Kategori : Alıntılar , Yazar : seyfullah zülfikar , Okunma : 122
 _başarı Allah?tandır! ben derim ki: ey kurtuluşa ve hidayete talip olan kişi, Allah (c.c.) seni muvaffak eylesin! evvela sana gerekli olan ilimdir. zira her şeyin merkezi ve mihveridir.
_bilmelisin ki, ilim ve ibadet iki cevher olup, görüp işittiğin bütün müelliflerin eserleri, öğretmenlerin öğrettikleri, vaizlerin vaazları, mütefekkirlerin fikirleri hep bu ikisi içindir. hatta bu ikisi için ilahi kitaplar inzal edilmiş ve peygamberler gönderilmiş; gökler, yeryüzü ve bunların içinde bulunan bütün yaratıklar yine bu ikisi için yaratılmıştır. Allah Teala?nın kitabındaki şu iki ayet-i kerimeyi iyice düşünmelisin:
_birinci ayet-i kerime:
?Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerlerini yaratandır. Allah?ın buyruğu bunlar arasında iner ki, Allah?ın her şeye kadir olduğunu ve Allah?ın ilmiyle her şeyi kuşatmış olduğunu bilesiniz.?[1]
_ilmin, özellikle de tevhid ilminin şerefine delil olarak bu ayet yeterlidir.
_ikinci ayet de şudur:
?Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet/ kulluk etsinler diye yarattım.?[2] bu ayet-i celile de, ibadetin şerefi ve ona yönelmenin gerekliliğine delil olarak kafi gelir.
_iki cihanın yaratılış sebebi olan bu iki cevhere sımsıkı sarıl, kıymetlerini bil! kula gerekli olan, bunlardan başka şeylerle meşgul olmaması, bunlar için yorulması ve gözünü bunlardan ayırmamasıdır. bilmelisin ki, bu ikisi dışındaki bütün işler batıl, hayırdan yoksun, faydasız ve boş şeylerdir.
_bunu anladıktan sonra şunu da bilmelisin ki, bu iki cevherden en kıymetli ve faziletli olanı ilimdir. bunun içindir ki rasul-i ekrem (s.a.v.) buyurur:
?alimin abide üstünlüğü, benim, ümmetimden en aşağı derecede olan birine üstünlüğüm gibidir.?[3]
_yine buyurur:
?alime bir defa bakmak, benim için gündüzleri oruçlu ve geceleri kıyamda olmak üzere bir yıllık ibadetten daha sevimlidir.?[4]
_yine şöyle buyurur:
?-size cennet ehlinin en şereflisini bildireyim mi? -evet, bildir ya resulallah! dediler. buyurdu ki: -onlar ümmetimin alimleridir.?[5]
_ilim ağaç, ibadet onun meyvesidir
_ilmin ibadetten daha değerli bir cevher olduğu, senin için açıkça ortaya çıkmış oldu. fakat kul için ilmin yanında mutlaka ibadet de gereklidir. benzetmek gerekirse; ilim ağaca, ibadet ise onun pek çok meyvesinden bir meyveye benzer. şeref, elbette ağaca aittir, zira o asıldır, fakat ağaçtan istifade ancak meyvesi ile olur. o halde ilmin şerefini korumak için ibadet mutlaka gereklidir. yani kulun, bunların her ikisinden de payı ve nasibi olmak zorundadır. işte bunun için hasanü?l-basri (rh.a.) şöyle der:
_?ilmi, ibadetinize zarar vermeyecek bir şekilde talep edin, ibadeti de ilim talebinize zarar vermeyecek bir biçimde talep ediniz!?
_abid için her ikisinin de zaruri olduğu kesinlik kazandığına göre; ilme öncelik verilmesi de kesin bir mecburiyettir. çünkü o asıl ve rehberdir. bundan dolayı rasulullah (s.a.v.) buyurur:
?ilim imam/önder, amel ise ona tabidir.?[6]
_bu durumda ilim, kendisine uyulan bir asıl ve esas olmakta, iki sebepten dolayı onu ibadetin önüne almak gerekmektedir.
