Din Derslerinde Alevilik ? Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Makale İndeksi
Din Derslerinde Alevilik ?
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Kategori : Alıntılar , Yazar : Ümmühan , Okunma : 769

Konuyla ilgili diğer başlıklar
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLÂK BİLGİSİ DERSLERİNDE ALEVİLİK
Cemal Tosun
Atıf: Cemal Tosun, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Derslerinde Alevilik, Türk Yurdu, Şubat
2005, C: 25, S: 210, ss. 37-41.
Aleviliğin DKAB Derslerinde yer alması, çeşitli boyutlarıyla tartışılması ve çözüm
bulunması gereken, önemli bir sorundur. Tartışma ve çözüm arayışlarında, birbirleriyle
bağlantılı olarak cevaplandırılması gereken sorular dizgesi vardır. Bu yazıda, mümkün sorular
dizgesi kurularak, muhtemel cevapları, cevapların temelleri ve yine muhtemel sonuçları
üzerinde durulacaktır.
Dizgemiz aşağıdaki dokuz sorudan (ve her bir sorunun altında üreyen sorulardan)
oluşmaktadır:
1. DKAB Derslerinde Alevilik yer almalı mıdır?
2. Aleviliğin, DKAB Derslerinde yer almasından kastedilen nedir?
3. Alevilik, DKAB Derslerinde hangi statüyle yer alacaktır?
4. DKAB Dersi hangi dinsel statüleri içinde barındırmaktadır/ barındırabilir?
5. Alevilik bir din midir?
6. Alevilik bir mezhep midir?
7. Alevilik bir tarikat mıdır?
8. Alevilik bir cemaat midir?
9. Alevilik ve Aleviler DKAB Dersinde Kendilerini Nasıl Bulacaklar? İmkanları ve yolları var mıdır?


SORU 1: Alevilik DKAB Derslerinde yer almalı mıdır?
Ulusal ve uluslar arası hukuk ve insani değerler açılarından yaklaşıldığında, başka
hangi boyuttan balkırsa bakılsın aynı sonuca çıkar, Alevileri ‘din eğitimi ve öğretiminden
mahrum bırakmak’ söz konusu bile edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (24. Madde) ve ilgili diğer mevzuat, bir ‘DKAB’
dersinden söz etmektedir. Hukuksal bakış açısıyla, bu ders –yasal düzenlemelerle hariç
tutulanlar dışında- Aleviler dahil tüm öğrencilere din ve Ahlâk öğretimi sunmaktadır. Yine de Aleviliğin bu derste yer alması yönündeki istekler ve yer alacağı şeklindeki açıklamalar
gündemden düşmemektedir. Demek ki, yasal açıdan sorunsuz görünmesine rağmen, yaşanan
bir sorun bulunmaktadır. İrdelemek gerekir.


Öncelikle, Alevilerin bu derste bir din ve Ahlâk öğretimi alıp almadıklarını
irdelemekte yarar vardır. Bunu anlamak için ise, ‘DKAB’ dersinin anayasal ve yasal
konseptine bir göz atmak gerekmektedir. Bu ders, tüm ilk ve orta öğretim kurumlarında yer
alan zorunlu bir derstir. Hem programda yer alması hem de okunması zorunludur. Önceleri
Müslüman ve Müslüman olmayan ayrımı yapılmaksızın herkes için zorunlu olan bu ders,
daha sonraları iki aşamada gerçekleşen değişikliklerle, sadece Müslüman öğrencilere zorunlu
olan bir ders haline getirilmiştir. Diğer (belki de daha doğru) bir ifade ile, başka bir dinden
olduğunu belgeleyen öğrenciler, bu dersle yükümlü olmaktan çıkarılmışlardır. Buradan çıkan
sonuç: Mevcut zorunlu DKAB Türkiye Cumhuriyeti okullarında kayıtlı tüm Müslüman (ya da
başka bir dinden olduğunu belgelememiş) öğrencilere yöneliktir.
Bu durumda DKAB Derslerinin, hedef kitlenin hepsini kuşatması, hiçbir unsuru
dışlamaması, belli bir grubu öncelememesi gerekir. Kısaca ifade etmek gerekirse, bu dersle
yükümlü olan herkes bu derste kendisini bulabilmelidir. Dolayısıyla, Alevilerin de bu derste
kendilerini bulabilmeleri zaruridir. Bu anlamda Alevilik, DKAB Derslerinde elbette yer
almalıdır. Ama yer almaktan ve yer alması gerekenden anlaşılması gereken açık mıdır?

SORU 2: Aleviliğin DKAB Derslerinde yer almasından kastedilen nedir?

