Evlenecek gençlere Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 472
Hadisde kadının dört özelliğinden dolayı isteneceğini ancak dördüncüsünün tercih edilmesi gerektiği bildirilmektedir.
 Bunlar;Neseb,Zenginlik,güzellik ve ahlak güzelliği…
 Burada kadın istenir derken,isteyen devamlı erkek tarafı olduğu için erkek nazara verilmiştir.Yoksa böyle bir tercihte seçme durumu kadın içinde geçerlidir.Ancak genel hüküm ve uygulama,erkeğin kadını seçmesi ve istemesiyle gerçekleşmektedir.

1-Neseb-Soy üstünlüğü.
 Veda hutbesinde Peygamberimiz;hepiniz Âdemdensiniz,Âdem ise topraktandır.Nice soylu ailelerden soylu olmayan insanlar dünyaya gelmektedir.
 Peygamber efendimizin soyu,Hz.Hacer’e dayanır.Hz.Hacer ise bir hizmetçidir.
 İbrahim peygamberin Hz.Sare’den çocuğu olmayınca evlenmesine izin verir.Oda Hizmetçi Hz.Sareyle evlenir.ondan Hz.İsmail dünyaya gelir ve Peygamber Efendimizde Hz.İsmailin soyundandır.
 Allah ahirette insanların soyuna göre muamele etmeyecektir.Takva esastır.

 2-Zenginlik.
 İnsanların çoğunu aldatan hususta budur.Zenginliğine aldanarak kendi kızlarını tehlikeye ve ateşe atmaktadırlar.
 Zenginliğini düşünen anne-babalar,huzurlu olup olmayacağını hesaba katmazlar.
 Anlatılır;yaşlı ve nurani sakallı bir amca kiralık ev aramaktadır.Boş gördüğü evin karşı kapısını çalar.Anormal giyimli bir kadın kapıyı açıp sert sert amcaya bakar.Kızgınlıkla ne aradığını sorar.
 Adam ev aradığını,karşı dairenin boş olup kiraya tutmak istediğini söyleyince kadın;
 Evet orası bizim fakat sana verecek evim yok deyip tersler.
 Nedenini sorması üzerine kadın;Seni görünce babamı hatırlıyorum,der.
 Amca ise,daha iyi ya,her sabah beni burada görünce babanı hatırlamış olursun.
 Kadın ise öyle olmadığını söyleyince amcayı bir merak sarıp,evi tutmayacağına dair söz verip,sebebini anlatması için ısrar eder.Dolmuş olan kadın biraz rahatlamak düşüncesiyle anlatmaya başlar.
 -Benim babamda senin gibi dindar biriydi,bizi de öyle yetiştirmişti.Ancak şimdiki beyim buranın en zengini olup beni isteyince babam verme taraftarı oldu.
 Ben ise yetiştiğim ortamdan farklı bir ortamda yetiştiklerini bildiğim için kabul etmedim.Babamın ısrarı inad derecesinde ağır bastı ve şimdiki beyimle evlendim.
 Edebe dikkat etmez bir aile olduklarını ilk günlerden itibaren bana yaptıkları baskıyla gösterdiler.Akraba ve arkadaş çevresi tamamen bizim çevreden farklıydı.
 Bu durumdan sürekli sıkılıyor,terliyor,yüzüm kızarıyordu.
 Bir gün yine arkadaş ortamı içerisinde iken sıkılmış,rahatsız olmuştum.Alnımdan bir şey çat etti,ondan sonra artık hiç sıkılmadım,tıpkı şimdi gördüğün gibi…
 İşte bütün buna babam sebeb olmuştu.
 Çünkü haya damarı çatlamıştı.

 3-Güzellik.
 Yüz ve sima güzelliği geçicidir.İhtiyarlık anında tamamen o güzellik yerini çirkinliğe bırakır.
 Yazar Ahmet Haşim nişanlanır.Evlenmeye yakın kıza annesiyle görüşmek istediğini söyler.Kızın annesini görür görmez kıza nişanı bozduğunu söyler ve evlenmekten vaz geçer.
 Sebebini soran kıza,sen de yaşlanınca mutlaka annen gibi olacaksın,der.
 
