SINAV KAYGISI VE YİTİRİLEN BİLİŞSEL YAŞAMLAR
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Alıntılar , Yazar : Mehmet Yapıcı , Okunma : 115

SINAV KAYGISI VE YİTİRİLEN BİLİŞSEL YAŞAMLAR

Mehmet Yapıcı

Önceden belirlenmiş, planlanmış eğitsel bir olgu olay karşısında, belirli bir zaman dilimi içinde, bireyin bilişsel ve duyuşsal tepkilerinin sayılarla ifade edilmesi durumuna sınav denir. Durumu böyle ele alınca, sınav; eğitim sistemlerinde son derece doğal ve olması gereken bir olgu olarak düşünülebilir.
Sınav kaygısı denildiğinde ise, bireyin sınav olmayı reddetmesi durumundaki duygusal tepkisinin psikosomatik yansıması ifade edilir. Yani çocuk, sınav olma durumu karşısında, karın ağrısı, baş ağrısı, terleme, ağızda kuruma, kusma vb. gibi, kökeni fiziksel olmayan, psikolojik olumsuz duyguların fizyolojik sistemi etkilediği tepkiler göstermeye başlar. Sınav kaygısı ile baş etmenin yolu, onu ortaya çıkaran etkileri analiz etmekle olasıdır. Bu yapılmadan sınav kaygısının yarattığı olumsuzluklar ortadan kaldırılamaz. Sınav kaygısının temel bazı nedenleri şu şekilde ele alınabilir;

1. Anne-baba Etkisi: Çoğu anne-baba, çocuktaki sınav kaygısının yaratılmasının en önemli aktörüdür. Bunu şu şekilde davranarak yapar:

? Çocuğuna okul dönüşü ilk sorduğu soru, sınav oldunuz mu sorusudur. Sonra; kaç aldın, neden aldın, hangi soruyu yanlış yaptın, neden yanlış yaptın ve en korkuncu da sınıfta pekiyi (100) alan oldu mu sorusudur. Bu sorularla karşılaşan çocuk, şu tespiti ulaşır: annem babam bana değil, notlara değer veriyor. Kesinlikle doğru bir tespit, kendimizi kandırmayalım? Ve bu çocuğun bilinçaltına yerleşir. Bir daha çıkmamak üzere..
? Çocuğuna her şartta ödevle ilgili şu konuşmaları yaparlar; ödevin var mı, çabuk ödevinin başına, ödevini yapmadan hiçbir şey isteyemezsin...vb. Bu durumda, çocuk şöyle algılar; benim ne istediğimin ne hissettiğimin önemi yok, en önemli olan şey ödev. Ve kesinlikle haklı çocuk ve şu sistemi kullanmaya başlar, ?ödevimi yaptım şunu istiyorum?, ?ödevimi yaptım şunu alsana?, ?ödevimi yaptım şunu versene? ?vb. biz çocuğa neyi öğretiyoruz acaba, yıllar sonra nasıl bir yetişkin çıkacak karşımıza acaba?
? Çoğu anne-baba, yaşamını okul ve okul sorumlulukları üzerine kurar. Dersinin başından ayrılmayan, akademik başarısı düştüğü için bunalıma giren çocuk, örnek gösterilir. Akademik başarı için sosyal etkinliklere katılmayan, arkadaşlık ilişkileri geliştiremeyen çocuk normal karşılanır. Böylece yaşamı not ve sınav olan bir çocuk profili ortaya çıkar. Ve şöyle savunma mekanizmaları kurulur: ?hiç arkadaşı yok, eğlenmez, sinemaya gitmez, sosyal etkinliklere katılmaz ama karnesinin her tarafı 100?. Tamam o zaman değil mi? Sorun yok.

