Ahiret Ticareti Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 381

Amellerin sona erdiği,dünya ile bağlantının kesilerek geriye dönüşün ve dönüşümün olmadığı,telafi imtihanlarının bulunmadığı,eksikleri tamamlamanın, yanlışları düzeltmenin mümkün olmadığı,kaybedilenlerin kazanımı,kazanılanların da büyük bir kazanç olduğu,onunla değerlendirilip ve onunla kıymet bulacağımız bir aleme gidiyoruz.
 Şimdiki dünyamız ile gideceğimiz alemi biraz daha sağlıklı değerlendirebilmemiz için,önceki yerimiz ile şu anda bulunduğumuz noktayı beraber ele almamız gerekir.
 Ne idik ne olduk.Ne olup ne olacağız?
 Meçhuller içerisinde meçhulleri malum yapmak,malumları yerine getirmek iledir.
 Meçhuller malumlarımızın meçhuliyetinden kaynaklanmaktadır.
 Karanlıkları aydınlığa,meçhulleri maluma,korkuyu ümide kısaca cehennemi cennete çevirmek kendi elimizdedir.
 Bunu belirleyecek olan ise kabiliyetlerimizin açılımı iledir.
 Zakkumdan gül,gülden zakkum çıkmaz.
 Bizler gidiyoruz..tıpkı geldiğimiz ve öncekilerin gittiği gibi..aldanmakta ve aldatmakta fayda yok..istesekte bizi burada durdurmazlar.
 Ne ile ve nasıl gidiyoruz?
 Her insan vicdanen ve aklen kendi hükmünü kendi verebilir.
 Demek ki kendi hükmümüze rıza gösteriyoruz.
 Hakikaten burada iken,hayalen olsun bir anda oraya gitmeliyiz.Hayalen oradakileri hayatları içerisinde düşünmeliyiz.
 Belki gördüğünüz veya görenlerin anlattıkları rüyalar,ölmüş insanların durumu hakkında varılan kanaatlar sizlere bir şeyleri hatırlatmaktadır.
 Bir tanesini ben sizlere arzedeyim.Hiç de yoruma ihtiyaç bırakmayacak bir rüya.Evvela rüyalar alemi misal dediğimiz bu dünyadan sonraki manevi aleme açılmış pencerelerdir.
 Dört değerli insan hiçbir dünyevi menfaat gözetmeksizin Adıyaman’dan Gölbaşı ilçesine iman ve Kur’an hizmeti için gitmekteler.Ancak trafik kazası sonucu dördü de vefat eder.
 Birkaç gün sonra birisi Mehmet Emin’i rüyasında görüp sorar;
 -Mehmet Emin abi,sen ölmemiş miydin?der.O da cevaben;
 -Aslında ben ölmedim.Sizin ne yaptığınıza bakıyorum.
 Ve yanında bir yıl kalan birisi de Mehmet Emin’i rüyasında görüp sorar:
 -Abi sen ölmemiş miydin?der.O da cevaben;
 -Aslında o ölen ben değilim,bana benzeyen birisiydi.
 Ve sorar.Abi ölünce Münker-Nekir soru soruyorlarmış.Size ne sordular? dediğince  cevaben;
 -Münker-Nekir geldiler,bana;
 -Biz mi sana soru soralım yoksa sen mi bize soru sorarsın,dediler.Ben de cevaben;
 -Siz bilirsiniz,dedim.
 Yorumu ben değil,varın siz yapın.
 Sağlam,güvenilir,milyarlarca kaynaklar bir hesabın,sorgu ve sualin olduğundan haber vermektedirler.
 Sorgulayacak olan Allah,kitaplarında da bundan haber vermektedir.
 Milyarlarca delil ve inkârı mümkün olmayan belge…Bunları ortadan kaldırıp perdelemek,güneşi perdelemeye çalışmaktan daha zordur.
 Nasıl,ne kadar,ne durumla gidiyor..bizi orada kurtaracak,orada geçerli akçe olarak yanımızda ne götürüyoruz.Zahiren her şeyi burada bırakıyoruz.
 Cepsiz kefenle,rütbesiz bezle,çürüyecek olan bedenle,her şeyi burada bırakarak gidiyoruz.
 Peki oraya ne götürüyoruz?
 Oranın geçerli parası ve pasaportu nedir?
 Orada itibar neyedir?
 İtibar edileceklerden bizde var mı?Ne kadar mevcut?
 Yoksa müflis olarak mı gidiyoruz?
 Kur’an-da Allah: "Allah, sözünden asla caymayacaktır"  buyurmaktadır.
 Allah verdiği sözü yerine getirecek,dediğini elbette yapacaktır.
"Yaşanmayan yolda ölünmez ki!"diyor İkbal.
Bizler hangi yolda ve ne için yaşayıp ölüyoruz.
Bir hiç uğruna mı?Bir mide yoluna mı?Kısaca her yönüyle yok olmaya mahkum bir dünya için mi?
İşte mutlu ölüş;
Hakperestim arz-ı ihlas ettiğim dergâh bir
Bir nefes Tevhid’den ayrılmadım Allah bir.(Muallim Naci’nin mezartaşı yazısı)
Eken biçer,ekmeyen ne biçer?
İnsan bu dünyaya ekmek ve ekilmek için gelmiştir.
Ekmeyen biçmedi bu mezrada elhasıl
Kime lazım ekmek, ona lazım ekmek.(Akbıyık Sultan)
Her şey gitmeden yapılmalı.Gittikten sonra yapılacak bir şey yok.
Bir nefesde eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiçbir gün âh
Bir kadın apartmanın bahçesine selvi ağacı dikmeye çalışan kapıcıya çıkışır,kızar ve azarlar.
Sebebini sorduğunda ise;O bana ölümü hatırlatıyor.Çünkü selvi ağacı mezarlıklara dikilen bir ağaçtır.
Türk Simyacı Mustafa Merter-de:” “Bizim Bodrum’daki otelde akşamları ney taksimi yapılır. Bir hanımefendi hışımla geldi ve ‘Kapatın şunu, bana ölümü hatırlatıyor’ dedi. Alt katlarda sıkışıp kalmış insanın yaşadığı bir trajediydi bu aslında. İnsanların bu konuda verdiği tepkilere bir de bu açıdan bakmak lazım. Kendisine ölümü hatırlatacak her türlü sembolle karşı mücadeleye başlıyor; başörtüsü, sakal, oruç, hac, kurban bir şekilde onun acısını depreştiriyor çünkü…”
İstesekte istemesekte öleceğiz.
Ama nasıl?
İman ve içerisinde takvanın bulunduğu ameli Salih.
Takva günahlardan kaçınmak,ameli Salih ise,hayır dairesinde harekette bulunmaktır.
“Âhirette seni kurtaracak bir eser bir eserin olmadığı takdirde,fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme…”(Bediüzzaman)
Mehmet  ÖZÇELİK

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)