İdealist idi.. Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Mehmet Özçelik , Yazar : Mehmet Özçelik , Okunma : 372

Küçük yaşından beri hep idealist göründü.İdeali uğruna kavgadan, hırçınlıktan, gönül kırma bir yana kafa kırma onun için yumurta kırma kadar basit idi.

Her şeyde ve her zaman önde oldu,önde yürüdü,önde göründü.
Siyaset kıblesiydi. Kıblesinin değişmesi demek,kuzeye yönelip namaz kılması demekti....

Sadece kendi ideali olarak değil,asırları idealine yamadı,meğer asırlar tersine dönmüş,asırlar idealini devam ettirmişti.

Onun için bu ideal bir var oluş,yaratılış,dünyada bulunuş,hava,su ve gıda gibi zaruri idi.Her şeyin olmazsa olmazı idi.

Torunları yaşlandığında bu idealini gerçekleştirip gerçekleştirmediğini soracaklardı,kabre girdiğinde ve mahşerdeki ilk sorgusu idealinden idi.

İdealini mutlaka gerçekleştirmeliydi.
Hele birde bu ideal bir zümre,bir cemiyet ve bir sel halinde gelmekte olan genel bir ideal olunca,peygamber hedefinin ötesinde bir hedef idi.

Peygamber bile öyle düşünemez ve öyle de gerçekleştiremezdi.
Hayatının en önemli ve dinamik çağı bu ideallerle geçti.

Bazen cami kürsüsünde haykırdı,alkışlandı ve hep o camiye gidildi,bazen meydanlarda nutuklar çekti,hisler harekete geldi,rahatlıkla dağılıp bir müddet bu dolmuşluk onları dolmuşa bindirip bir noktaya götürdü.Hapse girdi,ar etmedi.

Bunun için de girilir mi?demedi ve de dedirtmedi.Etrafındakiler tarafından alkışlandı.Kaybedilen yıllar bir kazanç oldu.

Ödediğiniz her vergi size yol,köprü,okul ve de cami olarak geri dönecektir, sloganında belirtildiği gibi,harcadıkları kendisine geri dönecekti.Zaten de dönmesi için ödemişti.

Hele bir başa geçsin,sen o zaman bir bak neler yapacaktı.

Hele o başa geçirmek için her şeyini verdiği insanlar bir başa gelsinler,bak o zaman nelere imza atacaklardı!!!

Hele en önemlisi de her şeyi bir çırpıda bıçakla keser gibi değiştireceklerdi,her ne kadar kendisi bir anda değişmese bile.Çünkü ideal sahibi idi o…

Hele o bir kere kendilerine oy verme uğruna nice köylere gitmiş,nice vaadlerde bulunmuşlardı.Kendisi bile inanamıyordu.Ancak ideal uğruna bunlar meşru idi.

Hayatın kurtulması için domuz bile yenilirken,neden siyaset uğruna bunca ve bunca hayatın kurtulması uğruna her şey mübah olmasındı!

İnsanların büyüklükleri,ideallerinin büyüklüğü ölçüsündeydi.

Onun ideali en büyük idi.Hatta İslamiyetten bile…Çünkü o ideali olmazsa İslamiyette olmayacaktı..Peygamber böyle düşünmese bile…

Ufuk görülüyor gibi idi.Hırçınlığını ve sertliğini ve de en önemlisi idealini biraz daha arttırmalıydı.Ve öyle de yaptı.

Felek kendisine dönmüştü.Bahtı daha doğrusu milletin bahtı artık açılmıştı. Çünkü şimdiye kadar hayal bile olan idealleri gerçek olmuştu.  

Önce köprü olmalı,ateşelikle göreve başlamalı idi..ateş gibi parlayıp yakmak için.Kendisininki garanti olmakla beraber,bir dostu için de bir iyilik düşünmeli idi.Düşündü ve girişimde de bulundu.Dostunun kendisine tebessümünü anlayamamıştı.Demek ki ideal başka bir şeydi.

Başkan ve Başkan Yardımcılıkları artık bunlar hayal olmaktan çıkmış,önüne serili olan imkanlar idi.

İdealler gerçekleşmişti.Bir ömür verdiği ideali,zirve denilen noktaya doğru artık gitme imkanı önüne açılmıştı.

Ancak dikkatini çeken bir değil bir çok noktalar görülmekteydi.Zirve dediği noktalarda çok çukurlar vardı.

Meğer zirveye çıkınca her şeyin hallolacağı düşüncesi yerine her şeyin yeniden başlayacağı bir ilk nokta imiş.

Çukurda bulunanlara düzlükler,zirve görünürmüş.

Çukurdan düze çıkmış gibi görünüyordu.Fakat ben hep zirveye çıkmak için bunları yapmıştım.Meğer bu çıkış normal bir çıkışın devamı imiş.

Çok şeyi değiştirmeyi düşünen ben,kendimi bile değiştirememiş,kendim değişmiştim.İdealimde olan insanları şaşırtmıştım.

Evelden bağırıyordum,şimdi zirveye çıktığımı sandığım şu anda her kes bana bakıyor, suskunluğuma şaşırıyor.

Yoksa ulaştığım ve bana verilen bu imkanlar bir sus payı mı idiler.Artık ben şimdi bağıranlara bağırıyor,bağırmakla bu işin olmayacağını söylüyordum.

Bana ne oldu böyle?Neden farklılaştım? Fark atamadan kala kaldım?

Uykudan uyanır gibi bir hale girmiştim.Bunca hayatımı verdiğim davamdan geri bu uyanma kalmıştı.Şimdi de derman kalmamıştı..zaman gitmişti..devre bitmişti…

İnsanlar bana iki kişilikli birisi olarak bakmakta idiler.

Ne adamdı,ne söylüyordu!Şimdi ise yaptıklarına bakın.

Elleriyle,gözleri ve dilleriyle çok avucunu ovdu,sonuç bir hayal oldu. Şişirilen balonun hava dolu olduğu ortaya çıktı.

Madde ile, makamla sınanmış ve kaybetmiştim..olanları da…

İdealler geçmişi görüp,geleceğe uzanmalıydı.

Kökü derinlerde tohumlar ekilmeliydi.Yoksa hafif rüzgarlar söküp atardı.Çünkü atanlarda iyi atmıştı.

Şimdiye kadar ideallerimizle birbirimizi besliyorduk.Şimdi o ideallerden pek eser kalmadı.Çünkü istediğimize ulaşmış,idealler de son bulmuştu.

Oysa asırlar ötesi bir idealle hareket edilmeliydi.

İdealler hedef olmamalı,hedefe basamak olmalıydı.

Bizler basamakları hedef edindik,basamaklarda kaldık.

Bazılarının ayaklarının ulaştığı yere,bir çoklarının hayali bile ulaşamazmış…

Hayali bir oda dolusu baklava olmaktansa,bir dilim baklava olması daha gerçekçi olur.

Hayali devletleri idare etmektense,bir evi ve kendini idare etmek daha evladır.


MEHMET  ÖZÇELİK
12-04-2006

 

Yorumlar (1)add
... : yusuf
YAZI HARİKA OLMUŞ.HAZIRLAYIP SUNANIN ELLERİNE SAĞLIK
2007-04-20 14:46:48
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki

İstatistik

Üyeler: 3695
Haberler: 643
Linkler: 41
Ziyaretçi: 469609