Kategori : Editör , Yazar : hakan s. , Okunma : 789
Dinci tabiri sanırım pek çok okulda meslektaşlarımıza karşı "sosyalci, bedenci, sınıfçı" edasıyla söylenmekte. Mezkur branşlarla ilgili medyada sunulmaya çalışılan kötü bir profil olmadığı için, içi boş ve nedense "kötü yargılarla" doldurulmak istenen bu tabirin içini adam gibi biz birşeylerle dolduruncaya kadar bu tabirin Din eğitimcisi hakkında kullanılmaması konusunda gayret göstermemiz gerektiğini düşünüyorum ben.
Zira pek çok öğretmenin "dinci" derkenki sinsi gülüşlerini sanırım farketmişsinizdir.
Sizin de düşünce ve yorumlarınızı beklemekle birlikte bu durumu değiştirme yöntemlerinden kendi şahit olduklarımı ele alarak bahsetmeye çalışacağım.
...
- Özellikle Din Eğitimcisi okulda, gerek derslerinde gerekse de okuldaki seminer, yarışma vs. gibi programlarda teknolojik imkanları kullanma noktasında Bilgisayar formatörleri olmasına rağmen "başvuru odağı" oluyorsa o okulda din dersi öğretmeni "dinci" olmuyor bunu farkettim. İnsanlarda (öğretmenlerde) şöyle birşey var -ayrı bir konuda bu da tartışılabilir-, birisi teknolojiden anlıyorsa o medeni bir insandır. Pek çok açıdan doğru kabul edilebilecek bu önermenin çok ciddi yanlışları vardır ama meselemiz din dersi öğretmeninin eğitimde teknolojiyi kullanarak bunu kullanmayan veya kullanamayan öğretmenler üzerinde "bir modernite artısı" oluşturması.. Derslerin Projektörle, tepegözle, laptopla, uygunsa masa üstü bilgisayarlarıyla, vcd ve dvdlerle veya ders halinde hazırlanmış müzikallerle sunulması din öğretmenini "dinci" sıfatıyla itilmesi planlanan pozisyondan kurtarıyor.
- Bu minvalde dersin anlatımında diğer diyebileceğimiz özellikle bilimsel bulgulardan bahsedilerek derslerin anlatılması ve öğretmen odasında da bu tarz meselelerin konuşulmasında ön ayak oluşturulması din dersi öğretmeninin imajını değiştiren etkenlerden.
- İlginçtir yaşadığımız toplumda "ingilizce biliyor olmak, master yapıyor olmak -yüksek lisans değil master!! havası farklı- çok ciddi bir modernlik göstergesidir. Bu konuda yabancı dil biliminin önemi hakkında bir sözümüz yoktur ama söz gelimi "farsçanın bilinmesi" böyle bir artı sağlamaz imaj olarak. Milli Eğitimin sunduğu pek çok imkandan faydalanabilmek ve özellikle dış dünyadaki din eğitimlerini takip edebilme açısından bu yetenek ve sıfatlara sahip olmak da din eğiticisini insanların gözünde farklı bir yere oturtuyor.
- Sanırım, yukarıdaki maddelerden "din dersi öğretmeninin herşeyden önce kendisini iyi sunması gerekliliğine" siz de katılırsınız. Ne yazık ki "tevazu artık din öğretmeninin imajını kötülemeye çalışanlar için ciddi bir silah olmuştur ve imaja zarar vermemesi açısından din eğitimcileri kendilerini ve birikimlerini ortaya çekinmeden koymalıdır, öğretmen odalarında herhangi bir konuda yorumu merak edilen ve yüzüne bakılan insan olmalıdır diye düşünüyorum.
- Yukarıdaki bu maddelere sanırım, normallik sınırlarının altına inmeme gayretini de ekleyebiliriz. Öyle bir mesleğimiz var ki mimiklerimiz dahi dinimize veya "müslümanlara" olumsuz yönde mal edilebilecek tutumlara sebebiyet verebilir. Bu yüzden, din eğitimcisinin hayattan, gündemden, spordan, bilimden, kültürel ve sosyal faaliyetlerden uzak durmaması hatta bunları organize ederek belki iş yapma ahlakını insanlara göstermesi gereken insanlar olmaları gerektiğini düşünüyorum.
Değerli yorumlarınızı beklerim.
Yorumlar () |
|
|
|
|
|