2. Öğretmen Etkisi: Öğretmenler, sınav kaygısının yaratılmasındaki önemli aktörlerden birisidir. İstenilen notu alan öğrenci desteklenir, pohpohlanır, örnek gösterilir. İstenilen notu almayan öğrenci, yargılanır, küçümsenir, görmezden gelinir. Ve bunların sözel davranışlarla yapılması önemli değildir. Beden dili ile de aynı etkinin hatta daha fazla etkinin yaratılması mümkündür. Bu nedenle, öğretmenlerin sınavı bir amaç olarak değil de araç olarak görmeleri ve sınavın her zaman telafisinin olduğunu bilmeleri ama duygusal olarak kaybedilen çocukların tekrar kazanılmasının çok zor olduğunu bilmeleri gerekir. Öğretmenlerin, kendi performanslarını kanıtlamak için; akademik başarı gösteren çocukları değil, mutlu çocukları referans almaları gerekir.

3. Bireyin Karakteristik Özelliklerinin Etkisi: Mükemmeliyetçi ve hırslı olan çocuklar, sınav kaygısına tutulmada biraz daha şanssızdırlar. Her şeyi en iyi şekilde yapmaya odaklanan hata yapmaktan korkan bu tür çocuklar sınavı da mutlaka sıfır hata ile başarılması gereken ödevler olarak görürler. Bu tür çocukların, bu özellikleri 0-5/6 yaş arasında aile de kazanılmış olabileceği gibi (çok az da olsa) doğuştan getirilmiş de olabilir. Anne-babaların, 0-5/6 yaş arasında, çocuklarının hatalarını görmezden gelmeyi başarmaları geleceğe yönelik bir çok sorunun ortadan kaldırılmasının yolu olabilir.

4. Toplumsal Etkiler: Toplumun akademik başarıya yüklediği aşırı önem ve anlam, genel olarak okulun da aynı değerleri içselleştirmesi ile sonuçlanmaktadır. Sokağa çıkmayan, oyun oynamayan, arkadaşlık ilişkileri zayıf olan çocukların, eve kapanıp ödev yapması ders çalışması, toplum tarafından alkışlanan bir davranış biçimidir.
Anne babalar, çocuklarını verecekleri okulları belirlerken, önce okulun akademik başarısını sonra da okul öğretmenlerinden hangilerinin en iyi ?yarış atı yetiştiricisi? olduğunu araştırmaktadırlar. O okulda okuyan çocukların mutlu olup olmadığını sormak kimsenin aklına gelmemektedir. Bu tür okullaştırma, çocukta ortalama iki genel tepki yaratmaktadır: ya biat ederek yarış atı olacak ya da reddedip sistem dışını itilecektir.

5. Eğitim Sisteminin Genel Etkisi: Ezber ve bilginin aktarılması üzerine kurulmuş ve öğrenilenleri yaşantıya aktarmayı değil, sınav kağıdına dökmeyi ilke edinmiş eğitim sistemi de sınav kaygısının yaratılmasında önemli bir etken olarak göze çarpmaktadır. Sınav derecesi yapan öğrenci ve okullar şatafatlı ilanlarla duyurulurken, hiç kimse orada çocukların mutlu olup olmadığını önemsememektedir.
Eğitim sisteminin standart sınavları (OKS, ÖSS ? vb.), bu sınavların yapılış biçimi ve içeriği ile birlikte sonuçları da, sınav kaygısının yaratılmasında başat etkenlerden biridir.

Sonsöz
Ülkemizin hemen hemen en önemli kurum ve kuruluşlarında; seçkin, parlak diplomalara sahip derece yapmış insanlar yer almaktadır. Acaba bunların yerine derece sahibi olmayanlar ya da sonuncular yerleştirilmiş olsaydı, mevcut durumumuzdan daha mı kötü durumda olacaktık?

Yazının Devamı : EĞİTSEL YAŞANTILAR

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Din Dersi Sitelerini Tek Sayfadan Takip Edebilmek Artık Mümkün !
Resime Tıklayınız .

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)