının bugün yeryüzünde yaşayan dinleri tanıtıcı bir şekilde ve bilgilendirme amaçlı olmasıdır. Ayrıca Türkiye şartları gereği bu dersin içeriğinde İslam dinine diğer dinlerden farklı olarak daha fazla yer verilmesidir. Bu tabii bir ihtiyaçtır. Zira eğer biz Şintoizm  ve Buzidm ile halkın tamamına yakının dini olan İslam'ı bilgilendirme açısından aynı kefeye koyarsak haksızlık yapmış oluruz. Zira okuyan gençler mezuniyet sonrasında Şintoist veya Budist insanlarla değil müslüman insanlarla beraber yaşayacak ve onlarla muhatap olacaklar. Dolayısıyla kendi halkının dinini daha çok bilmesi (inanması değil) elbette zaruridir.

Bu genel din dersinin yanında müslüman çocuklarının din eğitimi ihtiyacını karşılamak amacıyla seçmeli bir din dersi (İslam) konulabilir. Ancak bu dersin içeriği sadece din bilgisi değil "Din Eğitimi ve öğretimi" olmalıdır. Amacı da bilgilendirmenin yanında öğretmek ve benimsetmek ve sevdirmek olmalıdır. Her bilim dalında uygulamanın öneminden, deneyden zorunlu olarak bahsedenlerin sözkonusu Din olunca uyugulamaya karşı çıkmalarını da dikkate almamak gerekir. Zira nasıl bir konunun anlaşılması için deney yapılıyor ve  dersin daha iyi anlaşılması için  ders araç ve gereci kullanılıyorsa din eğitiminde de uygulamalı (namaz, abdest gibi ) konuların (usül ve içeriği doğru ve şık olması kaydıyla) örnekleme ve uygulama yoluyla anlatılması zaruridir.

Bunun yanında ülkemizdeki gayrimüslim vatandaşların din eğitimi sorunları da gündeme gelmektedir. Devlet okullarında okuyan gayrimüslim çocuklar mevcut anayasaya göre din dersinden muaf tutulmaktalar. Din dersi görmeyen bu çocukların eğitimleri eğitim ve toplum hayatına uyum yönünden eksik kalmıyor mu? Ayrıca bu öğrencilerimizin kendi dinlerini öğrenme imkanı nasıl oluşturulacaktır?

Seçmeli bir İslam ders olduğunu varsayarsak  Yahudi ve Hristiyanlar için seçmeli Yahudilik ve seçmeli Hristiyanlık dersi konulacak mı?

Yarın gayrimüslim vatandaşlar böyle bir taleple siyasi iktidarın karşısına çıkarsa –ki en temel haklarıdır- ne olacak?

Yine böylesi bir durumda onların din eğitimi nerede ve kimler tarafından verilecek?  Yoksa onların bu taleplerini görmezden mi gelerek her defasında AİHM’de tazminata mahkum olacağız?

Evet soruları çoğaltmak mümkün . Artık görmemezlikten gelemeyeceğimiz soru ve sorunlarla karşılaşacağız. Bu sebeple bütün bunlara hazırlık yapmak zorundayız.

1982 Anayasasına göre ilk ve ortaöğretimde zorunlu olan din dersi eğer mezheplerüstü bir ders ise  o zaman gayrimüslimler niçin bu dersten muaf tutuluyor?

Eğer bu ders mezheplerüstü genel bir din dersi ise o zaman müslümanların din eğitimi ihtiyacı nasıl karşılanacak?

Esasında bütün sorun AB ülkelerinde Genel ve özel diye ayrılan din dersinin içeriğinin eğitim sistemimizde tek ders olarak birleştirilmesinden kaynaklanıyor. Bu ise beraberinde pek çok sorunu getiriyor. Bu sebeple;


a- Dinin tarihi, insani ve toplumsal bir ihtiyaç ve gerçeklik olduğundan hareketle önyargılar, korkular ve korkutmalardan sıyrılarak din öğretimi ve eğitimine gereken önem verilmelidir.

b- Bu dersin eğitim ve öğretimi yapılırken ülke şartları dikkate alınarak yeryüzünde yaşayan dinleri tanıtan ve bilgilendirmeyi amaçlayan, din olgusunu öğreten ve haftada en az iki saatlik bir ders zorunlu olmalıdır.

c- Bu dersin yanında seçmeli olarak öğretme, sevdirme  ve benimsetme amaçlı detaylı İslam bilgisi dersi konulmalıdır. Bu ders sadece bilgilendirme değil “Din Eğitimini” de içermelidir.

d- Gayrimüslimlerin devlet okullarındaki din eğitimi sorunlarının nasıl çözüleceği de vuzuha kavuşturulmalıdır.

e- Din eğitimi; “eğer devlet okutmazsa Taliban, Hizbullah” ortaya çıkar türünden korkutmalarla değil bir hak ve ihtiyaç olarak görülmeli ve herkesin Dinini öğrenme ve yaşama hakkı hukuki teminat altına alınmalıdır. Sivil toplumun kuruluşlarının denetlenmesi koşulu ile bu konuda teşviki ve  desteklenmesi gerekir. Bu demokrasinin bir gereğidir.

f- Din dersinin seçmeli oluşundan ve gayrimüslimlerin veya bu dersi almak istemeyenlerin itirazlarına peşinen hayır demektense onları dinlemek, anlamak ve makulde buluşmak önemlidir. Derin bir tarihi, kültürel ve dini mirası olan bir devlet ve toplum kendine güvenebilmelidir. Korkular ve korkutmalarla değil güvenle yürüyebilmelidir. Farklılıklarım görünce panikleyen ve hücuma geçen yapımızı görünce kaybettiğimiz mirasın ne kadar çok olduğunu farkediyoruz. Bu sebeple artık kaçamayacağımız pek çok sorunla olgunca yüzleşmeliyiz.

(1)AB Ülkelerinde din dersi uygulaması için:

http://www.mehmetzekiaydin.com/bilimsel-makaleler/34-bilimsel-makaleler/88-20045-avrupa-birlii-uelkelerinde-din-eitimi-ve-tuerkiye-ile-karlatrlmas-diyanet-avrupa-aralk-2004-say68-ss14-21

 

 

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >