Varolmak / Blog
Madımak,Alevifobia ve Bataklık Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
  Madımak katliamı bağlamında Alevi meselesini irdelediğim yazılarda en çok rahatsız olunan şey altını çizmek istediğim Alevifobia histerisi oldu…Bu ülkenin Sünni toplumunun hepsinde değil ama ciddi kısmında,değişik derecelerde de olsa bir Alevifobia histerisi olduğuna inanmayan(yada inanmak istemeyen) buna itiraz eden epey okur mektubu aldım…Bir yönüyle “inanmak istememe” duygusu,inkar etme arzusu asil bir hissiyattır.Bu toprakların yüzyıllar,binyıllar [...]
 
Türk faşistlerine iki çift laf Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
Engin Ardıç  O temel hatayı yapmasaydınız, Amerika sizin tasfiye edilmenize bu kadar çabuk göz yumar mıydı? “Kullanılıp atılmanın” ne kadar kolay olduğunu gördünüz işte… Ne yani, “NATO‘culara karşı” oynadığınız maçı kazanabileceğinizi sanacak kadar saf mısınız siz yahu? Nereye doğru gittiğinizi göremeyecek kadar kör müsünüz? Size “komünistlere bulaşın” denilmişti, “kendi kafanıza göre jeostrateji oynayın” diyen oldu mu? Defalarca yazdık yıllardır: Avrupa’yla [...]
 
Kullanmadan önce lütfen çalkalayın Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
Türkiye son dönemlerde öyle bir çalkalanıyor ki, henüz kapağı açılmamış olmakla birlikte, Türkiye adlı konsantre meyve suyu açıldıktan sonra ne olacağını da tam olarak kimse bilmiyor. Tek bildiğimiz, şu aralar konsantre suyumuzu çok iyi çalkalamakta olduğumuz.Konsantre suyumuzu bugünlerde en fazla çalkalayan kuşkusuz Ergenekon soruşturması; bu kapsamda yapılan tutuklamalar ve Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Özden [...]
 
[Kürsü] Hüsn-ü zan ibadettir Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 1
Dini Yazılar / Genel
Her zaman vicdana hoş gelen mülahazalarla dolu olmanın ve bir kimse hakkında müsbet kanaat beslemenin ıstılahtaki unvanı "hüsn-ü zan"dır. İyi niyet, olumlu düşünce ve güzel görüş manalarına gelen hüsn-ü zan, insanın iç saffetinin ve hayırhahlığının bir göstergesidir.
 
[SÖZÜN ÖZÜ] Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Dini Yazılar / Genel
İnsan, Allah'ın bahşettiği nimetler ölçüsünde O'nunla münasebete geçmemişse, dünya sultanlığının üstünde tutacak kadar Müslümanlığın kadr ü kıymetini bilmiyorsa ve önüne serilen hizmet imkanlarını değerlendirmek suretiyle rıza ve rıdvana ulaşma gayretinde değilse, o, ilahî ihsanlara karşı gözlerini kapatmış bir zavallıdır; gırtlağına kadar nankörlük içine gömülmüş böyle biri için başka günah aramak manasızdır.
 
[HAFTANIN DUASI] Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Dini Yazılar / Genel
Ey bütün hamd ü senâların biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lütfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için biz de Sana hamd ve şükranlarımızı arz ediyoruz.
 
Kulumu Cennet'e götürün Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Dini Yazılar / Genel
İnsanlar hakkında her zaman hüsn-ü zanna memur olan mü'minlerin, Yüce Yaratıcı'nın muamelelerine karşı sû-i zan ifade eden hoşnutsuzlukları da asla düşünülemez.
 
Türkiye?de Modern Bilimlerin Öncülerinden: Başhoca İshak Efendi Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar

Osmanlı Devleti, hasta adam olarak nitelendirildiği dönemde bile, sanılanın aksine, Batı?daki bilimsel aktiviteleri yakından takip etmekte ve onları eğitim müfredatına almaktaydı. Avrupa, zengin kaynakları karşılıksız elde ettikten sonra, kurulan akademilere geniş maddi imkânlar sağlama fırsatı yakaladı. Bu ise, yoğun bir tercüme hareketiyle aldıkları İslam bilimini ilerletilip bilimsel alanda ciddi bir atılım yapılmasına yol açtı. Aynı dönemde Osmanlı ise kaynak darlığıyla ve bölgedeki huzursuzluklarla baş etmekteydi. Böyle bir dönemde Dünyadaki bilimsel çalışmaların takip edildiğine güzel bir örnek olarak İshak Efendi göze çarpmaktadır. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Başhoca İshak Efendi: Türkiye?de modern bilimin öncüsü eserinden iktibaslar ile ona ve yaptıklarına yakından bakalım:


Batı?da gelişen modern bilimin Osmanlı Devletine girişini sağlayan bilim adamları arasında en önemli simalardan birisi de İshak Efendi?dir. İshak Efendi?nin gerçekleştirdiği geniş ve hızlı tercüme hareketi, Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn?un eğitim sistemine getirdiği yenilik ve düzenlemenin, Tanzimat öncesi Osmanlı bilim ve eğitim hayatında görülen önemli değişikliklerden sayıldığı gibi Tanzimat dönemindeki köklü değişikliklerin temelini teşkil ettiği ileri sürülebilir. [Sayfa 1]


Mühendishâne?deki eğitiminden önceki hayatı hakkında kesin malumat bulunmamakla birlikte, İshak Efendi?nin Yanya?nın Narda kasabasında doğduğu ve Musevi bir aileye sahip olduğu söylenmektedir. İbranice?yi aile muhitinde, Yunanca?yı doğduğu kasabada öğrenmiştir. Türkçe, Arapça ve Farsça bilmesi de onun İslamiyeti kabulünden sonra medrese tahsili veya benzer bir tahsilden geçtiğini ve İslamiyeti genç yaşta iken kabul ettiğini gösterir.


Mühendishâne?de, mantık dersinde İsagoci kitabını okutması batı dillerinden yaptığı terminoloji aktarmalarında türettiği Arapça menşeli Osmanlıca yeni terimlerin türetiliş şekilleri ve bu terimlerin Arap dili bakımından özellikleri kendisinin Arap filolojisine ileri derecede vâkıf olduğunu ve iyi bit medrese tahsili gördüğünü gösterir. [Sayfa 8]


İshak Efendi Mühendishâne?deki talebeliği esnasında zekası, bilgisi ve çalışkanlığıyla Başhoca Hüseyin Rıfkı Tamanî?nin dikkatini çekmiş ki, Tamanî 1816?da Medine?deki mübarek binaların tamiri ile görevlendirildiğinde, onu yardımcı olarak maiyetinde götürür. [Sayfa 9]


Daha talebe iken matematik ve mühendislik sahasında sahip olduğu derin bilgi İshak Efendi?ye büyük şöhret kazandırmıştır. Talebe iken Medine?ye gönderildiği, dışarıdan bazı kimselerin ondan ders almak için geldikleri ve ayrıca Mühendishâne-i Bahrî ve Berrî-i Hümâyûn?da eğitim usullerinin düzeltilmesi için ona müracaat edildiği görülmektedir.


İshak Efendi?nin ilmi çalışmaları yanında mühendislikte de başarılı olduğunu belirten Esad Efendi [taleblerinden] ?Mühendishâne?de veya Tophane?de tamir veya silah konusunda halledilmesi gerekli bir husus ortaya çıksa, bunun hakkında bir iki saat içinde bir risale yazıp meseleyi açıklığa kavuştururdu?.


İshak Efendi?nin kişilik olarak, çok çalışkan ve vaktini hiçbir zaman boşa geçirmeyen bir kimse olduğu, onun mesirelerde bile koynunda taşıdığı Kur?an-ı Kerim?i üç ay gibi kısa bir zamanda ezberlemesinden, hatta geceleri uyumadan önce oğlu Sami Efendi?ye Fransızca Tarih okutturmasından açıkça anlaşılmaktadır. [Sayfa 27]


Tercüme ve adaptasyon yolu ile Avrupa kaynaklarından kısa sürede hazırladığı kitaplar, gerek padişahın şahsından gerek diğer Osmanlı resmî makamlarından büyük ilgi ve destek görmüştür. 1831-35 tarihleri arasında Mühendishâne?ye başhocalık yapan İshak Efendi?nin eserleri arasında Mecmua-i Ulûm-i Riyâziye adlı dört ciltlik eserinin özel bir yeri olduğu muhakkaktır. Basımında önce İshak Efendi tarafından I. cildi Sultan II. Mahmud?a takdim edilmiştir.


Kaymakam Paşa (Sadrazam vekili), Sultan II. Mahmud?a sunduğu telhiste, İshak Efendi?nin Avrupa dillerindeki kitaplardan 4 ciltlik Mecmua-i Ulûm-i Riyâziye isimli bir eser telif ettiğini ve bir arzuhal ile 1. cildini padişaha sunduğunu, kitabın padişah tarafından incelenmesini ve İshak Efendi?nin nezareti altında kitabın basılmasını ve dağıtılması hususunda emir ve ferman buyurulmasını istemektedir. [Sayfa 50]


Kaymakam Paşa?ya Sultan II. Mahmud?un kendi eliyle yazmış olduğu ve kanaatini ifade eden hatt-ı hümâyûnu:

?Kaymakam Paşa

İşbu takririn ve mumaileyh [kendisine işaret edilen, evvelce geçen] İshak Efendi?nin arzı ile takdim eylediği kitap manzûr ve malum-ı hümâyûnum olmuştur. Vakıa mumaileyh sair mevcudlarına nazaran bu fende hünerlice adamdır. Tâziyane-i şevkini mucib olmak için atiyye-i hümâyûnumuz olarak bin rub?iyye [300 gr altın] tarafına gönderilmiştir. Mumaileyhe viresin ve tıbkı istidası üzere kendü nezaretiyle tab ve temsil ettirilmek ve hitamında dört cildin birer aynını taraf-ı hümâyûnumuza arz ve takdim olunmak üzere icrasına mübaderet olunsun.?


Mecmua-i Ulûm-i Riyâziye?nin matematik, fizik, kimya, astronomi, biyoloji, botanik, zooloji, mineraloji gibi konuların Türkçe basılı metinlerini bir arada sunan ilk eser olması açısından Türk Bilim Tarihinde önemli bir yer işgal ettiği muhakkaktır. [Sayfa 46]


Mecmua-i Ulûm-i Riyâziye?nin 1247 (1831) de basılan ilk cildi Aritmetik (İlm-i hesab), Cebir (İlm-i cebir) ve Geometri (İlm-i hendese) konularını kapsamaktadır. II. cildi düzlemsel trigonometri, cebir kaidelerinin geometriye tatbiki ve geometri problemlerinin cebir yoluyla çözümü, bir yerin haritasının çıkarılması (kartograyfa), kale istihakmında gerekli trigonometrik hesaplar, yüksek geometri olarak adlandırılan elips, parabol ve hiperbol gibi koni kesitlerine, bunların özelliklerine, belirsiz denklemlerin geometrik konumlarının bulunmasına, irrasyonel eğri çeşitlerine, diferansiyel ve integral hesaplamalarına ayrılmıştır. III. cildi tamamıyla fiziğe ait konulara (hız, hareket, katı cisimlerin mekaniği, sıvıların mekaniği, gaz mekaniği, optik) ayrılmıştır. IV. cildi ısı, elektrik, küresel trigonometri, astronomi, biyoloji, akustik, botanik, zooloji, anatomi, mineraloji, jeoloji, ve kimyaya ait bölümleri ihtiva etmektedir. [Sayfa 55-61]

