Kategori : Öğretmen Odası / Genel , Yazar : hakan s. , Okunma : 398
Mahmut Balcı'nın sitemizde yayınlanması için bize gönderdiği yazıyı sunuyoruz :
Sözün gereğini yerine getiren gerçek öğretmenlere, sabırla okumayı ve
yazmayı öğreten bu günlere gelmemizde payı büyük olan sevgili ilkokul
öğretmenlerimize selam olsun. Sevgili öğretmenim, bugün belki öğretmenler
günü dolaysıyla bir çok istastiki raporlardan haberdar olacak, bir çok nutuk
dileyeceksin. Ben ise sizinle ortak dertlerimizi unutulmaya yüz tutmuş
artık az yazılan mektup yoluyla paylaşmayı tercih ettim. Dertlerine
tercüman olabilirsem kendimi mutlu ve bahtiyar hissedeceğim.
Bir öğretmen
olarak okuyup adam olmam için ısrarla beni okula gönderen aileme, bize sahip
çıkan tüm öğretmenlere, ve katkısı geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.
Hem doğuyu hem de batıyı okuyan, öğrencilerine bu ülkenin tarihini,
kültürünü, güzelliklerini ve manevi değerlerini anlatan, ülkesinin yasadığı
sorunları ve çözüm yollarını gösteren, onlara hem milli hem de evrensel
düşüncelere ve değerlere sahip çıkmayı öğreten, namuslu aydın, yazar ve
düşünürleri tanıtan, nerede ve hangi ünvanla olursa olsun tüm öğretmen ve
eğitimcilere selam olsun.
Toplumdaki eşitsizlikleri, soygunları, çürümüşlüğü gören ve bu olayların
gerisindeki nedenlere dikkat çeken, etrafına ışık saçarken bir mum gibi
eriyen, eskiden velilerin 'eti senin kemiği benim' diyerek çocuklarını
güvenerek teslim ettikleri, son yıllarda ise ne yazık ki itibarı her geçen
gün düşen, mide bulandıran görüntüleri medyaya düşürülen; cumhurbaşkanları,
başbakanları ve başkomutanları yetiştiren ancak bugün onlardan da gereken
ilgiyi göremeyen eğitim emekçisi tüm öğretmenlere selam olsun.
Yeterince eğitim görmeden mezun olan veya mezun edilen, bir anda
karşısında bin bir sorunu olan kalabalık öğrenciler bulan, aldığı maaşı ev
kirasına ve mutfak ihtiyaçlarına veren, okumak, düşünmek ve kendisini
yenilemek için yeterince fırsat bulamayan, bazı yöneticilerin ve sicil
amirlerinin baskısından bir çok haksızlığı görmezlikten gelen, hakkını
arayamayan, bazı sendika baronlarının kişisel çıkarlarına alet edilen tüm
öğretmen dostlara da selam olsun.
Sevgili öğretmen dostum; unutmayalım ki her zaman en temel ihtiyacımız olan
özgür eğitimi ve öğretimi kendi siyasi geleceklerine alet edecek sözde
eğitimciler hiçbir zaman eksik olmayacaktır. Bunların çoğunun salonlarda ve
kameralar karşısında senden yana olduğunu ancak iş yapmaya gelince yan
çizerek başka yönlere kayacaklarını göreceksin. Bazı yöneticilerin
öğretmenleri belgeye dayalı bir kariyer sahibi yapmak için seviyesini
yükseltmek adına onları sınavdan sınava koşturmalarının olumsuz sonuçlarını
yaşadığınızı biliyorum.
Sevgili öğretmen dostum, gençlerimizin dünyanın her yerinde olmasından
yanayım. Ancak gerekli imkanları oluşturmayan, bu ülkenin çocuklarını
yabancı ülkelerde çalışmak ve okumak zorunda bırakarak onlara her türlü
maddi ve manevi zorluğu reva gören kurum yöneticileri var olmaya devam
edecektir. Unutmayalım ki bu çarpık yapılanmayı düzeltmek, hem kendi
ülkesinde hem de dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan insanlık dışı tüm
uygulamalara karşı sesini yükseltecek, davası ve rüyası olan, dünyanın bir
çok bölgesinde öğretmensiz ve okulsuz kalan örgencilerin acılarını
paylaşacak olan yeni nesil senin yetiştireceğin yürekli gençler olabilir.
