Alışverişi Bırakmak Namaza Koşmak Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
OlumsuzOlumlu 
Kategori : Ömer Özbek , Yazar : Ömer ÖZBEK , Okunma : 610

Rabb çağırır kulunu her Cuma,
Ey iman eden kulum diye; Cuma günü namaza çağrıldığında Alışverişi bırak namaza koş... (Bkz. 62/Cuma 9)

Cuma günü camiye geç kaldım. Ezan sonrası namaza yetişmeye çalışıyorum. Bir de ne göreyim sürekli alışveriş yaptığım market sahibi arkadaş Cuma vaktinde hala satış yapmaya devam ediyor. Namaz çıkışı uğradım şöyle ne var ne yok türünden... Yukarıda işaret edilen ayetten bahsettim. "Var mı öyle bi ayet?" dedi. Hayret etmiştim... 

İnsanımız cuma günü Cuma'ya, camiye ve namaza ehemmiyet veriyor. Cami o vakitte kalabalık oluyor diye sanmışız ki, bu konuda bilgili olduğu için Cuma namazına ayrı bir ehemmiyet veriyor. Beş vakit namaz kılmasa da Cumayı aksatmıyor ve camiye koşuyor. Ama malesef durum hiç de böyle değil. Camide Cuma namazı kılan Müslüman kardeşlerimizin bir çocu bilmeden ve şuursuzca namazı kılmaya geliyor. Cami nedir? Cuma Nedir? Hutbe adabı nedir? Bunlardan haberdar olan çok az... Bu nedenle bu yazıda Cuma namazından bahsetmek istiyorum.

Cuma günü, müslümanların bayramıdır. Nasıl Hristiyanların Pazarı, Yahudilerin ise Cumartesi (Yevmu's-Sebt) kutsaldır. Müslümanlara Allah Teala Cuma gününü özel bir gün olarak seçmiş ve mubarek kılmıştır. Bu mübarek günde müslümanlar camilerde toplanırlar. Hep birlikte cuma namazını kılar, okunan hutbeleri dinleyerek faydalanırlar. Yeryüzüne dağılmak, çalışmaya, alışverişe devam etmek yahut günlük işleri ile uğraşmak hep Cuma namazından sonradır.

Cuma'nın farzından sonra cumanın dört rekat son sünneti kılınır. Bundan sonra ise dört rekat Zuhr-i âhir=son öğle namazı kılınır. Bu namaz Cumanın sıhhatindeki bir şüpheden dolayı icma ile sabit kılınmış bir anlamda öğle namazı yerine kılınan bir namazdır. En son olarak ise iki rekat vaktin sünneti kılınır. Kayseri gibi bazı illerde, yine ulema icma ile Zuhr-i âhir=son öğle namazını kaldırmıştır. Oralarda Cuma'nın iki rekat farzından sonra yalnızca dört rekat son sünnet ve iki rekat vaktin sünneti kılınır.

"Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür. Âdem aleyhisselam O gün Cennet'e konulmuş, O gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de o gün kopacaktır." hadisine göre İslam'dan öncesi için de Cuma günü önemlidir.

İşte bu mübarek günde öğle namazı vaktinde Ranuna vadisinde Allah Rasulü bir namaz kılmış ve bu namaz o güne has olarak müslümanlara farz kılınmıştır. Daha sonra yapılan mescide "Benî Salim Mescidi" denmiştir. Bu mescidin yapıldığı yerde ilk hutbeyi de yine Kutlu Peygamber irad etmiştir.

O günde, öğle namazı vaktinde Cuma kılan için öğle namazı yoktur artık. Okunan ezan öğle için değil Cuma namazı içindir. Camiye giden Müslüman ilk olarak Cumanın ilk sünnetini kılar. Ardından bir iç ezan okunur ve imam efendi minbere çıkarak bir hutbe irad eder. Ardından müezzin kamet getirir ve cemaatle iki rekat Cuma'nın farzı kılınır.

Hutbe çok önemlidir. Hutbede konuşmak, namazı bozacak bir tavır ve harekette bulunmak Cuma'nın sevabını alıp götürü. Adeta iki rekatlik bir namaza denktir hutbe. Cuma günü hutbe esnasında konuşan ve ona eliyle sus işareti yapan sahabeye Peygamberi zî şân "Cumanız olmadı" buyurmuştur.

Cuma'nın farzından sonra cumanın dört rekat son sünneti kılınır. Bundan sonra ise dört rekat Zuhr-i âhir=son öğle namazı kılınır. Bu namaz Cumanın sıhhatindeki bir şüpheden dolayı icma ile sabit kılınmış bir anlamda öğle namazı yerine kılınan bir namazdır. En son olarak ise iki rekat vaktin sünneti kılınır. Kayseri gibi bazı illerde, yine ulema icma ile Zuhr-i âhir=son öğle namazını kaldırmıştır. Oralarda Cuma'nın iki rekat farzından sonra yalnızca dört rekat son sünnet ve iki rekat vaktin sünneti kılınır.

İslam alimleri Cuma namazı için normal beş vakit namazın oniki şartı dışında on şartının daha bulunduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre, Cuma namazı kılacak kişi Erkek olmalı, Hür (Esir yada hapsedilmemiş) olmalı, Yolcu ya da hasta yahut Kör veya kötürüm olmamalı, Namaza gitmesine engel bir özrü bulunmamalı (Düşman korkusu, şiddetli yağmur, çamur gibi şeyler cumaya mani hallerdir); Cuma namazı kılınacak yer şehir yada şehir hükmünde olmalı, Namazı başkan veya vekili kıldırmalı (görevli imamlar vekil yerindedirler), Öğle namazı vaktinde kılınmalı, Cemaat huzurunda bir hutbe okunmalı, hanefilere göre imamdan başka en az üç kişi bulunmalı ve Cuma kılınan yer herkese açık olmalıdır.

 
Peki kadınlar Cuma namazı kılabilirler mi?

Kadınlar cuma namazı ile yükümlü olmadıkları halde, isterlerse camiye gelerek bu namazı kılabilirler. Bu takdirde, kendisine cuma namazı farz olmayan (mesela dinen misafir sayılan) bir kişinin cuma namazını kıldığında o günkü öğle namazını kılmasına gerek olmadığı gibi, cuma namazını kılan kadınların da ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez. Hal böyleyken ne Hz. Peygamber (sav) döneminde ne de müteakip asırlarda beş vakit namazla mükellef kadınların tamamının cuma namazına katıldığı sabit değildir. Günümüzde isteyen hanımların cami adabına uyarak camilerin kendilerine ayrılan bölümlerinde, cuma namazını kılmalarında hiçbir sakınca yoktur.

Ne mutlu beş vakitle beraber Cuma'yı da kılarak ilahi ziyafetten nasipdâr olanlara.

Ruhun gıdası ibadet, gönlün gıdası muhabbettir vesselam.

Yorumlar (0)add
Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmeniz için siteye giriş yapmanız gerekmekte.. Hala üye değilseniz lütfen öncelikle üye olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)