Kategori : Nermin Korkmaz , Yazar : nermin , Okunma : 697
'Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) koydu. Sakın dengeyi bozmayın!' (Rahman,7)
insan hayatının vazgeçilmez unsurlarından biridir denge. her ne kadar ayette göğün, atmosferin yani dış dünyanın dengesinden bahsediliyor olsa da, mademki göklerin ve tabiatın dengeye ihtiyacı var; o halde insanın da -hem de yaşamının her alanında- dengeye ihtiyacı vardır. nitekim ayetin devamında 'ölçüyü adaletle tutun ve tartıda eksiklik yapmayın' buyruluyor. yani tabiatın terazisinden, dengesinden hemen sonra insanın ölçmedeki dengesine geçiş ve vurgu yapılmış. peki ölçmedeki dengesizliğimizin ardında neler var?
maddi ihtiyaçlarımızla manevi ihtiyaçlarımızın dengesizliği. açlığımızla aç gözlülüğümüzün dengesizliği. bencilliğimizle adaletimizin dengesizliği. ve en nihayetinde kalbimizle nefsimizin dengesizliği...
öyleyse ayet sadece terazi kullanmadaki dengesizliğimizi değil, kendi özümüzü yöneten ve dışarıya davranış olarak yansıyan irademizin ve nefsimizin adaletsizliğini ve dengesizliğini konu ediniyor. peygamber efendimizin buyurduğu gibi 'insan vücudunda bir et parçası vardır. o düzelirse bütün vücut düzelir. o bozulursa bütün vücut bozulur' (Buhârî, îman,39). Mümin insanın, 'böylece sizi, insanlara şahit ve örnek olmanız için orta bir ümmet kıldık.' (Bakara,143 )hitabının muhatabı olması da onun günlük yaşamında, hüküm ve karar verişinde, sevgisinde, buğz etmesinde ve hatta yürüyüşünde tabî (Lokman,19), dengeli ve adaletli olmasını gerektirir.
isterseniz biraz gözlem yapalım: hem günlük hayatında hem de psikolojik anlamda soru yaşayan insanların problemlerinin temelinde çoğu kez dengesizliği, tabî olandan uzaklaşmayı görürüz: uyku dengesizliği işteki verimi düşürür ve kişiyi sinirli hale getirir. yeme içme dengesizliği de çeşitli sağlık problemlerine yol açar. ya trafik kazaları? onlar da kişisel öncelik ile kurallara uyma arasındaki dengesizliğin acı birer sonucudur.
tespitlerimi ve yazımın geri kalan kısmını yarın okuyabilirsiniz. şimdilik Allaha emanet olun.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|