Termodinamik, Entropi ve Yaratılış Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 5
OlumsuzOlumlu 
Makale İndeksi
Termodinamik, Entropi ve Yaratılış
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
BÖLÜM:2
ENTROPİ VE EVRENİN YARATILMASI
Tarih boyunca insanlar “yaşadıkları evrenin nasıl meydana geldiğini” sorusuna cevap aramışlardır. Ortaya çıkan bir çok düşünce akımı evrenin meydana gelişiyle ilgili bir çok açılama getirmeye çalışmıştır. Bunlardan birisi de materyalist düşüncenin ortaya attığı iddiadır. Materyalist felsefenin temel özelliği maddeyi mutlak varlık olarak saymasıdır. Bu düşünceye göre madde sonsuzdan beri vardır ve var olan şeyde maddeden ibarettir.
Oysa Hıristiyanlık Yahudilik ve İslam dini gibi ilahi dinlerin kutsal kitaplarında ise bu düşüncenin tam tersi bildirilmektedir. Bu ilahi kitaplara göre tüm evren her şeyi yoktan var etme gücüne sahip olan yüce Allah tarafından yaratılmıştır ve tüm evrenin bir başlangıcı vardır.
Dinlerin ortaya koyduğu bu gerçek termodinamik yasaları açısından da doğrulanırken, materyalist düşüncenin ortaya attığı tüm iddiaları yalanlamaktadır.
Eğer termodinamiğin ilk yasasına tekrar dönersek, bu yasa bizlere evrende var olan enerjinin kendiliğinden yaratılamayacağını ve var olanında yok edilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Evrenin içinde var olan hiçbir mekanizma yada güç bunu gerçekleştiremez. Termodinamiğin ikinci yasası ise evrende var olan enerjinin sürekli olarak kullanılmaz hale geldiğini ve bu entropi artışıyla bir gün evrenin tümüyle bozulup çökeceğini ortaya koymaktadır.
Şu an bizler sürekli bozulmakta olan bir evrende yaşamamıza rağmen var olan bir düzen sürmektedir. Eğer tüm evren materyalist düşüncenin iddia ettiği gibi sonsuzdan beri var olmuş olsaydı. Şimdiye kadar gerçekleşen entropi artışı evrenin çökmesine sebep olacaktı. Oysa evren hala varlığını sürdürmektedir. Bu yasalar bizlere evrenin bir başlangıç anında yaratıldığını açıkça göstermektedir. Tüm evren ve içinde var olan her şey bir başlangıç anında yaratılmıştır.
Termodinamiğin birinci yasasına tekrar düşünürsek, bu yasaya göre var olan enerji yok edilemez yada yoktan var edilemez. Evren içinde var olan hiçbir varlık bunu gerçekleştirme gücüne sahip değildir. Peki bu sıfır anında evrende var olan enerji ve madde nasıl var olmuştur?

Ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross evrenin yaratılışıyla ilgili bu soruya şöyle cevap verir:
“Zaman, olayların meydana geldiği boyuttur. Eğer madde, patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize Yaratıcı’nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda Yaratıcı’nın bazılarının savunduğu gibi evrenin kendisi olmadığını ve evreni kapladığını, sadece evrenin içindeki bir güç olmadığını kanıtlar.” Hugh Ross, The Creator and the Cosmos: How Greatest Scientific Discoveries of The Century Reveal God, Colorado: NavPress, revised edition, 1995, s. 76
Tüm doğa kanunları gibi termodinamik kanunları da bizleri evrenin yaratılışını ve onun yaratıcısı olan Yüce Rabbimizi göstermektedir. Enam Suresinin 101. ayetinde buyurulduğu gibi Allah “gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır.”

BÖLÜM:3
ENTROPİ VE EVRENİN SONU

Evrendeki enerji dönüşümünün boyutunu daha iyi anlamak için 1 gr suyun, yapabileceği enerji dönüşümünü ele alalım: Su çok az enerjili (soğuk) ortamdaysa, moleküller birbirlerine sıkı-sıkıya bağlanmış şekilde, yani “buz” halindedirler; moleküllerde bir hareketlilik gözlenmez. Ortamdaki enerji yoğunluğu artarsa, moleküller arası bağlar gevşerler ve gram başına 80 kalorilik enerji alarak su haline geçerler; bu defa moleküller enerji yüklü olduklarından “hareket” halindedirler. Sıcaklık daha da artarsa, her derece (° C) artışına karşılık bir kalorilik bir enerji daha yüklenerek, daha da hareketli (enerji yükü daha fazla) bir duruma geçerler. Buharlaşma noktasına ulaşıldığında, bu defa gram başına 540 kalorilik bir enerji daha alarak buhar haline geçerler; yani su molekülleri arasındaki bağlantı çok daha azalmış olur. Ortamdaki enerji yoğunluğu daha da artarsa, H2O molekülleri de dağılıp, iyonlarına, yani H+ ve O- parçalarına ayrılırlar ve çok daha fazla enerjik olurlar. Parçacık boyutu küçüldükçe, parçacığın hareketlilik yeteneği, dolayısıyla depolayabileceği enerji miktarı da artar. Yani, ortamdaki enerji yoğunluğu arttıkça, maddeler daha küçük, ama daha enerjik parçalara ayrılırlar. Bu olay, atom altı parçacıklara kadar devam eder ve evrenin başlangıç koşullarını yansıtır.
Şimdi, olayı evrenin başlangıcından itibaren düşünerek, 1 gr su içindeki “maddenin” evrenin başlangıcı durumundaki depoladığı enerji miktarından, günümüz dünyasındaki 1 gr su haline geçene kadarki süreçte ne kadar enerji çevresine saçtığını, kabaca hesaplarsak, devasa bir enerji miktarının açığa çıktığını fark ederiz.
Evrenin ilk başlangıcından günümüze kadar bu enerji yaşadığı dönüşümlerle daha kullanılmaz daha hareketsiz hale gelmiştir. Bu entropi yasasının doğal bir sonucudur. Bu süreç devam ettiğinde ise daha çok entropi artışı daha hareketsizlik daha düzensizlik ve daha kullanılmaz enerji konumu olacaktır. Tüm evrenin belli bir yaşam süresi vardır bu süre dolduğunda artık hareket ve zamanı oluşturan enerji akışı duracak ve evren çökecektir. Bu evrenin kaçınılmaz sonudur. Var olan herşey ilk başladığında olduğu gibi yok olacaktır. Bir kuran ayeti bu gerçeği şöyle bildirmektedir:
Her şey yok olucudur; Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (kendisi) baki kalacaktır. ( Rahman Suresi 26,27)

(3. Sayfada ENTROPİ VE EVRİM)


 
< Önceki   Sonraki >

Din Dersi Sitelerini Tek Sayfadan Takip Edebilmek Artık Mümkün !
Resime Tıklayınız .

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)