|
Ahmet Altan, Cami ışıklarına bakan çocuk |
|
|
|
Ahmet ALTAN
Cami ışıklarına bakan çocuk...
Sonra büyüdüm.
İnanmanın huzurundan aklın huzursuzluğuna geçtim.
O çocukluk dönemimden sonra bir daha hiç dindar olmadım, oruç unutmadım, dua etmedim, namaz kılmadım.
Lise yıllarında karşımdakinin inançlarına hiç aldırmaz, herkesin korktuğu bir güçten korkmamanın tuhaf lezzetiyle diğer çocuklarla kıyasıya tartışırdım, onlar Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışırlardı ben yokluğunu.
|
|
|
Feleğin çemberinden geçmek deyiminin hikayesi |
|
|
|
Vaktin birinde Yahya adında yıldızı parlak bir talebe varmış. Onunla kısa bir süre konuşanlar bile aklına, bilgisine ve acayip düşüncelerine hayran kalırmış. Henüz on iki yaşındaymış ama tam bir akıl kumkuması ve köyün en cingöz çocuğuymuş.
Bir dağın eteklerine kuruluymuş köy. Yahya da, tâ aşağılara bakan bir evde oturuyormuş. Tabii annesi, babası ve kardeşleriyle birlikte. Odası kitaplar ve tuhaf aletlerle doluymuş. Tekerlekler, pedallar, yivler, bilyeler, yelken kumaşları, kalın halatlar, dikiş iplikleri, büyük iğneler, aynalar, makaslar, kalemler, ölçüm cetvelleri, kâğıtlar, ince çıtalar…
|
|
|
El üstünde tutulmak deyiminin hikayesi |
|
|
|
Vaktin birinde mavilikler içinde bir ülkede, tatlı rüzgârların estiği bir şehir varmış. Deniz ve şehrin sımsıkı kucaklaştığı bir yerde kuruluymuş padişahın sarayı. Konuklar deniz yoluyla gelir, denize açılan kapılardan uğurlanırmış.
Hoş şehirde bütün pencereler denize bakar, bütün kapılar denize açılır ve bütün yollar da denize çıkarmış eninde sonunda. Padişahın biricik kızı, Naz Sultan da denizi gözlermiş gün boyu. Bir gülüşü varmış canfeza, bir neşesi varmış ömre bedel! Padişah da küçük kızını çok sever, bir dediğini iki etmezmiş.
|
|
|
Avcı ne kadar av bilirse ayı o kadar yol bilir deyiminin hikayesi |
|
|
|
Vaktin birinde insaflı bir avcı varmış. Öyle “Attım mı vururum, vurdum mu indiririm!” türünden değilmiş. Yavruları avlamaz, yuvalara zarar vermez, avcılığın inceliklerini bilir, av mevsim dışında avlanmazmış.
Bir gün, “Ya nasip!” diyerek çıkmış yola. Ormanda sağına soluna bakıyor; ava giderken avlanmamaya çalışıyormuş...
|
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 33 - 36 Toplam 51 |