|
Rabbim benim adımı mı andı Ya Resulallah? |
|
|
|
Kur'an-ı Kerim'in İslam ümmeti için çok önemli hizmet cereyanlarına işarette bulunuyor olmasını garip karşılayıp bu durumu uzak bir ihtimal olarak kabul edenler de olabilir. Ne var ki, Kur'an-ı Kerim devr-i risaletpenahîdeki pek çok şahıstan da bahsetmektedir. Dahası bu şahıslardan bir kısmının Yüce Beyan'da bahse konu olmaları şahsî faziletlerinden ötürüdür.
Asıl arz etmek istediğim konuya gelince: Sahabe-i Kiram arasında öyleleri vardır ki, hayatlarında belki çok az fedakârlıkta bulunabilmişlerdir. Kur'an böyle birini ele alır, onu destanlaştırır, bayraklaştırır ve tarihe mal eder. İşte bir-iki örnek:
|
|
|
Ucb |
|
|
|
Kişinin kendi meziyetleriyle sermest olması ve başkalarını hakir görme hastalığıdır.
Bir gayr-i müslimde bu boşluklar varsa ona imân zor nasip olur. Bunları içinde taşıyarak ölen mü’minler ise, ekseriyetle cennete ulaşmada zorlanırlar. …yaptıkları hizmetlerle dost-düşman hemen herkesin takdirlerini kazanan arkadaşlara bir-iki hususu hatırlatmakta yarar var: Üstat Bediüzzaman yapmış olduğu onca devâsâ hizmetlere rağmen diyor ki: "Biz yapageldiğimiz hizmetlerle, ahir zamanda gelecek zâtlara zemin hazırlıyoruz."; "Sen, ey riyakâr nefsim! Dine hizmet ettim diye gururlanma. "Allah bu dini facir bir adamla da te'yid ve takviye eder." sırrınca, müzekka olmadığın için, belki sen kendini o racül-ü facir bilmelisin; hizmetini, ubudiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i sanat bil, ucub ve riyadan kurtul."; "Güneşe müteveccih su kabarcıklarında güneşin aksi bulunur. Onlar karanlığa girdiğinde veya güneşle alâkası kesilince her şey de biter." Onun bütün hasiyeti güneşi tam aksettirebilmesindedir, yoksa o güneş değildir. Aynen öyle de, sen kabarcıklar misali Allah'tan gelen şeyleri aksettirebiliyorsan ne güzel! ( Ucb ile ilgili kapsamlı bir çalışma dökümanlara eklendi )
|
|
|
Tanrı'nın yolu topluluğu |
|
|
|
Reenkarnasyona ve evrime inanan topluluk hakkında bir araştırma.
|
|
|
Yermük'te bir komutan |
|
|
|
Hz. Ömer R.A.'ın halifelik döneminin başlarında, Suriye'nin fethi sırasında Yermük mevkiinde Bizanslılar ile müslümanlar arasında çok çetin bir savaş olmuştu (Ağustos, 636). Bu savaşta müslümanların komutanı 'Seyfullah' lakabını taşıyan Halid bin Velid R.A. idi.
İşte bu savaşın kızıştığı sırada, Bizans ordusunun önde gelen komutanlarından Cerece (Yorgi) öne çıkarak, Halid bin Velid R.A.'ı yanına çağırdı. Omuz omuza yanaşmış atları üzerinde iki komutan şöyle konuştular:
|
|
|
<< İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 153 - 156 Toplam 194 |