Kategori : Ahmet Yapıcı , Yazar : AHMET YAPICI , Okunma : 532
Yeni anayasa hazırlıkları çerçevesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi hakkında yapılan tartışmalar bu dersi bir kez daha gündemimize taşıdı.
Din dersinin kaldırılmasını isteyenler, dersin zorunluluğunun devamını savunanlar, seçmeli olmasını isteyenler bugünlerde fikri düzeyde bir yarış içindeler...
Ülkemizde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin gereksiz olduğunu ve kaldırılması gerektiğini savunan görüş sahipleri dinin insani ve sosyolojik önemini dikkate almıyorlar demektir. Çünkü din, bizim toplumumuzda ve kültürel kimliğizde çok önemli bir yere sahiptir.Çocuklarına toplumunun kültürel ve dini kimliğini öğretmeyen bir eğitim sisteminin fonksiyonu ne olur? Bu toplumda yaşayan bir ferdin bu toplumu tanımaması, onun gündelik yaşamına ve sosyal yapısına etki eden değerleri bilmemesi eğitim formasyonu açısından bir eksiklik değil midir? Ülkemizde din dersinin okullarda okutulmasının doğru olmadığını ve kaldırılması gerektiğini savunanların görüşlerini dikkate almakla birlikte bu görüşün gerçekçi ve makul olmadığını düşünüyorum. Zira din gibi tarihi ve toplumsal bir gerçekliğe ilgisiz kalan bir eğitim sisteminin isabetli ve faydalı olamayacağı açıktır.
Din, insanın tarihi ile başlayan insani ve toplumsal bir gerçekliktir. Materyalist düşünce sahiplerinin dine karşı olumsuz yaklaşımları bu gerçeği değiştirmez. Dinler tarihi verileri bize göstermektedir ki tarih boyunca tüm toplumlarda din güçlü bir inanç olarak yer almış, toplumların hayatına damgasını vurmuş, insan ilişkilerine, toplumlararası ilişkilere yön vermiş, savaşların, devrimlerin sebebi olmuş bir değerdir. Dinin tarih boyunca oynadığı bu rolü inkar etmek mümkün değildir.
Çağımızda din, etkisini kaybetmek şöyle dursun her gün insanların hayatında etkisini artıran ve ülkeler arası ilişkilerde dahi belirleyici gücü olan bir kurumdur. Dolayısıyla dine karşı ilgisiz kalmak yaşadığımız dünya açısından gerçekçi bir bakış açısı olmasa gerek.
Ülkemizde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin gereksiz olduğunu ve kaldırılması gerektiğini savunan görüş sahipleri dinin insani ve sosyolojik önemini dikkate almıyorlar demektir. Çünkü din, bizim toplumumuzda ve kültürel kimliğizde çok önemli bir yere sahiptir.Çocuklarına toplumunun kültürel ve dini kimliğini öğretmeyen bir eğitim sisteminin fonksiyonu ne olur? Bu toplumda yaşayan bir ferdin bu toplumu tanımaması, onun gündelik yaşamına ve sosyal yapısına etki eden değerleri bilmemesi eğitim formasyonu açısından bir eksiklik değil midir?
Muhataplarını ve içinde yaşadığı toplumun değerlerini bilmeyen bir insan görevinde ne kadar başarılı olabilir ve insanlarla nasıl doğru ve faydalı ilişki kurabilir?
Zaten dersin adı Din Eğitimi değil "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" değil midir?
Bir dini bilmek veya öğrenmek onan inanmak ve teslim olmak anlamına gelir mi?
Eski Yunan felsefesini, batı düşüncesini, Hind düşünürlerini ve onların görüşlerini çocuklarımıza öğretmeyi eğitim adına faydalı göreceğiz ancak toplumun asırlardır iliklerine işlemiş ve hala güçlü bir değeri olan dinini öğrenmelerini sakıncalı sayacağız. Böyle bir çelişkiyi izah etmek mümkün müdür?
İnsanı bir robot gibi düşünen ve eğitimi çocuklarımıza bilgi aktarımı olarak gören düşünce sahipleri insanın duygusal bir yönünün olduğunu ve dinin bu ihtiyacı giderecek temel güç olduğunu unutmamalıdırlar.
İçinde yaşadığı toplumu tanımayan, onun değerlerine yabancı kalan insanlardan çok çekmedi mi bu millet?
Müslüman Türk toplumunda yaşayan bir bireyin bu toplumun dinin öğrenmesi normal değil midir?
Demek isteriz ki müslüman bir toplumda yaşayan bir birey, mensubu olduğu toplumun inanç ve değerlerini öğrenmek zorundadır ve bu bir sosyolojik bir ihtiyaçtır.
Hayırla kalınız...
Yorumlar () |
|
|
|
|
|