Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 353 Aslında yokluk ve yok oluş Nisbi ve izafi kavramlardır. Nisbet ve izafetle bilinebilir. Ne,neye göre ve nasıl yoktur.
Yok olan şeyleri var olan eşyaya nisbetle nisbetlendiririz.Yokluğun yokluğunu varlığın varlığı ile anlar ve anlatırız.
Bizler her yönüyle sınırlı varlıklarız.Allah ise zatı ve sıfatları yönüyle ezeli ve ebedi olup,öncesi ve sonrasında bir evvel ve ahir yoktur.
Zatı ve ilmi mutlak olup,herhangi bir şeyle kayıd altına alınmadığından dolayı;Allah için yok diye bir şey yoktur.Tâ ki yok olanlar onun varlığının dışında kalmış olsunlar.
Varlıkların vücuda çıkmaları tedricidir.Tıpkı merdivenin basamakları gibi.
Varlıkların bir an varlığa çıkmaları,kısa dönemde olsa bir vücud giymeleri,ebedi olarak var olmaya namzed olmaktır.Zira o şey mesela bir çiçek ise,resimlerde,hafızalarda ve hatıralarda varlığını sürdürmektedir.Tıpkı bir saniyede fotoğraf makinasına basmakla alınan bir poz,süreklilik kazanmaktadır.
Varlıklar ezeli ve ebedi arşivlerde mevcutturlar.Hadisler ışığında ifade edildiği üzere;Allah başlangıçta varlıkları karanlıkta yaratmıştır.Zaten var olmamak,karanlıkta kalıp bilinmemek demektir.
Anne karnındaki çocuk da âyette ifade edildiği üzere;üç karanlık devre ve aşamadan sonra vücud nurunu almakta ve varlığa çıkmaktadır.
Varlıkların varlık alemine çıkışları,kanaldaki borudan akan suların,dışarıya çıktığında yani varlık güneşinin altına girip aydınlandığında varlık elbisesini giymiş oluyor.
Varlıkların varlığının bilinmesi ve anlaşılması yokluğun yokluktaki varlığı iledir.Zira,-Herşey zıddıyla bilinir-kuralı gereği,varlığın varlığı yokluğun yokluğu iledir.
Cehennem olmazsa cennet lezzetsizdir.Karanlık olmazsa aydınlığın varlığı bilinmez ve ortaya çıkmaz.Acı olmadan tatlının tatlılığı tatsızdır.
Varlıklar yokluğun varlığı iledir ki bilinmiş olduğundan aslında bu yönüyle varlıklar yokluğun yokluğuna ihtiyaç duymakta,yokluğun yokluğuyla var olmaktadırlar.
Allah’ın varlığı kıyam-ı binefsihi dediğimiz,varlığının kendisinden olması,varlığının başka varlıklara dayanmamasıdır.İnsan ve tüm varlıkların varlığı ise,ezeli ve ebedi olan Allah’ın varlığına istinad edip,ayakta durmaktadırlar.
Madem Allah var,her şey vardır.O yok ise hiçbir şeyde yoktur.Her şeyin varlığı O’nun varlığı ile kâim ve dâimdir.
Aslında ölüm de hayat ve varlık gibi bir varlıktır.Ölüm yokluk ve yok oluş değildir.Sadece bir halden başka bir hale geçiştir.
Bu dünyada hayat ile ölümün arası,iki nokta arası gibidir.Oysa alemde nokta ve nokta araları bizim noktalarımızla sınırlı değildir.Tıpkı bir cümlenin tamamlanmasıyla konulan nokta,o cümleyi sonlandırmaktadır.
Hayat ise cümle ve kitaplardan oluşmuştur.
Hayat bir soluktur,ölüm ise başka bir soluktur.
Anne karnındaki üçüzlerin birden değil de aralıklarla gelişi gibi,ölümde aralıklarla başka bir alemde doğuştur.Bir yer değiştirmedir.Bir geçiş ve göçüştür.
Hiçbir şey yok iken O var idi.Varlılar onun varlığı ile varlığa çıktılar.
Efendimiz;“Allah’ın ilk yarattığı şey, benim nurumdur”
İlk varlık nuruna çıkan,varlık projesinin ilk fiili uygulamasına sebeb ve vesile O zattır(Asm).
İlmi ilahide olmak var olmak demektir.O halde ne gam!
Rıza-ı ilahiye mazhar olmak ise varlığın devamının garantisidir.
Muhabbet-i ilahiye varmak ise,varlığın derinliklerine varmaktır.
Gerçek yokluk imansızlıktadır.İman bağını koparmaktadır.Tıpkı elektirik fişini O’nun ebediyet pirizinden çekip kendi dünyamızı karartmaktır.
Bunda bile O’nun bilgisinden hariç kalmamaktayız,inanmayan O’nun nurundan istifade edemeyip mahrum kalmaktadır.
Allah’ın rahmeti O’nu inkârda bile yokluğa atmıyor,rahmetiyle varlık narına koyuyor.Tıpkı idam cezasından müebbed hapse mahkum ediliş gibi.
Gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yapar.
Yoklukta yaratılan varlıklar,varlık nurunun üzerlerine saçılması ve aydınlatmasıyla anlaşılıyor ve tanınıyor.
Yokluk tünelinden gelişler bitmemekte,sürmektedir.
Âyette Rabbimiz;’O her gün bir iştedir.”buyurulmaktadır.
Allah bir şeye iki kere tecelli etmemektedir.Tecellisi süreklidir.
İnsanın değişen hücreleri gibi,alem her an bir değişim,bir oluşum içerisindedir.
Allah’ın zatı ezeli ve ebedi olduğu gibi,tecellisi de ebedidir.Son bulmaz.Bu da varlıkların varlığını ve devamını ister.
Âdem odur ki koya bir eser
Eseri olmayanın yerinde yeller eser.
Allah’ın Hâlık sıfatı ebedi olup,ebedi yaratmayı ve var etmeyi gerektirmektedir.
Allah Âdir ve rahimdir,kullarını ve varlıkları yokluk karanlıklarında bırakmaz,varlığa çıkartır.
Madem O’nun için yokluk yoktur,O’na intisab edenler için de yokluk yoktur.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|