Diziler ve Roller-2 Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Ömer Özbek , Yazar : Ömer ÖZBEK , Okunma : 834

26.01.2007 gecesinde (yani günün başlangıcı 00.40-01.20) Star televizyonunda yayınlanan Objektif programında Diziler ve Roller tartışıldı. Programa çağırılan şahıslar İmam Hatip Mezunları Derneği Başkanı İbrahim Solmaz, Ressam ve sol görüşü ile bilinen Gazeteci Bedri Baykan, bir Atatürkçü düşünce derneği başkanı ve İlahiyatçı medyatik Din Sosyolojisi Profu Zekeriya Beyaz…

Mesele dizi ve rol; asıl olarak da Allah-ü Teâlâ’nin Esmâ-i Husnâ’sı olunca Atatürkçü Düşünce Derneği (add) dernek başkanının orada ne işi vardı buna bir anlam veremedik. Konu birkaç yönüyle tartışıldıktan sonra İHL Derneği başkanı dışındaki diğer üç kişinin vardığı nokta, böyle bir konuyu tartışmanın gereksiz olduğu idi. Enteresandır bir buçuk saatlik programda ilk reklam bu konu tartışılırken verildi. En hararetli tartışmalar bu konu etrafında döndü. Ama karar; bu konuyu tartışmak gereksizdir. Tartışılmamalıdır. Böyle bir sorun yoktur.


İşte değinilen birkaç görüş.

Bilse Gürselin amacı ADD Dernek başkanına göre gülmece imiş. Ona göre gülmece yazarı oturmuş, komik bir isim bulmuş, tezatları almış ve halka gülmeleri için sunmuş. Peki insanları güldürmek için Allah (cc)’ün isminin seçilmesi mi gerekiyormuş. Başka bir isim gibi mesela ibiş, seçilse daha az komik mi olurmuş. ADD başkanı hakem, zabit vb gibi isimlerin de farklı anlamlarda bu gün gündemde olan bir şekilde kullanıldığını söylüyor… Gerçekten bu isimlerle dizilerde kullanılan isimler aynımıdır? Maç hakemi ile mahalle zabiti dediğinizde siz Kur’an’ın bir ayeti ile dalga geçmiş olur musunuz? Yoksa dizilerdeki isimleri, o çağrışımları zihinlere yerleştirmek gibi bir işlevi gerçekleştirecek şekilde kullanmak masum bir gülmece ya da eğlence kurmacası mıdır?

Zekeriya Beyaz’a göre, bu isimler niyete göre anlam değiştiriyormuş. Ne niyetle söylerseniz o anlama gelirmiş. –Ameller niyetlere göredir hadisini de bu arada kullanıyor.- Hatta İslam’dan önce Allah ismi ona göre putlar için de kullanılıyormuş. Yani anneler-babalar çocuklarını niyetleri iyi olduktan sonra aptal oğlum benim, salak kızım canım yavrum diye sevebilirler. Ya da bir katile ey gönüllerin sevgili merhamet timsali gülü, bu cinayeti niye işlediniz diye sorulabilir. Ama niyetiniz iyi olmalı, yoksa kötü söylemiş olursunuz. Böyle mi demek istiyor acaba Beyaz hoca?

Allah isminin İslam’dan önce kullanılmasına gelince bilinip kullanıldığı doğrudur. Ancak hiçbir zaman bu isim tapınılan putlardan birinin adı olarak kullanılmamıştır. Onlar yerde yedi gökte bir olmak üzere sekiz ilaha inanırlardı. Onlardan sadece onlara göre göktekine Allah derlerdi. Yerdekilerin her birinin ayrı adı vardı (Lat, Menat, Uzza vb).

Yine Beyaz hoca, Bediuzzaman ismi de Allah’ın ismiyle başlayan bir isimdir. O isim niye böyle bir anlam taşımıyor diye soruyor. Dana altında buzağı aramak diyor. Doğrudur, el-Bedi’ Allah-ü Teâlâ’nın Esmaül-Husnâ’sından bir isimdir. Ancak konumuzla alakalı bir mevzu değildir. Çünkü bedi kelimesi burada kavram anlamıyla kullanılmış ve zamana izafe edilmiştir. Bu ismin ma’tufun lehi de hayatı ve yaşam biçimi bakımından hiç de o ismin çağrışımını bulanıklaştıracak bir tavır içinde değildir. Aksine o ismi ve Esmaül-Husnâ’dan bir çok ismi eserlerinde yücelten örnek bir şahsiyettir. Asıl dana altında buzağı aramak bu isim ile, dizilerdeki isimleri bir tutmakta ortaya çıkmaktadır.