_ilmi öne almayı gerektiren birinci sebep:
_ibadeti yapabilmen ve kurtuluşa ermen için sana gerekli olan, öncelikle mabudu tanıman sonra ona ibadet etmendir. pekala sen, isimlerini, zati sıfatlarını, sıfatları hakkında nelerin vacib, nelerin imkansız olduğunu bilmediğin birine nasıl ibadet edeceksin? belki de sıfatları hakkında, Allah korusun, hakikate muhalif bir itikada sahip olur bütün ibadetlerinin boşa çıkmasına sebep olursun.
_bu konudaki tehlikenin büyüklüğünü, ihyau ulumi?d-din kitabımızın ?havf? bölümünün sonunda ?kötü son?un manasını açıklarken genişçe izah ettik.
_a) şer?i vecibeleri öğrenme gereği
_bundan sonra şer?i mükellefiyetlerden mutlaka yapman gerekenleri öğrenmen gerekir. böylece Rabb?inin sana emrettiklerini yapabilir ve terk etmen gereken yasakları da terk edebilirsin. yoksa, taatin ne olduğunu ve nasıl yapılması gerektiğini bilmeden, onlardan nasıl kaçınabilir, günahları işlemekten nasıl korunabilrsin? taharet, namaz, oruç vb. şer?i ibadetleri gereği gibi eda edebilmen için ahkam ve şartlarıyla birlikte onları öğrenmen gerekir. belki de sen farkında olmadan, yıllardan ve uzunca zamandan beri taharetini, namazını ifsad eden bir hal üzeresin veya onları sünnete muhalif olarak yapıyorsundur? belki de, bir problem ile karşılşıyorsun ve çözümünü öğrenmediğin bu meseleyi soracak kimseyi de bulamıyorsundur?
_b) batıni ibadetler
_sonra bu hususta konunun dönüp dolaştığı nokta, kalbin faaliyeti olan batıni ibadetlerdir. tevekkül, tevfiz, rıza, sabır, tevbe, ihlas vb. konuları öğrenmen gerekir. bunların açıklaması inşaallah ileride gelecektir.
_bunun yanında, yukarıdakilerin zıddı olan öfke/gadap, uzun emel, riya ve kibir gibi batıni yasakları da öğrenmen gerekir ki onlardan sakınabilesin. yapılması emredilen bu farzlar ve onların zıtları, Allah Teala?nın yüce kitabında ve nebi?sinin diliyle hadis-i şeriflerde bildirdiği husulardır. Allah Teala şöyle buyurur:
?eğer müminler iseniz ancak Allah?a tevekkül ediniz.?[7]
?eğer siz yalnız O?na ibadet ediyorsanız Allah?a şükredin.?[8]
?sabret, senin sabrın da ancak Allah?ın yardımı iledir.?[9]
?büyün varlığınla O?na yönel!?[10]
_yani tam manasıyla ihlaslı ol demektir. aynen namaz ve orucu emreden ayetler gibi, bunlara benzer pek çok ayet-i kerime vardır. sana ne oluyor ki, bunları emreden Rabb bir ve kitap bir olduğu halde, namaz ve orucu yerne getiriyor ve öbür farzları terk ediyorusn? belki de bunlardan gafilsin ve bunlar hakkında hiç bilgin yok! sadece birincisinden payı olup da kalbi çelinmiş kimselerin fetvası seni aldatmış; marufu münker ve münkeri maruf olarak göstermiş olabilir. kim, Allah Teala?nı kitabında nur, hikmet ve hidayet olarak isimlendirdiği ilimleri ihmal ederek haramları işlemeye yönelir ve dizginleri onun eline teslim eder?!...
_ey doğru yolu arayan kişi! tatavvu/nafile namazları ve nafile oruçlarla meşgul olurken, Allah Teala?nın seni mükellef tutup üzeirne farz kıldığı şeylerden bazılarını hatta çoğunu kaybetmekten, terk etmekten korkmuyor musun? nihayetinhde, hiçbir şey kazanmamış, eli boş kalmış duruma düşmekten çekinmiyor musun? belki de sen, Allah Teala?ya kurbet/yakınlaşma kastıyla mübah olan yiyecek, içecek veya uykuyu terk ettiğin halde, cehennem ateşini gerektirecek günahlardan birinde ısrar etmekte, sonuçta eli boş kalmış bir kimse durumuna düşmektesin?!...