 4-Ahlak ve huy güzelliği.Ahlakta denklik.
 Huyu güzel olan bir kadın diğer ilk üçünün de kazanılmasına sebeb olur.İlk üçü dördüncüsünü kazandırmaz fakat dördüncüsü ilk üçünü kazandırır.
 Buda helal süt emmiş olmakla orantılıdır.Bir kaç örnek verelim:
 -Soylu bir ailenin çocuğu çarşıda esnafların tuluğuna iğne batırıp emer.Birkaç kere sabreden esnaf babasına söylemeye mecbur kalırlar.
 Eşiyle nerede yanlış yaptıklarını sorgularlarken kadın anlatır;
 Ben bir gün bu çocuğa hamileyken aş eriyordum.bahçeye çıkmış,komşunun bahçemize sarkan portakallarına iğne batırıp emmiştim,der.
 Adam komşusuna giderek helallik diler.Ve bir şey söylemedikleri çocukları bu kötü huylarını terk eder.

 -Hz.Ömer her gece şehri gezip,halkın problemlerini araştırır.
 Bir gece bir evden gelen seste kız süte su katmamakta ısrar ederken ve bunu Hz.Ömer’in yasakladığını annesine hatırlatırken,annesi Ömer’in haberinin olmayacağını söyleyerek katmasını söyler.
 Hz.Ömer hemen ertesi günü o kızı oğlu Abdullaha ister.Ve onlardan eşine rastlanmayan,adalet ve yönetimde Ömer bin Abdulaziz gibi şahsiyet dünyaya gelir.

 -Bediüzzaman Said Nursi daha bıyığı yeni yeni terlemişken genç yaşında Bitlih/Hizan/İsparit/Nurs köyünden kalkarak,İstanbulda Beyazıtta şekerci işhanında;’Her soruya cevab verilir,soru sorulmaz.’levhasını asar.
 Her gün yüzlerce kişi gelerek dini,fenni bir çok alanlardan,farklı sorular sorup cevablarını alarak giderler.
 Birkaç esnafın dikkatini çeken bu durum üzerine memleketine gitmeye karar verirler.
 Evine varıp kapıyı çaldıklarında annesi Nuriye hanım çıkar.Babasını sorarlar.Tarlada olup,akşama geleceğini söylemeleri üzerine annesine çocuk Said’i nasıl büyüttüğünü sorarlar.
 Annede cevaben,Said’i abdestsiz hiç emzirmediğini söyler.
 Akşamüzeri babası Mirza önüne iki öküz katmış gelmekte ancak öküzlerin ağızları bağlıdır.
 Kendilerinin hasad zamanı hayvanların ağızlarını bağlayıp,hasada girmelerini engelemek için yaptıklarını ancak şimdi hasad zamanı olmadığından dolayı neden hayvanların ağızlarını bağladığını sorunca babası;
 Bizim tarla uzaktadır.Gelirken komşuların bağ ve bahçeleri vardır.Hayvanlar yanlışlıkla onların bahçelerine girmesinler diye bağladım,der.
 Bunun üzerine bunlar,elbette böyle bir anne ve babadan böyle de bir evlad doğar deyip başkada soru sormadan dönerler.

 -Eskilerin çokça okudukları,içinde güzel kıssaların olduğu Ahmediyye ve Muhammediyye adlı iki eserin sahibi olan Ahmed,devamlı Mehmet’ten öndedir.Fazlasıyla çalışıp gayret gösteren Mehmet bir türlü kardeşi Ahmede yetişemeyince sebebini annesine sorar.Annede cevabında;
 Elbette yetişemezsin,der.Çünkü bir gün sen çatlayacak derecede ağlıyordun.Bende o zaman abdestsizdim.Gidip abdest alıp gelene kadar senin çatlayacağını düşünerek bir sefer seni abdestsiz emzirdim,der.
 Kardeşi Ahmet ise hiç abdestsiz emzirilmemiştir.

 -Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Âzam Ebu Hanife,diğer adıyla Numan bin Sabit.Beş yaşında Kur’an-ı kerim’i ezberlemiştir.
 Bir gün annesine ezberlerken biraz zorlandığını söyler.Annesi ise elbetteki zorlanırsın der.O da babanın yüzündendir ve anlatır.
 Baban Sabit bir gün dere kenarında gezerken,suyun üzerinde bir elma görür,alır ve ağzına götürerek bir kere ısırır.Suyu boğazına gitmiştir.Hemen elmayı ağzından çıkararak dereyi takib edip,dereye sarkan elma ağaçlarının olduğu bahçeye gelir.Sahibine durumu anlatıp helal etmesini söyler.
 Sahibi ise bu hassas ve dikkatli genci elinden kaçırmak istemez.
 (Anlatıldığı üzere)Yedi yıl yanında çalışmasını şart koşar.Numan mecburen kabul edip yedi yıl çalışır.
 Bu seferde yine helal etmesini istediğinde helal etmeyeceğini söyleyip; kör, topal, dilsiz,sağır,çolak bir kızının olup onunla evlenmesini şart koşar.
 Çar-ı nâçar kabul eder ve evlenir.Ancak evlendiği kız hiç de söylenildiği gibi değildir..tam bir ay parçası gibi.
 Sebebini sorduğunda şu cevabı alır;kızım kör dedim çünkü harama bakmaz.Dilsiz dedim çünkü kötü söz söylemez.Sağır dedim çünkü kötü söz dinlemez.Topal dedim çünkü kötü yola gitmez.Çolak dedim çünkü başkasının malına el atmaz.Kısaca günahtan uzak bir kişidir.Seninde günah konusunda bu kadar hassasiyet göstermeni görünce,kızımı ancak senin gibi birisine verebileceğimi düşündüm.
 Ve anne oğlu Numana;İşte baban o bir kerecik elmayı ısırıp suyunu yutmasaydı,sen ezberlerken o kadar da zorlanmazdın.