Bedri Baykan diyor ki; Bu isimleri taşıyan kişilerden daha önceleri hiç mi tecavüzcü, katil ya da esrardan cezaevine girmiş yok. O insanlar bahsigeçen isimleri taşıdıkları halde bu işleri gerçek hayatta yapıyorlar. Bunlarınki ise sadece bir rol. Şimdi bu ismi kendisine verdikten sonra anne-babalar onlara o isimlere layık olacak terbiyeyi vermemişler diye o ismi taşıyanlar değişik suçlar işlemişlerse, (böyle bir şey adı anılır sayıda var mı onu da bilmiyoruz) onların işledikleri suçlar o isimlerin suçu mu? Bedri Baykan bunu mu demek istiyor? Rol için senaryo hazırlamak üzere bu isimleri seçmek ise gerçekten masum bir seçim midir? Yahut da Gerçek hayatta mesela Kadir ismini taşıyan biri katillik yapmışsa bu, senaryo yazarının bu isimleri kullanarak zihinlerde anlamlarını bulanıklaştırmasının bahanesi olabilir mi?

Yine diyor ki: Türkiye’de Allah’ın doksan dokuz ismini (ki biz böyle diyemiyoruz; doğrusu el-Esmâü’l-Husnâ’dır) kaç kişi biliyor? Baykan herhalde bu memlekette yaşamıyor. Sen bilmiyorsan kimse de mi bilmiyor sanmak ne acınası cahilliktir… Örneğin, Birkaç yıl önce radyoda altı yaşındaki bir kız çocuğunun Esmaül-Husnâ’nın doksan dokuzunu da saydığını dinlemiştik. Birçok evde de anne ve babaların çocuklarına bu isimleri öğretip sabahları saydırdıklarını da biliyoruz. Asıl bu isimleri bilmeyenler Esmaül-Husnâ‘yı saymaktan dolayı alacakları ecirden mahrum kaldıkları için hayıflansınlar. (Buhârî ve Müslim'de: "Allah'ın 99 ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer" buyrulmuştur.)


İHL Derneği başkanı, meseleyi ayetlerle hiç alakasını kurmadan sadece bilerek ya da bilmeyerek kullanmak yanlıştır diye özetledikten sonra; niye bu adlar seçiliyor da mesela İsmet İnönü’nün adı seçilmiyor diye soruyor. Biz o isminde amacı dışında kullanılmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz. Yine İHL derneği başkanı Peygamberimizin, Taç’ta geçen bir hadise göre: adı Ebul’Hakem olan birinin ismini değiştirdiğini söylüyor… Evet Peygamber efendimiz uygun olmayan isimleri değiştirir ve daha güzellerini ad olarak koymayı öğütlerdi.


Sonuç olarak, bu konu TV programlarında hararetli tartışmaları gerçekleştirecek kadar ehemmiyetli iken TV’de konuşulmasına rağmen ehemmiyetsiz bir konu imiş gibi leanse ediliyor. Kanaatimizce konu tartışılandan çok başka ve daha mühimdir. Bunu anlamak için Şaban isminin çağrışımını hatırlamak yeterlidir. Gülse Birsel bir gazete de Gaffur’un Allah’ın ismi olduğunu bilmediğini söylemiş. O isimle dalga geçme amacı yokmuş. Mesele anlaşıldıki bu isimlerden gaffur’un seçilmesinde Allah’ın ismiyle dalga geçmek gibi bir amaç yoktur. Ama acaba bu ismin bu şekilde kullanılması, zihinlerde Şaban isminde olduğu gibi bir çağrışımı anlam yozlaşmasını gerçekleştiriyor mu? Bunu gerçekleştiriyorsa yayınlanmaya devam etmeyecek kadar inanan insanlara saygısı var mı? Yine çağrışımının zihinlerde farklılaştırılması Şaban’da olduğu gibi bir hale gelmesi acaba Allah’a ağır gelir mi? Bu husus da bir mesuliyeti gerektirir mi? Orası Allah’a havale ettiğimiz bir konu. Vesselam.

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Din Dersi Sitelerini Tek Sayfadan Takip Edebilmek Artık Mümkün !
Resime Tıklayınız .

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)