_bütün bunlarıun en kötüsü kendini güvende hissetmen, uzun emel sahibi olmandır. halbuki uzun emel bizatihi masiyettir. sen ise bunu iyi niyet zannediyorsun. oysa ikisinin arasında farklar olduğu gibi bazı yönlerden de benzerlikler vardır.
_yine başına gelenlere sabredemeyip üzülüyor, umutsuzluğa kapılıyorsun, bunu da Allah Teala?ya tazarru ve niyazla yalvarma zannediyorsun? kesin olarak riya ve gösteriş içinde olduğun halde, Allah Teala?ya hamd ettiğin veya insanları hayra davet ettiğini sanıyorsun. böylece Allah Teala?ya karşı masiyet olan şeyleri taat sayıp, yapıyor ve ceza gerektiren işlerden sevap bekliyorsun. nihayet büyük bir aldanma ve çok kötü bir gaflete düşüyorsun. vallahi bu, amel sahiplerinin içine düştükleri fena bir musibettir.
_sonra zahiri amellerle batıni ameller arasında ihlas, riya, ucub, minnet/başa kakma vb. gibi zahiri amellerin sahih/geçerli veya fasid/geçersiz olmasına sebep olan ilişkiler vardır. her kim bu batıni amelleri, onun zahiri ibadetleri etkiledeği yönleri, ondan kaçınma yollarını ve işlediği amelleri ondan korumayı bilmezse; sahih olan zahiri amelleri çok az olacağı gibi, zahiri ve batıni ibadetleri kaybedecek, elinde onca zahmet ve mihnetten başka bir şey kalmayacaktır. bu apaçık bir hüsrandır. bunun için rasulullah (s.a.v.) buyurdu:
?alim olarak uyumak, cahil olarak namaz kımaktan daha hayırlıdır. çünkü bilgisizce amel eden kimse, ıslah ettiğinden daha çok ifsad eder.?[11]
_rasulullah (s.a.v.) ilim hakkında şöyle buyurur:
?ilim, saidlere ilham edilir, şakiler ise ondan mahrum bırakılır.?[12]
_bunun manası şudur: ilim Allah Teala katındadır. insanın iki bedbahtlığından biri ilim öğrenmemesi, diğeri ise nasipsizliği ve boşa giden ibadet için yorulup zahmete katlanmasıdır. zira o ibadetlerden eline geçecek olan kuru zahmetten başka bir şey değildir. fayda vermeyen ilimden, katına yükselmeyen amelden Allah Teala?ya sığınırız. bu yüzden, insanlar içinde ilmiyle amil, zahid alimler, Allah (c.c.) onlardan razı olsun, özellikle ilme büyük bir ihtimam gösterirlerdi. çünkü ibadetin mihveri, kulluğun özü ve Rabbülalemin?e hizmet ancak ilim ile mümkündür. ehl-i basiretin, ilahi yardıma ve tevfike mazhar kişilerin görüşleri de böyledir.
_bu ifadelerden, kulun taatinin ancak ilim ile elde edilip hatalardan korunabildiği senin için açıkça ortaya çıktığına göre; ibadet konusunda ilmi mutlaka öne alman gerektiğini anlamışsındır.
_ilmi öne almayı gerektiren ikinci sebep
_şüphesiz, faydalı ilim insanda Allah korkusu ve heybetini sağlar. Allah Teala şöyle buyurur:
?Allah?tan kulları içinde ancak alimler korkar.?[13]
_evet gerçekten öyledir, zira onu hakkıyla tanımayan, gerçek manada ona saygı duymaz, gerekli tazim ve hürmeti göstermez. demek ki ilim, Allah Teala?nın yardımı ile, tam manasıyla ibadetin yapılmasını ve bütün günahlardan sakınmayı temin etmektedir.
_zaten kulun da ibadetten maksadı bu iki hususu elde etmektir. o halde, ey ahiret yoluna girmiş kişi, Allah seni doğru yola iletsin, senin üzerine düşen ilme sarılmaktır. yardımıyla başarıya ulaştıracak olan Allah Teala?dır.
