|
Fizik ötesini merak etmek |
|
|
|
Tasavvuf
|
Gayb/metafizik alemin sırlarını merak etmek ve araştırmak gemlenemez bir tutkudur. Bunun iki ana sebebi olmalı :
Bir: Rûh/duygu ve bedenimizdeki lâtif enerji boyutlarının ruhânî âlemlerden süzülerek özetlenmesi ve onlarla irtibat kuracak, alış-veriş yapacak şekilde dizayn edilmiş olması.
İki: Gayb âleminin sırlarını yakakalayacak ruhî duyarlılık ve şiddetli merak duygusuyla donatılmış olmamız.
Her kültürün bahsettiği sırlar âlemi, gizemli dünyalar vardır. Semavî dinlerin bütününde gayb âlemi ve özelliklerinden özet şeklinde de olsa bahsedilir. Kur’ân’da, Bakara Sûresinin 3. âyetinde mü’minler; “Gayba (duyular ötesi, metafizik boyutlu hakikatlere) imân ederler” şeklinde vasıflandırılırlar.
|
|
|
Hiç'lik Zirvesine Ulaşmak |
|
|
|
Tasavvuf
|
|
Amak-ı Hayal'den...
Kahveleri içtikten sonra Aynalı Baba kulübeden bir ney çıkardı, hafif ve hoş bir şekilde çalmaya başladı. Kabristanın sessizliği, neyin hüzünlü sesi bana garip bir zevk veriyordu. Şüphesiz, gittikçe göğsümden basan hüzün, bazen ferahlık veren “ah”lar çıkaracak kadar şiddetlenen bu garip zevkte kahvenin de tesiri vardı. Kendimde tuhaf değişiklikler hissediyordum. Güya taşımaya mahkum olduğum bir büyük yük üzerimden alınmıştı. Kendimde büyük bir hafiflik duyuyordum. Aynalı Baba ney ile taksimini bitirdikten sonra hafif ve davudi bir sesle okumaya ve sonradan ney ile çalmaya başladı.
"Ey can! Yok olacak olan bu aleme ibretle bak; gafletten kurtul, meydan boş değildir. Sultan Süleyman ve İskender Han neredeler? Yüzbin senelik ömrü neş’e ile geçirsen de hepsi “bir an”dan ibarettir. Cihan bağı ne güle, ne de bülbüle kalacaktır. A gözüm! Zaten felek, kime muradına göre yar olmuştur.”
Bu gazelde ne mühim bir tesir vardı! Aynalı Baba bu parçayı bitirip de ney üflemeğe başladığı zaman gözlerinden yaş akıyordu. Bunlar üzüntü ve sızlanma gözyaşları mı idi, zevk ve aşk mı idi, bilemem; lakin pek duygulanmıştım. O andaki ruhi ve vicdani durumumu anlatmak mümkün değil...
|
|
|
Kopya çekmeyi öğreten site |
|
|
|
Öğretmen Odası / Genel
|
|
Ee biz öğretmenler de bu tarz sitelerden yeni teknikleri öğrenmiliyiz diye düşünüyorum. Sitede çeşitli ders kaynatma yöntemleri, okulda yönetime söz geçirme ve kopya çekerken yakalnma durumlarıyla ilgili bilgiler mevcut.
http://www.blogcu.com/kopyacek
|
|
|
Kısa Film Yarışması |
|
|
|
Kültür-Sanat
|
Kısa Film alanında bir platform oluşturma hedefi ile düzenlenmekte olan festival, Kısa Film yönetmenlerinin eserlerini izleyicilerle bulusturmak, renkli ve keyifli bir festival ortamı olusturmak, ülke sinemasına katkıda bulunmak, yeni sinemacıları desteklemek üzere bu yıl 9-19 Aralık 2006 tarihlerinde 3.kez gerçekleşiyor. Geçtigimiz yıl programına, Festival kısaları, Uluslararası bölüm, Kısadan Uzuna, Belgesel Sinema, Canlandirma Kısaları ve Özel Gösterim bölümlerini ekleyerek genişleyen festival bu yıl da aynı çizgide kısa filmciler ve festival takipçileri için seçkin bir festival ortamı oluşturma hedefini sürdürüyor. Festival kapsamında düzenlenecek kısa film yarışması basvuruları için son katılım tarihi 30 Eylül 2006 olarak belirlendi. Yarışma Başvuruları başladı. Akbank Kısa Film Festivali yarışması kurmaca ve belgesel kategorilerinde yapılıyor. Yarışmaya süresi 20 dakikayı aşmayan kurmaca filmler ve süresi 30 dakikayı aşmayan belgesel filmler katılabiliyor. Geçtiğimiz yıl 264 kurmaca ve belgesel filmin başvurduğu festival yarışmasında, değerlendirme sonucuna göre 48 film Festival Kısaları bölümünde izleyiciye sunulmuştu. Bu yıl da yarışma başvuruları Festival Kısaları bölümünü oluşturacak. (ödül ve başvuru şartları yazının devamında)
|
|
|
Ebru'da "modern" tartışması |
|
|
|
Kültür-Sanat
|
|
Renklerin suyla dansı olarak bilinen ebru sanatı, geçtiğimiz gün İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen, ‘Ebru Günleri 2006’ panelinde tartışıldı. İstanbul Üniversitesi Ebru Kulübü Başkanı Ahmet Akcan’ın organizasyonunu üstlendiği panel, şair-yazar Beşir Ayvazoğlu yönetiminde, ebru sanatçıları Hikmet Barutçugil, Peyami Gürel, Füsun Arıkan ve A.Burhan Ersan’ın katılımıyla gerçekleşti. ‘Ebru Günleri’, İstanbul Sazendeleri’nin verdiği Türk sanat musikisi konseriyle başladı. Konserin ardından gerçekleşen panel, ebruda modern resim sanatının teknik ve içerik imkânlarını kullanarak modern çizgiyi benimseyenlerin ve dinleyicilerin zaman zaman karşılıklı eleştirmelerine sahne olacak biçimde tartışmalı geçti. Panelde gözler, önceki yıllardaki etkinliklere katılan ebru sanatının kadim isimleri Alparslan Babaoğlu, Fuat Başar ve Sadreddin Özçimi gibi simaları aradı...
|
|
|
Var Olmak |
|
|
|
Var Olmak
|
|
Var olmak, düşünmek ve hareket etmek demektir. Vakıa hayvanlar da hareket ediyorlar. Lakin onların hareketleri şuurlu değildir; alelade yer değiştirmeden, kımıldamadan ibarettir. Yalnız insana mahsus olan hareket (aksiyon) ise, kendi kendisini ve başka varlıkları değiştirmek demektir. Bununla insanın hareketleri hür oluş vasfını kazanıyor. Ancak hareketlerimin hür oluşu, kendisinden evvel var olan ve kendisine hakim bulunan hürriyet diye bir prensibin varlığını gerektirmez mi? Halbuki hareketten önce hürriyeti var kılacak başka bir hadise mevcut değildir. Hürriyetim, hareketimin varlığı sayesinde vardır ve hareketle birlikte kendini gösterir. Hareketin tahlili ise insanı daha büyük bir muamma ile karşılaştırmaktadır. Varlık, sanki hareketle beraber var olmuştur ve ebediyen ondan ayrılmamaya mahkumdur. Hareket denizin kıyılarında durup onun ufuklarına dalmışken filozof Moris Blondel'in bu temaşadaki vecdini dinleyelim :...
|
|
|
<< İlk < Önceki 141 142 143 144 145 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1729 - 1734 Toplam 1734 |