|
Sayfa 3 Toplam 3
İslâm Tarihindeki Uygulama
Roma İmparatorluğunun sekiz asırda aldığı kadar toprağı Müslümanlar seksen yılda aldı. Avrupalılar M.Ö. 4. asırdan M.S. 7. asra kadar Doğuyu köleleştirdiler. Bu siyasi, ekonomik, dini, kültürel istiladan o ülke halklarını Müslümanlar kurtarırken, onlar hiçbir zaman Müslümanlara karşı savaşmadılar. Bilakis Müslümanlarla beraber olup işgalci Sasani veya Bizans ordularına karşı savaştılar. O süper güçlerle aynı dine inanmalarına rağmen Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta hep aynı şey cereyan etti.
Bu ülkeler hürriyetlerine kavuştuktan sonra Müslümanlar onları dinlerinde serbest bıraktılar. Öyle ki fütuhattan bir asır sonra o halklardan İslâm’a girenlerin nisbeti % 20’yi geçmedi.10 Daha sonraki asırlarda İslâm, din özgürlüğü yaşatırken, istilacı Avrupa kuvvetleri, Müslümanlara karşı ordular harekete geçirmiş, oralarda yaşayan gayri müslimleri aleyhte kışkırtmaya çalışmışlardır. Bu hususta Müslümanlardan başka gayri müslim tarihçilerin de tanıklıkları vardır. Mesela, Mısır patriği Bünyamin Bizanslılardan kaçıp 13 sene saklanmıştı. Mısır fatihi Amr İbnu’l-As onu hürriyetine kavuşturdu, halkına iade etti. Onu karşıladığında kendisine kiliseleri ve cemaati hakkında teminat verdi, hatta kendisi için dua etmesini istedi. Hıristiyan ahali onu istikbal ederken, Müslümanların fütühatının, Mısır Hıristiyanlarına zulmeden Bizanslılara ilahi bir ceza olduğunu terennüm ediyorlardı.11 Mısır kiliselerini ve manastırlarını Rumların istilasından kurtardı. Fakat o binaları cami yapmadı, Hıristiyan cemaatlerine geri verdi. Şunu söylemekte hiçbir mübalağa yoktur: “Doğu Hıristiyanlığının bekası, Müslümanların müsamahası ile mümkün olmuştur.”
Demek ki Müslümanlar, asıl yükümlülükleri olarak hak dinin kurtarıcı esaslarını insanlığa tebliğ etmişler, İslâm medeniyetini kurmuşlar. Bununla beraber bu medeniyetin diğer dinler ve fikirler karşısındaki müsamahalı tutumunun da, yaşayışlarıyla tanıklığını yapmışlardır.
Not: Bu yazı, Mısır’ın ünlü âlimlerinden Prof. Dr. Muhammed İmare’nin Hira Dergisi’nde çıkan (Sayı: 6, Ocak-Mart 2007) makalesinden özetlenmiştir.
Prof. Dr. Suat Yıldırım
Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Öğrt. Üyesi
Yorumlar () |
|
|
|
|
|