|
Sayfa 3 Toplam 4 Teşkilât kurdurtuyorlar; teşkilâtın başına kendi adamlarını -hain bir kimseyi- koyuyorlar. Öteki insanların hepsini, üzüm salkımı gibi oraya buraya götürüyorlar.
Adem-i merkeziyet usûlü çalışın! Hiç bir yere bağlanmayın!.. Bulunduğunuz kasabada, yerde kendiniz hizmete bakın! Bir yere bağlanıp da, ondan sonra pasifize olmayın!.. Hizmetten geri durmayın!.. Hizmeti yapmaya, her biriniz bir lider olun!..
Türkiye’de iki milyon lider... Ne güzel! Her birinin etrafında beş kişi, on kişi, on beş kişi... Ne kadar güzel!... Herkes İslâm için çalışıyor... Ne kadar güzel bir birikim olur. Kimse bir şey diyemez. Ama, “Hıkdı, mıkdı, şöyle de, böyle de, soralım da, edelim de...” Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neli... Öyle şey yok; tabi olmayın kimseye!..
Bazı insanlar, müslümanların çalışmasını engellemek için şöyle bir metod uyguluyor: Müslümanların arasına giriyor, fren vazifesi görüyor!.. Yâni, işi götürmüyor, yavaşlattırıyor; o da bir kâr diyor. Hem müslümanların arasında olduğu için konuşmaları duyuyor, fikirleri, kararları duyuyor, öbür tarafa iletiyor; hem de fren yapıyor... Hızlı giden şey, hızlı gitmiyor, yavaşlıyor... Yâni, işi yavaşlatma grevi diye bir grev var ya; doğrudan grev yapsa, kanunlara aykırı... İşi yavaşlatma grevi yapıyor. Bir şey yapıyoruz sanıyorsun, ama yapılmıyor.
Böyle birtakım şeylere körü körüne bağlanmak yok!.. Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum, hürriyet tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tesbit edin, yapmaya çalışın!.. Bir başkası engellerse itibar etmeyin! O hizmeti yapmak isteyen öteki insanlarla işbirliği yapın!.. Ama, hedefi hiç kaçırmayın! Hizmetten hiç geri kalmayın! Hiç bir şey sizi oyalamasın!..
|