_farz ilimler
_hadis-i şeriflerde rasulullah (s.a.v.):
?ilim öğrenmek her müslüman üzerine farzdır.?[14] buyurmuş olduğuna göre, acaba öğrenilmesi farz ve gerekli olan ilim nedir? ibadet konusunda kulun mutlaka öğrenmesi gerekli ilmin sınırı nedir? şimdi bu soruların cevaplarını vermeye çalışalım. bil ki, öğrenilmesi farz olan ilimler üç kısımdır:
_a) tevhid/akaid ilmi.
_b) sır/batın ilmi, bunlardan kast ettiğim, kalp ve faaliyetleriyle ilgili olan konulardır.
_c) şeriat ilmi.
__a)tevhid/ akaid ilmi
_bunların her birinden öğrenilmesi gerekli miktar, mesela tevhid/akaid ilminde öğrenilmesi farz olan miktar; dinin aslını bilebileceğin kadarıdır. bu da; ilim, kudret, hayat, irade, kelam, semi?/işitme, basar/görme sahibi bir Rabb?in olduğunu, ortağının bulunmadığını, kemal sıfatlarıyla sahip, hudusa/sonradan olduğuna delalet eden şeylerden münezzeh, sonradan olan şeyler arasında başlangıcı olmayan tek kadim olduğunu bilmendir.
_muhammed (s.a.v.)?in onun kulu ve elçisi olup, Allah Teala?dan getirdikleri, ahiret alemine ait kendi diliyle ifade ettiği hususlarda doğru sözlü olduğunu bilip inanmandır. sonra, öğrenilmesi vacib konular arasında sünnetin temeli olan hususlar gelir. ayrıca Allah?ın dininde, kitap ve sünnetin getirmediği bir bid?ate saparak, Allah?a karşı kendini büyük bir tehlikeye atmaktan sakınmalısın.
_akaidin delillerinin hepsinin de aslı Allah?ın kitabı kur?an-ı kerim?de mevcuttur. alimlerimiz bunları, akaidle ilgili olarak yazdıkları kitaplarında zikretmişlerdir, Allah onlara rahmet eylesin.
_özetle; bilmediğin takdirde helak olmaktan kurtulamadığın her şeyi öğrenmen farzdır, onu asla terk edemezsin. bunu böyle bilmelisin, tevfik Allah?tandır.
__b) sır/batın ilmi
_sır/kalp ilminden öğrenilmesi farz olan miktara gelince; emir ve yasakları bilebilecek kadar olan kısmıdır. böylece Allah Teala?yı tazim etmen, ihlası, niyeti ve amellerin selametini temin etmen mümkün olabilir. bunların hepsi de inşaallah kitabımızın ilerleyen konuları arasında gelecektir.
__c) fıkıh ilmi
_şeriat ilimlerinden öğrenilmesi gerekenlere gelince: yapılması farz olan her şeyi, yerine getirebilmen için öğrenmen üzerine farzıdr. bunlar taharet, namaz, oruç vb. konulardır. hac, cihad, zekat gibi konulara gelince, eğer bunlarla mükellef isen, onları da eda edebilmen için öğrenmen gerekir, çünkü öğrenmezsen yerine getiremezsin.
_ilimlerden bilinmesi gerekli miktar
_soru: acaba üzerime farz olan, bütün küfür milletlerini çökertecek derecede tevhid ilmini öğrenmek, islamın delilleriyle onları susturmak ve bütün bid?atları ortadan kaldırıp sünnet-i seniyye ile onları susturmak mıdır?
_cevap: bilmelisin ki bu farz-ı kifayedir. senin mutlaka öğrenmen gereken ise, dinin esaslarından itikadını doğru bir şekilde bileceğin kadarıdır, başkası ile mükellef değilsin.
_aynı şekilde tevhid ilminin ayrıntılarını, inceliklerini ve tüm meselelerini öğrenmen de gerekmez. evet, eğer dinin esası hakkında sende bir şüphe var ve sen bunun, itikadını etkileyeceğinden korkuyorsan; o zaman senin mutlaka o şüpheyi ikna olacak bir yolla çözmen gerekir. tartışma ve münakaşalardan uzak durmalısın, çünkü bunda şifa yoktur, sırf hastalıktır. bundan uzak durmaya azami gayret göster, zira ona bulaşan ve dalan kimse, Allah Teala onu rahmetilye, lütfu ve kerem ile kurtarmadıkça asla felah bulmaz!...
_sonra bil ki, ehl-i sünnet davetçileri arasında şüpheleri izale eden, ehi bid?ate reddiyeler ortaya koyan, bu ilimlerle iştigal eden ve ehl-i hakkın kalplerini bid?atçilerin vesveselerinden temizleyen ddavetçiler her tarafta vardır. onların dışında kalanlardan bu farz böylece sakıt omuştur.
_ayrıca batın ilimlerin inceliklerini; kalbin garip halleriyle ilgili açıklamalarının hepsini bilmen gerekmez. sadece ibadetini ifsad edenleri/bozanları bilmen gerekir ki onlardan kaçınabilesin.
_ihlas, hamd, şükür, tevekkül vb. gibi yapman gerekenleri eda edebilmen için mutlaka öğrenmen gerekir. bunların dışında kalan alış-veriş, kiralar, nikah, talak, cezalar gibi konuların hükümlerini öğrenmen gerekmez. çünkü bunları bilmek farz-ı kifayedir.
_soru: tevhid ilminden öğrenilmesi gerekli bu belli miktarı, bir muallim olmadan insan kendi kendine öğrenebilir mi?
_cevap: bil ki, hoca kapıyı açıp yol gösterir ve öğrenmeyi kolaylaştırır. hocayla birlikte öğrenmek daha kolay ve daha rahattır. Allah Teala, kullarından dilediğine kendi fazlından ihsanda bulunur ve Cenab-ı Hak onun muallimi olur.
_sonra şunu da bil ki, bu sarp geçit, yani ilim geçidi, erişilmesi çok zor sarp bir zirvedir. fakat, maksat ve hedefe ulaşmak ancak onunla mümkündür. faydası sayılamayacak kadar çok, ama onda mesafe almak oldukça zorlu ve tehlikeleri çok büyüktür. niceleri bu yoldan geri dönmüş ve sapmış, niceleri bu yolu tuttuğu halde ayakları kaymış, niceleri ona bakıp şaşa kalmış, nice şaşkınlar kuruyup kalmıştır. ilim yoluna giren niceleri de kısa bir sürede bu yolu kat ederken, bir diğeri yetmiş sene onun için uğraşmak zorunda kalmıştır. her şey tamamen Allah Teala?nın elindedir.
_faydasına gelince, yukarıda zikrettiğimiz gibi, kulun şiddetle onu ihtiyaç duyması ve bütün ibadetlerin tamamen ilim üzerine, özellikle de tevhid ilmi ve batın ilmi üzerine bina edilmiş olması sebebiyledir.
_rivayet edilir ki, Allah Teala vahiyle davud(a.s.)?a şöyle buyurdu:
?-ey davud, faydalı ilmi öğren!? dedi ki: ?-faydalı ilim nedir, ey Allah?ım?? buyurdu ki: ?-celalimi, azametimi, kibriyamı ve her şeyin üstünde olan kudretimi bilmendir. seni bana yaklaştıracak olan ilim budur!?*
_ilim öğrenmenin gayesi
_hz. ali(k.v.?)?nin şöyle dediği rivayet edilir: ?büyüyüp Rabbimi tanımadan, küçük yaşta ölüp cennete girmek beni sevindirmezdi. Allah Teala?yı en iyi tanıyan kimse, haşyeti en fazla, ibadeti en çok ve Allah için nasihatı en güzel yapandır!?
_ilme duyulan şiddetli ihtiyaca gelince; nefsini ihlasla ilim talebine vakfet! talebin, ilmi ezberleyip nakletmeye değil, anlayarak öğrenmeye yönelik olsun. ilim talebinde çok büyük tehlikeler bulunduğunu da bil! kim, insanların teveccühünü kazanmak, idarecilerin meclislerinde bulunmak, görüş sahiplerine karşı övünmek ve dünya menfaati elde etmek için ilim öğrenir ise, onun ticareti boşa gitmiş, ve alış-verişi zarara uğramıştır. rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: ?her kim ilmi, alimlere karşı böbürlenmek, sefihlerle münakaşa etmek veya insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse, Allah Teala da onu ateşle sokar.?[15]
_ebu yezid el-bestami der ki: ?otuz sene mücahedede bulundum, ilim ve onun tehlikelerinden bana daha zor gelen bir şey görmedim.?