Kaynak: Ekmeleddin İhsanoğlu, Başhoca İshak Efendi: Türkiye?de modern bilimin öncüsü, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1989

İshak Efendi'nin eserlerinin değeri sadece bilim adamları değil devrin diğer bilginleri tarafından da bilinmekteydi. Meşhur Osmanlı hukukçularından Ahmet Cevdet Paşa, Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn'dan bir hoca'dan modern matematik üzerine ders almakta ve bu hoca ile birlikte mühendislik dergileri ve İshak Efendi'nin matematik üzerine yazmış olduğu eserleri okumakta idi. [Richard L. Chambers, "The Education of a Nineteenth-Century Ottoman Alim, Ahmed Cevdet Pasa", International Journal of Middle East Studies, Vol. 4, No. 4, sayfa 455]


 
?Düşünmek? üzerine.. Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
“Ben bir solucanım, fakat Tanrı’nın inayetiyle bir insan olacağım.” 4 Mayıs 1916′da cephedeyken ve tam da tehlikeli bir görevi üstlenmişken, savaş günlüğüne işte aynen böyle yazmış Wittgenstein. (Ich bin ein Wurm, aber durch Gott werde ich zum Menschen.) Wittgenstein ilginç bir isim. Tuhaf bir hayat yaşamış. Asker, mühendis, öğretmen, bahçıvan, mimar, sedyeci. B.Russell hatıratında Wittgenstein için “Acayip bir [...]
 
Tartıldın ve ölçüldün. Eksik olduğun anlaşıldı. Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
 Yazar: Suzan Başarslan A Knight’s Tale (Şövalye), Brian Helgeland‘ın yönetmeni olduğu film. William Thatcher’ın öyküsünü anlatır alışık olduğumuz tarzın çok dışında. Eskiyi anlatırken, kıyafet seçimi, makyaj, dans, dil… ironik bir dille karşımıza çıkar ve şövalye filmlerine yeni bir uyarlama ya da yorumlama havası verir. Eskiyi yeniyle harmanlayarak anlatır, bir nevi günümüze de gönderme yaparak, değişik olanın sadece [...]
 
Hayy Bin Yakzan Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
“Hayy Bin Yakzan” İbn-i Tufeyl’ in felsefi romanının adı. 1106 yılında Gırnata’da doğan İbn-i Tufeyl İslam düşünce tarihinde İşraki bir filozof olarak kabul edilir. “Uyanık’ın oğlu Diri” anlamına gelen “Hayy bin Yakzan” ıssız bir adada tek başına büyüyen Hayy’ ın kendi kişisel tecrübeleriyle Hakikat’i arama çabasının kelimelere dökülmüş halidir. Hayy, tabiatla baş başa, tüm dış [...]
 
Türkiye için bir umut Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
Alıntılar
“… Yeni kapital artik bilgi olduguna gore, gelirin adaletsiz dagitimindan bahseden “gelir ucurumu” kavrami artik yerini “dijital ucurum”a birakiyor. Bu yeni dunyada paraya sahip olanlar ve olmayanlardan degil, bilgiye sahip olanlar ve olmayanlardan bahsediyoruz. Gelismis ve gelismekte olan ulkeler arasinda hizla buyuyen bu ucurumu kapatmak icin,… Üçüncü Dalga’dan okumaya devam Share This
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 97 - 108 Toplam 1734

Son Yorumlananlar

- İnanç Atlası (1 yorum)
- Cennette cuma günü nasıl yaşanacak? (2 yorum)
- Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri (2 yorum)
- Kum Yiyen Kuşlar (2 yorum)
- Kuantum Felsefesi (2 yorum)
- Farid Farjad (5 yorum)
- Alevilik nedir? Sünnilik nedir? (15 yorum)
- Host Değişikliği (1 yorum)
- olmayacak (2 yorum)
- Mavi Patikler (3 yorum)