Kategori : Ahmet Yapıcı , Yazar : AHMET YAPICI , Okunma : 793
İslam'ın en güzel ilke ve emirlerinden biri de müslümanların gündelik yaşamının bir parçası olan İstişare'dir. İstişare, "fikir danışma, görüş sorma, nasihat isteme" anlamlarına gelir.
Buna göre istişare, işleri kolaylaştırmak ve hatayı en aza indirmek amacıyla başkalarına fikir danışmak, onların bilgi ve tecrübelerinden yararlanmak demektir. İstişare her müslümanın yapması gereken ve işlerimizi kolaylaştıran önemli bir prensiptir.
Allah,(c.c) Kuran'da istişareyi müminlerin önemli özelliklerinden biri saymış ve şöyle buyurmuştur:
"Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar." (Şura,38)
Görüldüğü üzere istişare, namaz ve infak gibi temel iki İslami değer ile birlikte sayılmış ve örnek gösterilmiştir.
Yine başka bir ayette ise istişare Peygamberimizin şahsında tüm müminlere emredilmiştir:
"iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever." (Ali İmran-159)
Allah'ın Hz. Peygamber'e (a.s) istişareyi emretmesi ve Hz. Peygamber'in de bu emre sıkı sıkıya bağlı kalması ve onun da ümmetine bu işi yapmayı emretmesi içinde pek çok hikmeti barındırmaktadır. Şöylek ki:
İstişare Allah'ın müslümanlara bir rahmetidir. Zira fikir danışma sayesinde bir müslüman hata payını en aza indirir. Bir meselenin farklı yönlerini bir insanın tek başına görmesi her zaman mümkün olmaz. Bu durumda başka bakış sahiplerinin görüşleri önem kazanır. Böylece toplumda herkes aynı hataya düşmez ve İnsanlar birbirlerinin hatalarından ve bilgilerinden yararlanırlar ki bu da hayatı kolaylaştırır.
Yine istişarede bulunmak yani başkalarına fikir sormak, toplumda sevgi ve dayanışmayı artırıcı bir özelliğe sahiptir. Kendisine fikir danışılan kişi ile fikir danışan kişi arasında muhabbet hasıl olur ve yakınlaşma meydana gelir. Bu yönü ile danışmak, muhabbeti artırıcı bir özelliğe sahiptir.
Peygamberimin uygulamalarında toplumda köle olarak bilinen insanların görüşlerinin nasıl karşılık bulduğuna ilişkin örnek çoktur.
Hendek Savaşı öncesinde yapılan istişarede Selman-ı Farisi'nin fikrinin kabul edilerek hendek kazılması istişarenin güzelliğini gösterdiği kadar öncesinde bir köle olan Selman'ın fikirlerinin İslam toplumunda karşılık bulması hem o topluluğun büyüklüğüne hem de Selman'ın sahip olduğu özgüvene işarettir.
Sahabe, Hz. Peygamber'in istişareye çok büyük önem verdiğini ve herkesle istişare ettiğini bize bildirmektedir. Hz. Peygamber bazı konuları mescidde tüm müslümanlarla istişare etmiştir. Örneğin Bedir savaşı taktiğinin belirlenmesi ve Hendek savaşı gibi. Bu tür durumlarda herkes fikrini söylemiş, Allah'ın rasulü herkesi dikkatle dinlemiş ve daha sonra en isabetli kararı vermiştir. Bu karar çoğunlukla Hz. Peygamber'in ortaya attığı görüş olmamış ve müslümanların ileri sürdüğü fikirler olmuştur. Hiçbir müslüman da ortaya çıkan bu istişare sonucuna itiraz etmemiş veya "benim fikrim kabul görmedi" diyerek bozgunculuk çıkarmamıştır. Bu örneklerde alacağımız çok dersler vardır.
Hz. Peygamber, bazı konuları ise herkesle değil bazı müslümanlarla istişare etmiştir. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer Peygamberimizin en çok istişare ettiği iki önemli şahsiyettir.
Bu sebeple istişare yaparken konuya ve şartlara göre kiminle istişare yapılacağı önemlidir. "İşin ehline danışmak" zaten İslam'ı bize emrettiği bir husustur.
Bir müslüman gündelik hayatta yapacağı işler hususunda öncelikle eşi ve çocukları ile sonra işi bilenlerle istişare etmeli ve istişarenin getireceği faydaları görmelidir.
Toplumsal hayat ve kamu yönetimi için istişarenin önemi daha büyüktür. Zira büyük kitleleri ilgilendiren meseleler önemli sonuçlar doğuracağı için yönetici konumunda olanların istişare ile hareket etmeleri zaruri hale gelmektedir.
Hz.Peygamber'in vahye muhatap olmasına rağmen istişareyi hiçbir zaman terk etmemesi müslümanlara örnek olmak amacıyladır. Aksi halde her sözü ve davranışı vahyin kontrolünden geçen bir nebinin istişareye ihtiyacı olamaz. Ancak hata yapma özelliğine sahip insanların başkaların bilgi ve tecrübelerine ihtiyacı vardır. Bu birikim paylaşıldıkça hayat kolaylaşır ve muhabbet ve dayanışma gerçekleşir.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|