_sakın şeytan gelip süslü sözlerle sana şöyle demesin: madem ki ilim konusunda bu kadar tehlike var, onu terk etmek daha evladır! sakın böyle bir düşünceye saplanma! zira rasulullah (s.a.v.)?den rivayet olunduğuna göre şöyle buyurmuştur:
?miraç gecesi cehenneme muttali oldum ve oradakilerin çoğunun fakirlerden oluştuğunu gördüm!? dediler ki: - ?ya rasulullah! mal yönünden fakir olanlar mı?? - ?hayır ilim yönünden fakir olanlar!? buyurdu?[16]
_ilim öğrenmeyen kimse, ne ibadetin ahkamını bilebilir ve ne de hakkıyla yerine getirebilir. şayet bir kimse ilimsiz olarak göklerdeki meleklerin ibadeti gibi Allah Teala?ya ibadet etse, hüsrana düşmekten kurtulamaz. o halde araştırma, tekrarlama, okuma yoluyla ilim talebi için hemen kolları sıva! tembellikten ve çabucak usanmaktan sakın. aksi takdirde, Allah Teala korusun delalet çukuruna yuvarlananlardan olursun!
_imam gazali?nin ?cennete doğru yedi geçit? ismiyle türkçeye çevirilen kitabından, ?birinci geçit: ilim? başlıklı kısmından alıntıdır.
_[1]65 talak, 12.
_[2]51 zariyat, 56.
_[3]ibnu mace, ilim, I/80, hadis no: 223; acluni, keşfu?l-hafa, II/111, hadis nu. 1828.
_[4]keşfu?l-hafa, II/421, hadis nu. 2811; elbani, da?ifu?l-cami?u?s-sağir ve ziyadatuhü, VI/14, hadis nu. 5917
_[5]kediri, I/740; keşfu?l-hafa, II/74, hadis no: 1747; ibnu mace, I/78, hadis nu. 216.
_[6]hadisin devamı şöyledir: ??(Allah) onu saidlere ilham eder, şakileri ondan mahrum bırakır.? kediri siracu?t-talibin?de (I/77) şöyle der: ?ebu nu?aym hilye?de, ebu talib el-mekki kutu?l-kulub?da, hatib el-bağdadi tarihu bağdad?da, ibnu?l-kayyim, ibnu abdi?l-berr ve diğerleri hadisi bu şekilde rivayet etmişlerdir.?
_[7]5 maide, 23.
_[8]2 bakara, 172.
_[9]16 nahl, 127.
_[10]73 müzzemmil, 8.
_[11]ebu nu?aym IV/385; kediri, I/9; suyuti, II/585, hadis no: 9294; münavi, VI/391.
_[12]bu, daha önce de geçen bir hadisin son kısmıdır, başı şöyledir: ?ilim önder, amel ise ona tabidir?? bu hadisin tahrici daha önce 6 numaralı dipnotta geçmişti.
_[13]35 fatır, 28
_[14]ibnu mace, ilim I/81, hadis nu. 224; suyuti II/97-98, hadis nu. 5264; ıraki, ihya, I/2(ahmed ve beyhaki?den naklen)
_[15]ibnu mace, ilim, I/93, h. nu. 253; suyuti, II/536 (tirmizi?den naklen).
_[16]hadisin benzer bir lafızla rivayeti için bkz. buhari, ilim, IV/142; müslim, rikak, 2096.
_*bu rivayetin kaynağı hakkında bir dipnot eklenmemiş, bu tarz ?rivayet edilir ki:?? gibi ifadelere dikkatle yaklaşmak gerekir, doğru olabileceği gibi yanlış da olabilir, böylesi durumlarda hayri kırbaşoğlu?nun belirttiği gibi; yazara güvenmek iyidir ama güvenmemek daha iyidir görüşündeyiz. denetim, itimada mani değildir. çünkü doğrunun hatrı, hakkın hatrı herkesin hatrından üstündür.
Yazının Devamı :
Yorumlar () |
|
|
|
|
|