Alevilerin din ve Ahlâk öğretiminden mahrum bırakılamayacağı ve Alevilerin de
kendilerini DKAB Derslerinde bulabilmeleri gerektiği ilke kabullerinden sonra, Aleviliğin bu
derste yer almasından kastedilenin ne olduğu ve hatta Alevilere Aleviliğin öğretilmesinden
kastedilenin ne olduğunu anlamak gerekir. Her iki hususa da ‘birer’ cevap vermek zordur.
Belki önce bu konuda tek, birleşilmiş ya da birleşilmesi mümkün bir öneri var mıdır?
sorusuna cevap aranması gerekir. Kamu oyuna yansıyan tartışmalardan böyle bir konsensüsün
oluşmadığı anlaşılmaktadır. Her şeyden önce, Aleviliğin DKAB Derslerinin içinde hangi
amaçlarla, hangi kazanım/davranışsal hedeflerle ve hangi konu/muhtevayla yer alması
gerektiği konusunda, istek sahiplerine ait bir öneri var mıdır? Bilindiği kadarıyla, böyle,
çalışılmış bir öneri yoktur. Ama, ayrı, DKAB dersinin yanında, alternatif bir ders gibi
düşünülerek hazırlanmış, sunulmuş ve mahkemelik olmuş ve iç hukukta haksız bulunmuş bir
teklif bulunmaktadır. Bu teklif de Aleviler arasında ortak kabul görmemiştir; hatta daha çok
eleştirilmiştir. Ama yine de, DKAB Dersi içine bir kısım konuların eklenmesine yönelik teklif
olmaması, bunun yanında ayrı bir ders gibi teklifin bulunması, ciddi yorumlanması gereken
bir durumdur. En azından, bunu isteyenlerin küçük bir grubu oluşturdukları, genel Alevi
isteklerini temsil etmedikleri, bilerek veya bilmeyerek ayrılıkçı bir din ve din eğitimi anlayışı peşinde oldukları değerlendirilebilir.

Alevilik konusunun DKAB dersinde yer alışı ile ilgili, (tartışılmış, konsensüs
sağlanmış zaten yok) somut önerilerin bulunmayışı da, asıl isteğin ya ayrı bir ders ya da bu
istek vasıtasıyla mevcut dersi yıpratma olduğu şeklinde yorumlanabilir. Nitekim iki yönlü
tepkiler de kamu oyuna yansımıştır. Bir kesim, Alevileri susturmaya yönelik, göstermelik bir
yaklaşım ve girişimi kabul edilemez bulduklarını; bir kesim de, aslında böyle bir derse ve
eğitime zaten karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Kamu oyuna yansıyan diğer, DKAB içinde
Alevilik hakkında bilgi verilmesinden Aleviler olarak çok memnun olacaklarını belirten –
aslında onların da ne bekledikleri belirsizdir ve derse ne konulacağını da bilmedikleri
kuvvetle muhtemeldir- olumlu görüşler ile, yapılmış alan araştırmaları sonuçları –ki bunlar,
Aleviler arasında mevcut DKAB Dersi’nden rahatsızlığın olmadığını, hatta memnuniyetin
yüksek olduğunu, ama Alevilik hakkında da bir takım bilgilerin verilmesinden çok memnun
kalacaklarını ve böyle bir beklenti içinde olduklarını ortaya koymaktadır- asıl yaygın
beklentinin ayrı bir Alevilik eğitimi ya da mevcut ders içinde Alevilik eğitimi olmadığını,
aksine mevcut DKAB Dersi yapısına uygun olarak, bilgi verilmesini (ne kadar, niçin yine de
belli değil) istedikleri düşünülebilir. İlk bakışta masum ve uygulanabilir görünen bu
yaklaşımın, sorunu çözmeyeceği de değerlendirmeden uzak tutulamaz. Çünkü, istek sahibi
olarak ortaya çıkıp ses verenlerin istekleri karşılanmış olmayacaktır. Ses daha da yükselme
eğilimi gösterebilir. Kandırılmak, ağza bal çalınmak suçlamaları başlayabilir. Böyle bir
gelişmenin, aşağıda irdelenecek olan ayrı bir Din ya da Mezhep-Din ve bunun ayrı din eğitimi
için bir adım olması veya ikinci aşamaya basamak olması da değerlendirmeye alınabilecek
nitelik arz etmektedir. Asıl tartışma, bundan sonra, Alevilik, derslerde hangi statüyle yer
alacaktır üzerinde yoğunlaşacaktır.


 
< Önceki

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)