KÖŞE YAZARLARI
Ailede Din Eğitimi Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Ahmet Yapıcı

İslâm nazarında çocuk Allah’ın insanlardan dilediğine (Şura, 49, 50) bahşettiği bir lütuf, insan için dünyada imtihan vesilesi, (Enfal, 28) dünya hayatının tatlı bir süsü (Kehf, 46) ve Allah’ın insana bir emanetidir. Kur’an, çocukların birer emanet olduğu gerçeğinden hareketle, onları ateşin azabından korumayı telkin etmektedir. (Tahrim, 6) Çocuklarımızı ateşten korumanın yolu ise onlara dini terbiye vermektir. Bu konuda Hz. Ömer’in Peygamberimize, "Kendimizi ateşten koruruz ama çocuklarımızı nasıl koruyacağız?" sorusuna Peygamberimizin, "Allah’ın sizi yasakladığı şeylerden onları engellersiniz. Allah’ın size emrettiği şeyleri onlara emredersiniz. Böylece onları korumuş olursunuz." (Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 7/426) şeklindeki cevabı, bu korumanın nasıl olacağı hususunda bize bir yol göstermektedir.

 
Avrupa'da Müslüman Olmanın Zorlukları Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
Ahmet Yapıcı

Son yıllarda Avrupa'da yaşayan Müslümanların sorunlarına ilişkin birçok çalışma yayınlandı. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi de  Tarık Ramazan'ın “Avrupa'lı Müslüman Olmak-Anka Yayınları" isimli kitabı.

Kitap Avrupa'da yaşayan Müslümanların kimlik ve kültür sorunlarından yola çıkarak Avrupa'da yeni bir din dili ve İslam kültürü geliştirmenin gereğini tartışıyor. Bunun için de İslam'ın temel kaynaklarından sayılan fıkıh üzerinde dururken çokça konuşulan bazı kavramları (dar el İslam-dar el harb gibi) yeniden tartışıyor.

Avrupa'da yaşayan Müslüman toplumların orada ikinci sınıf insan yani öteki muamelesi gördüklerine her fırsatta şahit oluyoruz. "Avrupa içinde ama doğulu" olarak yaşamak pek çok sorunu da beraberinde getirmekte. Bu sorunlar her gelen yeni nesilde biraz daha gün yüzüne çıkmakta.

Bugünün Müslümanlarının gerek batıda gerek doğuda bir kuşatma altında olduğunu söylemek abartı olmasa gerek. Modernist bir kuşatma ile karşı karşıyadır Müslümanlar. Ve bu kuşatma Müslüman toplulukları farkında olarak veya olmayarak asıl kökleriyle aralarındaki mesafeyi açmaktadır.

 
Kainatın Efendisi Kadir Gecesini Nasıl Değerlendirirdi? Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 2
Adem Sav

Kadir Gecesi

Ramazan ayının 27. gecesi "Kadir Gecesi"dir. İnsanlara dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren dinimizin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim Peygamberimize Ramazan ayı içinde Kadir Gecesinde inmeye başlamış, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e peygamberlik görevi bu gecede verilmiş ve İslâm güneşi bu gecede doğmuştur. İşte bu önemli olaylar Kadir Gecesine büyük bir şeref vermiş, üstün bir değer kazandırmıştır.

Kadir gecesinin bin aydan daha haylırlı olduğu Kur'an-ı Kerim'de açıkça bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz de bu gecenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
«Kim ki, faziletine inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.» 


Kadir Gecesi biz mü'minlere Allah Teâlanın büyük bir lütfu ve sonsuz rahmetinin eseridir. Bu geceyi Allah rızası için namaz kılarak, Kur'an okuyarak ve dûa ederek en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.

Hz. Aişe bir gün Peygamberimize:
–«Ya Rasûlellah: Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?» diye sordu.
Peygamberimiz şöyle buyurdu:
–«De ki: Ya Rab; sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni afffet.»

Sevgili Peygamberimizin öğrettiği bu duayı, biz de Kadir Gecesinde tekrar edelim.

Kandil gecelerini; Allah rızası için namaz kılmak, Kur'an okumak, Peygamberimize salât ve selâm okumak, günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dilemek, dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua etmek ve yapacağımız yardımlarla yoksulları sevindirmek suretiyle değerlendirmeliyiz. 
 
 

 
Kadir Kıymeti Bin Aydan Fazla! Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 5
Ömer Özbek

Nebi (sav) Ramazanın son on gününü, "Müslüman kulların, mü'min kulların, Ramazana hürmet eden, Ramazanda gayret eden kulların cehennemden azad olma zamanı." diye tarif ediyor.

Ve o son on günde bir gece varki kadr-u kıymeti bin aydan daha fazla o gecenin. Çok mübarek bir gece. Bu geceyi ıskalayan ise çok büyük bir mahrumiyete uğramış oluyor.

Allah Rasulü (sav); "Ramazanın içinde bir gece var, o bin aydan daha hayırlıdır. Çok mübarek bir gece. Bunun hayrını yakalayamayan, hayrından mahrum kılınan, bunu kaçıran, bunu değerlendiremeyen, kadrini kıymetini bilmeyen, veya o geceye yakışıksız tavırda o geceyi geçirmiş olan, hakikaten büyük mahrûmiyete uğramıştır." buyuruyor.

 

 
Alışverişi Bırakmak Namaza Koşmak Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
Ömer Özbek

Rabb çağırır kulunu her Cuma,
Ey iman eden kulum diye; Cuma günü namaza çağrıldığında Alışverişi bırak namaza koş... (Bkz. 62/Cuma 9)

Cuma günü camiye geç kaldım. Ezan sonrası namaza yetişmeye çalışıyorum. Bir de ne göreyim sürekli alışveriş yaptığım market sahibi arkadaş Cuma vaktinde hala satış yapmaya devam ediyor. Namaz çıkışı uğradım şöyle ne var ne yok türünden... Yukarıda işaret edilen ayetten bahsettim. "Var mı öyle bi ayet?" dedi. Hayret etmiştim... 

 
Ahlakı Ne Kadar Önemsiyoruz? Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Ahmet Yapıcı

Bütün dinlerin temel hedeflerinden birisi de mensuplarına ahlaki bir şahsiyet kazandırmaktır. Hatta bir dinin hedefinin inanç temelli bir ahlak oluşturmak olduğunu söylersek abartıda bulunmuş olmayız.
İbadetlerin de bu ahlaki şahsiyeti oluşturmak için birer araç olduğunu söyleyebiliriz.
Dinlerin hedef olan ahlak, aynı zamanda farklı dinlere mensup insanların buluşabileceği ortak payda konumundadır.
Özellikle mensubu olduğumuz İslam'ın "ahlak" vurgusu çok dikkat çekicidir.

 
<< İlk < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 Sonraki > Son >>

Sonuç 97 - 102 Toplam 113

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)