Sevgili öğretmen dostum, madde bağımlılığı ve suç işleme yaşının her
geçen gün ilköğretim okullarına kadar düştüğünü gördüğü halde aldırmayan,
kariyer peşinde koşanların vurdumduymaz tavırlarına karşı ancak sen
durabilirsin. Belki bazıları okullarda hatta toplumda yaşanan şiddet
olaylarından seni sorumlu tutacaktır. Bu vesileyle çeşitli ithamlara rağmen
duyarlı davranıp gençlerimizin kötü alışkanlıklara yönelmesi ve temel
değerlerden kopmasına yüreği sızlayan, bir şeyler yapmak için çaba gösteren,
bu ülkenin çocuklarına öğretmenlikle beraber yöneticilik, babalık ve annelik
yapmaya çalışan tüm öğretmen dostlara selam olsun.
Yolu, suyu, kütüphanesi olmayan, çatısı akan, soğuk okullarda görev yapan
bu ülkenin masum çocuklarını okutan onları Aristo'yla beraber, Mevlana'dan,
Yunus Emreden, Hacı Bektaş Veliden, Gazzali'den haberdar eden öğretmenlere
ihtiyaç vardır. Öğrencilere Monteigne yanında Cemil Meriç'ten, Ahmet Hamdi
Tanpınar'dan haberdar eden; yeri gelince onlara Mehmet Akif'ten, Necip
Fazıl'dan, Nazım Hikmet'ten, Sezai Karakoç'tan, Orhan Veli'den, Cahit
Zarifoğlu'ndan şiirler, bu toprağın rengini yansıtan hikayeler okuyan,
onları popüler kültürün zararlarından koruyup kalıcı değerlerle tanıştıran
tüm öğretmenleri yürekten kutluyorum.
Okulu kendileri için bir mevki ve makam mekanı gören üniformalı kafa
yapısına sahip; birikimsiz, yetersiz, bu çağın gerisinde kalmış, çeyrek asır
aynı okulda görev yapan, okulu kendisine benzetmiş anlayışsız bazı
yöneticilere zaman zaman direndiğini, onların sırıtan yüzlerine gerçekleri
haykırdığını bazı yanlış uygulamalara karşı sessiz kalışının nedeninin
hukukun bu ülkede yeterince işlemediğinden kaynaklandığını da biliyorum.
Onların baskılarına sadece ve sadece öğrencilere gerçekleri öğretmek,
çocuklarına bir parça ekmek götürmek, sokakta yalnız kalmamak adına sessiz
kalmak zorunda olduğunu da biliyorum. Bütün bunlara rağmen bir çok
fedakarlık yapan ama takdir bile edilmeyen, öğretmeni öğrencileri sınıfta
sessiz durmayı beceren bir güvenlikçi gibi gören yöneticilerin aksine
öğretmenlere rehberlik yapan, resmi müfredatın çelişkilerini gören,
kendisini yenileyen, öğrencilerine de sorgulayıcı, tartışmacı,
karşılaştırmalı ve özgür bir yaklaşımı öğreten seni ve tüm duyarlı öğretmen
dostları içtenlikle selamlıyorum.
Evet dostlar, belki sizden başbakanları idam edilen bir ülkede cesaret
sahibi olmanızı beklemek fazla iyimserlik olabilir. Ancak unutmayalım ki bu
kötü gidişatın düzelmesi için yine de donanımlı, kişilikli, hoşgörülü,
sabırlı, istikrarlı, yürekli, cesaretli ve kararlı bireylerin bu ülkede öne
çıkmasından başka bir seçeneğimiz yoktur. Bunun için yine siz değerli
çalışkan öğretmen dostlara ihtiyaç vardır.
Yıllarca bu ülkenin gençlerine ayakta ders vererek ömür tüketen, aldığı
maaşla bir ev sahibi bile olamayan şimdilerde ise aldığı sembolik emeklilik
maaşıyla geçinmeye çalışan, belki de bir köşede terkedilmişliği yaşayan tüm
emekli öğretmenlere de selam olsun.
Bu yazıyı okuyan bazı kimselerin öğretmenlerin yetersizliklerini hiç dile
getirmediğimizi söylediklerini duyar gibiyim. Bir çok öğretmenin öğrencilik
yıllarında ders kitabı dışında pek kitap okumadıklarını bir çok öğretmenin
bugün dahi çeşitli gerekçelerden dolayı kitap, dergi ve gazete
okumadıklarını biliyorum. Bu vesileyle öğretmenlerine sahip çıkan, onların
eksiklerini gidermeye çalışan, bu ülkenin çocuklarının insanca yaşaması için
onlara iyi imkanlar sunan bu milletin tüm fertlerine de selam olsun diyorum.
www.kilisinsesi.org 24.11.2006
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|