 -İmam-ı Âzam bir gün sürüden bir hayvanın çalındığını duyunca kırk gün et yemez.Ola ki o çalınan hayvan kasaba satılmış olup,kendisi almış olabilir düşüncesiyle ancak kırk gün içerisinde bunun neticeleneceğini düşünerek bekler.

 -İmam-ı Âzam ticaretle uğraşmaktadır.Kumaşlar içerisinde buluna defolu bir malı işçisine göstererek bunun müşteriye söylenerek ucuza satılmasını hatırlatır.
 Bunu unutan işçi onu da diğerleri gibi aynı fiyattan satıp söylememiştir.
 Bunun üzerine İmam-ı Âzam o seneki tüm kazançlarını fakirlere dağıtır.Çünkü o paranın hangi kazancın içerisinde olduğunu bilmemektedir.

 -İki köylü arkadaş köyden şehre satmak üzere pekmez getirirler.Bunlardan biri şehre girişte bir çeşmenin başında pekmez tuluğunu ağzına kadar suyla doldurur.Öbürü yapmadığı gibi arkadaşını da uyarır.
 Arkadaşı ise katması yönünde uyarır.
 Şehre vardıklarında her ikisinin pekmezlerinin fiyatı da aynıdır.Su satan bir saat içerisinde satar.Diğeri ise bir türlü satamaz.Su katmasını tekrar söyleyen arkadaşı köye gider.
 Birkaç gün geçtiği halde hala satamayan bu kişi oranın bilge kişisinin yanına gidip durumu anlatır ve çaresini sorar.
 Bilge kişi ise;Evladım senin malın helal,senin malını alacak helal para olacak ki satılabilsin.Alacak kişinin parası helal olmayınca senin malında satılmıyor.
 Su katarsa satılabileceği,buna ise kendisinin karar vereceğini söyler.
 Ve denemek içinde olsa bunu yapar ve hemen bekmezi satılır.
  Eğer evleneceklerde bu dördü de varsa,ne âla.
 Ancak Peygamberimizin de buyurduğu gibi,dördüncüsü esas alınmalı,diğerleri onu takib etmelidir.
 Tıbbende sabittir ki,haram lokma insan mekanizmasını bozmaktadır.Nesilleri etkilemektedir.
 Hadislerde:"İnsanlar, babalarından ziyade zamanlarına benzerler."
 “Kadın beş vakit namazını kılar,Ramazan orucunu tutar,namusunu korur ve kocasına itaat ederse,cennete girer.”
“Çocuk bulunmayan bir evde,bereket yoktur.”

Mehmet  ÖZÇELİK

Yorumlar (2)add
... : mmm
ama eşinin hakikati görmesine vesile olanları atlamayalım

2007-05-27 12:13:37
... : ayşe
evlenecek gençlere!
işe gerçekçi yaklaşalım;evlenmeye karar verilipte mi evleniliyor yoksa aşk esas alınıpta mı?tamam dış görünüş önemli...suret ve siret meselesi ama esas olan şimdilerdeki deyimle(kendimi bildim bileli bu söyleyişle) entellektüel kimlik önemli....
standart bir hayatı yaşamak isteyenler için bu geçerli değil..
hangi yazarları seviyor,başucu kitapları neler,müzik önemli bir faktör....
tabi bunlar aşık olunduktan sonraki aşama...kime sorsan dış görünüş benim için önemli değil diyor,kardeşim hepimiz insanız önemli işte,niye kendinide karşındaki adamıda kandırmaya çalışıyosun...
sonra neyini bilipte aşık oluyosun,görüyorsun ve aşık oluyosun işte!
yani zenginlik ve soy meselesini kenara koyarsak...geriye kalanlardan gördüğümüz kadar ne çıkarsa bahtına yani...
at ile avrat yiğidin bahtına.
2007-06-09 15:57:29
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >