Siyaset Heyecanı Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 302
ImageSeçimler hızla yaklaşmasına rağmen, kimsede ciddi manada bir hareket ve heyecan görülmemektedir.
 Yapılan araştırmalarda, medya ve reklam kurumlarının bu konuda sıkıntıları görülmektedir.
 Bu kurumlar üzülse de ben bu duruma sevinmekteyim.
 Çünkü,demek ki taşlar artık yerine oturmaya başlamış.
 Hatırlıyorum da, 1970’lerde köy köy gezilir,oy taleb edilir.Bazen muhtarın odasında birkaç kesim bulunarak sert çıkışlar ve yumruklar sıkılırdı.
 Şehirlerde de gruplar halinde kavgalar sürekli duyulur,kurtarılmış bölgeler oluşturuldu.

Millet seviyece yükselmekte,iletişim araçları artık her yeri bir yer gibi haber almada,karar vermede,medeni toplumlar haline getirmektedir.
 Belliki insanlar hesaplarını önceden yapmışlar.Kimse eskisi gibi ilgi ve heyecanı abartılı olarak topluma yansıtmıyor.
 Seçmen bilinçleşmiş.Aday da bundan dolayı kendisini internette site oluşturarak tanıtma yoluna gidiyor.
 Artık eskisi gibi hesaplardan veya hesabı olmayanlardan hesap çıkarma devri geride kaldı.
 Millet uyanmış..yüz senelik uykudan sonra…
 İşler yoluna giriyor gibi.
 Önemsiz olduğunu söylememek ve fazlasıyla önemsemek gerektiğini söyleyerek şunu da ifade ediyorum ki;kim gelirse gelsin,milletin iradesi doğrultusunda icraatta bulunmazsa,silinen öncekiler gibi silinmeye mahkumdur.
 Millet anlayış,güven,kendisine saygı ve aldatılmamak istiyor.
 Rahmetli Adnan Menderes Kırşehirde kalabalığa konuşma yapmaktadır.O sırada muhalif Osman Bölükbaşı’nın gelmesiyle millet Menderesi bırakıp,onu dinlemeye gider.Menderes ise Ankaraya vardığında,Vilayetlikten düşürür.
 Ama Bölükbaşı şunu da çok iyi bilmektedir;
 Şakşaklar bana,reyler ona,der.
 Peki başkanların konuşmalarındaki bunca kalabalıklar neyin nesi?derseniz;
 Hepsi kuru kalabalıktır,denilemez.Merak ta var işin içinde…
Yine Bölükbaşı’ndan;
 Bölükbaşı omuzlara alınmış,gezdirilmekte.O sırada biri alttan iğne batırır.Bağıran Bölükbaşı;
 Arkadaşlar,aramızda münafıklar var.
 Bu şu anlama,herkes farklı hesaplarla orada bulunmaktadır.
 Bulanık hava gittikçe açılıp,netleşmeye başlamaktadır.Buda farklı ve seviyeli bir neslin doğuşunun göstergesidir.
 Sağ ile sol birbirine karıştı.İyimi oldu yoksa kötü mü?
 Hem iyi oldu,böylece kavgaları kaldırıp,millete hizmeti esas almış oldu.
 Hem de kötü oldu.Şöyle ki;Yıllarca ideal dediği belli bir düşünce etrafında sürüklediği ve hatta o yolda ölen insanlara ne diyecektir?İşte sizin öldüğünüz idealinizin zıddı olan insanlarla ben birleşiyor,bir araya geliyorum.
 Yaşar Okuyan örneği gibi ki,onun ve onun görüşüyle CHP’nin bir araya gelmesi düşünülecek durum değildi.
 Emekli bir öğretmen şunu söyledi;Bizi yıllarca kandırmışlar,sırtımızdan geçinmişler.
 Kendisine şunu söyledim.Sen bir kişi olarak aldanabilirsin,olabilir,normaldir.Peki ya 25 yıldır aldattığın öğrencilerin ve onların çevreleri için ne diyeceksin?
 Ortada sadece aldanmak yok,ondan daha kötüsü aldatmak söz konusu.
 *Mahkumken hakim mi olacağız.Uzun ince bir yola girdik.
Öncesi mi sonrası mı zor olacak?Neler olacak?
Bolluk,üniversite,ev,fikir özgürlüğü ve her şey,her yer bedava.
Hayal kırıklığına uğramayalım?
Meselelerimiz çözülecek.
*Kimi alimler insanın terbiyesine doğmadan yüz yıl evvel başlanması gerektiğini söylerler.
Böylece 1950 ile başlayan ve 1980’de hareketlenen fikir-düşünce-inanç ve ekonomideki özgürlük tek şef dönemi ve zihniyetini gerilerde bırakmıştır.
Dünya ve onunla beraber bizlerde sürekli yükselişe doğru gitmekteyiz.Yoldaki çakıl,diken ve kösteklemeler ehemmiyetsizdir.
Asırlardır süren fertlerin hakimiyeti,yerini milletin hakimiyetine terk etmektedir.Bu da büyük bir gelişmedir.
Siyasetin en çirkin ve nefret edilen yönü;kendi siyasisine uygun şeytanı melek,başka siyasete mensup meleği de şeytan görmesidir.
Siyasetin seviyesizliğinden birisi de;siyaseti;icraat ve proje üzerine değil de,şahıslar ve gizli hesaplar üzerine bina etmektir.
Ayinesi iştir kişinin,lafa bakılmaz.
Görünür şahsı,rütbe-i eserinde.
Haydi hayrola..akibet hayırlı ola…
Gelin gözümüzü ve özümüzü dağınıklıktan,bire yönlendirelim,öze dönelim.
“SERMEST-İ CAM-I AŞK
Fıtrat-ı aşkla yoğrulmuş gibi sermest-i cam-ı aşk olan Mevlana Cami,
kesretten vahdete yüzleri çevirmek için, bak, ne güzel söylemiş:

1- Yalnız Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor.
2- Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor.
3- Biri talep et; başkaları layık değiller.
4- Biri gör; başkaları her vakit görünmüyorlar, zeval perdesinde
saklanıyorlar.
5- Biri bil; marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faidesizdir.
6- Biri söyle; Ona ait olmayan sözler malayani sayılabilir.

Evet, Cami' pek doğru söyledin. Hakiki mahbub, hakiki matlub, hakiki
maksud, hakiki mabud yalnız O'dur.
Çünkü bu alem, bütün mevcudatıyla, muhtelif dilleriyle, ayrı ayrı
nağamatıyla, zikr-i ilahinin halka-i kübrasında beraber ONDAN BAŞKA
İLAH YOKTUR der, vahdaniyete şehadet eder.”

Mehmet  ÖZÇELİK

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >