
|
Siteyi Tüm Haliyle İNDİREBİLİRSİNİZ
|
İÇ GÜDÜ - SEVKİ İLÂHİ

İnsanın
zihin altına yerleşmiş olan not defteri..gördüğü,duyduğu
hatta hissettiği şeylerin depolama sistemi…
İnsan en çok etkilenen bir varlıktır.Her
gördüğü ve işittiği şeylerden hatta bakışlardan önemli
çapta etkilenmekte ve bazen bu etki uzun zaman sonra da
olsa kendisini göstermektedir.
Hadisde ‘Her doğan İslam fıtratı üzere
doğar’hakikatı bizlere herkesin doğuştan zihin
altında,ruhlar aleminde eklenmiş,kendisiyle bir sözleşme
yapılmış belge ve bilgi zihnin altında mevcut olarak
gönderilmiştir.
İnsanın etkilenmesinin en uzun süreni ve en
kalıcı olanı ve adeta insanı köle haline
getireni,korkudur.
İster başkaları tarafından ve isterse
kendisi tarafından zihninin altına yerleşmiş olan o
korku sürekli kendisini gölge gibi takip etmektedir.
Dünya tarihinde zalim olan kimseler sürekli
insanların zihinlerinin altına yerleşerek ve kendi
korkusunu yerleştirerek onlara olan hakimiyetlerini
sürdürmüşlerdir.
      |
|
SAPTIRILAN HEDEFLER 
Bir asırdır yanlış hedefe sıkılan kurşunlar,alış
verişte yanlış yapılan hesaplar bizi şu anki iflasa
getirdi.
İslam gitmiş,Kur’an yasaklanmış,iman esasları ateizm
ve kominizmle tehlikeye girmişken insana ve inancına
değil,devlete talib olundu.Bu gün o devlete talib
olanlar ateist ve koministlerle beraber olup,dün
mücahitlik adına,bugün ise Ergenekon adına ortaklık
kurularak bir devre iflasla kapatıldı.
Milletin imanına ve inancına talib
olmayanlar,dünyaya,makama,sevda! ya talib oldular..Mevlâ
unutuldu..çünkü dava hayali süslüyordu..hakikattan
uzaktı.
Akidesini kaybetmiş bir toplumun takvasıyla değil
fetvasıyla meşgul olundu.Akıl ve mantık değil,hisler
konuşuldu,konuşturuldu.
Aslında pek konuşmak istemiyor ve
de pek gündeme getirmek istemiyordum.Zira hep aynı kısır
döngü üzerinde gidip gelinmekte tıpkı;’Bizim oğlan bina
okur,döner döner yine okur.”
      |
|
TAZİYENÂME 
*” Dünya bir köprüdür, üzerinden geçiniz,
(fakat) onarıp mâmur hale getirmeyiniz.”[1]
*“Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz; harap
olmak için binalar yapıyorsunuz”[2
*”
Dünya âhiret ehline haramdır, âhiret de dünya ehline
haramdır,Hem dünya hem âhiret ise Allah ehline
haramdır.”[3
*Bozulma,süfli şeyler ve yerler içindir.Ahirette yani
cennette bu durum yoktur.Çünkü orada her şey ve heryer
ulvidir.
Bayramın üçüncü günü iki düşündürücü ve öğüt
verici taziye de bulundum.
Bir meslektaşımın bayramın ikinci günü
tebrikleşmek üzere evine gittiğimde evinde yoktu.Bir gün
sonra annesinin vefat ettiğini duyduğumda hemen taziyeye
gittim.Bana anlatılanlarla beraber düşündürdükleri
şunlardı;
      |
|
NAZAR HAKTIR 
Âyette:” O inkar edenler zikri (Kur'an'ı)
duyduklarında neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi.
(Hala senin hakkında): "O bir delidir" diyorlar.
Oysa o (Kur'an) ancak alemler için bir öğüttür.”
Âyetin nüzulü sebebi olarak;
“Kelbî der ki: Kâfirler Hz. Peygamber (sa)'e göz
değdirmeye çalıştılar. Onlardan bir adam vardı ki iki
veya üç gün bir şey yemez, sonra abasının bir köşesini
kaldırır, yoldan geçen develere, davara bakar. Bir deve
hakkında: "Bu güne kadar bundan daha güzel bir deve
görmedim"; bir koyun hakkında: "Bugüne kadar bundan
güzel koyun görmedim." der ve o hayvan çok gitmeden yere
düşer ölürmüş." İşte kâfirler bu adamın Hz. Peygamber (sa)'e
nazar etmesini istemişler, o da bu isteğe muvafakat
etmiş. Ancak Allah Tealâ, Rasûlü'nü o adamın göz
değmesinden koruyup kendisine bu âyet-i kerimeyi
indirmiş.”
      |
|
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ,SOLUN SAĞ KOLUDUR

1970 yıllarında solun Türkiyeyi rusyaya bağlama,kominizm ve sosyalizmi
uygulama,Türkiyeyi rusyaya bağlayarak tamamen Rus
yanlısı ve zihniyeti bir uygulama,terör,kan dökme,yakma
ve yıkma faaliyetlerinin içinde aktif olarak rol
oynadılar.
Bunlar unutulmadı ve bunları yapanlar gayet az kimseler değil,sürülerce
idi.
Peki 1980 ihtilali sonrası bunlar ne oldu?
Yerin dibine girmediler her halde?
Bu yanlış düşünceden vazgeçme olgunluğunu gösterip,alet olarak
kullanıldığını anlayarak vaz geçenler bir olgunluk
göstermiş oldular.
Bir kısmı sefahete daldı,fikir babalığından göbek altı senaryolarına
yöneldiler.
Bir kısmı şöhreti seçti..bir kısmı zengin oldu..zahiren dağılmış gibi
idiler.
Ancak sol bitmedi ve kaybolmadı..boşluk bulduğu anda başını çıkardı ve
de çıkarmaktadır.Damar nüksetmektedir.
*Bu da ta bir asır öncesinin faaliyetleri olarak kendisini
göstermektedir.
      |
|
İÇ AYAR 
İnsanlar yaratılıştan iç ayarı yapılmış
olarak dünyaya gönderilirler.Tıpkı Tüm ayar ve
proğramlarıyla donatılmış olarak düzenlenen bir
bilgisayar gibi.
Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden
geçirilmiş,çalışır halde olarak sunulur.
Hadisde;’Her doğan islâm fıtratı üzere
doğar.Ancak daha sonra annesi babası hristiyan Yahudi
veya Mecusi ise onu da öyle yapar’
Allah her bir insanı,insan ve Müslüman sıfat
ve proğramı içerisinde dünyaya gönderir.
Zamanla proğram eklenen veya çıkarılan
veyahut da virüs kapan bir bilgisayar için iki yöntem
uygulanır;
Biri;Tekrar o bilgisayarı Donatılardan
‘Sistem geri yükleme’ile ilk veya en sağlıklı
kullanılabilir ayarlarına dönmekle,
Diğeri ise,bu durumda çözüme
kavuşmuyorsa,biraz daha sert tedbirler ile Format atmak
yoluyla,aslına döndürebiliriz.
      |
|
FETTAHİYYET HAKİKATI
VE SIRRI 
Fettah;Arapça
gramer olarak, Mübalağalı ismi faildir.
Çok
çok,çok-ca açan,fetheden anlamınadır.Açılımları
gerçekleştiren.Her şey açan,maddi manevi fetheden…
Fettahiyyet diğer isimlerin de tecellisiyle beraber
tezahür eder.Yani her şeye layık bir suret açar.
Arslana
verdiği kafa ve pençe ile, kediye verdiği kafa ve el bir
birine mütenasib bir açılım gösterirler.
Kabağın
yapraklarının açılımı ile,gülün yapraklarının açılımı
farklı farklıdır.
Allah
bilerek açar ve bildiği gibi açar.
Bu
açılımlarda mükemmellik vardır.Eksiklik ve kusur söz
konusu değildir.Her şey mükemmel olarak açar ve açılır.
Besmelenin tüm açılımların ve başlangıçların başı ve
ilki olmasındaki sır;Allah adı ve müsaadesiyle olan
açılımların mükemmel olmasındandır.O’nun irade ve
takdiri ile olan açılım,memnun olunacak bir açılımdır.
Önce insanın ve onun duygularının fethinden
başlayalım.
      |
|
KOCAMAN ÖMRÜ
HEBA ETTİK 
60
küsur sene ömrü boşu boşuna geçirmişti.Geriye baktığında
kendisini memnun edip yüzünü güldürecek bir şeyi yoktu.
Gelmesiyle gitmesi arasında pek bir fark
olmadığı gibi,doğuştan getirdiği güzellikleri de
kaybetmiş,sermayeyi tüketmişti.
Şimdi ise yaşı hayli ilerlemiş belki de ölüm
meleğinin etrafında gezdiğini hissediyordu.
Dünyada kimseyi pek memnun etmediği
gibi,ahrette de memnun olacağı ve memnun edeceği bir
şeyi de yoktu.
Bu düşüncelerle yatağından
doğruldu.Elbisesini ve çorabını giydi.
Gitmekle gitmemek arasında bir anlık bir
düşünceden sonra yılların yorgunluğunu ve kaybedilen
yılların yükünü hafifletmek amacıyla sırt üstü bir
uzandı.
Uzanış bu uzanıştı.Bir daha da
kalkamadı,belki de onca yükün altında kalmış
kalkamamıştı.
Kolay mıydı boşa geçen yılların yükünün
altında ezilmemek!
      |
|
OHH
BE ! İYİ Kİ OKULLAR AÇILDI 
Eğitimsizlik ve cehalet ölüme denktir.. bir
yandan ince bir zar,bir yandan da kâinat çapında doğuş
ile ölüş arasındaki fark gibidir.
Eğitimsiz ve cahil insan için; yaşamakla
yaşamamak arasında bir fark yoktur.
Eğitim fıtrata uygun ve fıtri olmalıdır. Aksi
takdirde oldurayım derken öldürebilir.
Fıtri olmayan,kişinin kabiliyetine uygun
olmayan karma eğitim cahilliği götürür, eşeklik baki
kalır.Diplomalı cahil bir toplum yetiştirilmiş olur.
Eğitim kişiye bir kemal ve kişilik
vermelidir.Kişilik vermeyen eğitimin kişiliği de yok
demektir.
Eğitim olsun diye
herkesi okullara yığmak ve bu insanların farklılığını
gözetmemek, Kur’anın ifadesiyle kitap yüklü eşek
misalidir.
Aynı zamanda devlete yük,öğretmene
eziyet,öğrenciye de yılların kaybı kalmış olur.
Eğer bir devlette okullarla beraber
hapishanelerde eş değerde açılıyorsa,o eğitimde sakatlık
var demektir.
Suç oranlarında da artma söz konusu ise,o
eğitim ya kör yada topal ya da hem kör hem de topal
demektir.
Öğrencinin iki önemli duygusu olan aklı ile
kalbi beraber götürülmeli ve tatmin edilmelidir.
      |
|
“
HRİSTİYANLIKTA MANASTIR HAYATI “ 
Prof Mehmet Çelik Hocanın bu konuda yapmış olduğu
genişçe konuşma ve açıklamasında ve onların içerisinde 5
yıl kalıp müşahede eden ve yıllarca araştırıp okuyan
bir insan olarak tecrübe,müşahede ve araştırmalarını
sizlere şöylece özetlemekteyiz:
* Hz.isa tamamen materyalistlerle mücadele
etmiştir.Şöyle ki;
Hac ibadetini yapan bir hristiyan yine
onların koyduğu bir uygulama geleneği olarak sonunda
kurban kesmesi gerekmektedir.Ancak bu kurbanı mutlaka ve
mutlaka kiliseden alması gerekmektedir.Dışarıda elli ise
onlarda beş yüze satılmaktadır aksi takdirde kabul
edilmemektedir.Almaya mecbur bırakılır.
Böyle bir hakimiyet söz konusudur.madde ön
plana çıkmaktadır.Hz.İsa bunlarla mücadele etmiştir.
*Hz.İsanın doğumundan sonra Hz.Meryem
Dülger Yusufla evlenir,ondan bir çok çocuğu olur ve
onların en büyüğü de Yakuptur.
      |
|
SAĞ DUYUSUZ,SOL ZİHNİYET 
Türkiyeyi bir asırdan fazladır kısır
bırakan düşünce,sol düşüncedir.Sol düşüncenin yapısında
mutlak hürriyet,mutlak serbestilik,mutlak yaşayışla
beraber,kendisi gibi olmayanları tamamen hayattan silme
zihniyet ve uygulaması mevcuttur.
Dünyadaki sol zihniyeti değerlendirmekte
bir derece esnek davranılabilir ancak Türkiyedeki sol
zihniyet kimliğini yitirmiş,kendini,değerlerini,tarihini
unutmakla kalmayıp ona düşman olan bir sol zihniyet.
Manevi değerleri kaldırmakla kalmayıp,yok
olması,dünyadan çıkarılması için her türlü cehalet ve
zulmü reva gören bir zihniyettir.
Maneviyattan mahrum olan sol
zihniyet,maddiyatı da başarmış değildir.Şu zamanın
sadece teknolojisinde bile fersah fersah geride kalan
zihniyet,sol zihniyettir.
Sol zihniyet sağ duyudan yoksun,solu
duyusuz ve duygusuz olarak kullanan bir zihniyettir.
      |
|
TÜKÜRÜN DARBECİLERİN
HAYASIZ YÜZÜNE,TÜKÜRÜN…
Evet tükürün o darbecilerin hayasız
yüzlerine.. olmayan haysiyet, şahsiyetlerine…
Milletin hakimiyetini kendi kısır ellerinde
tutup, milleti kısır bırakan o zalimlere…
Her türlü gayrı meşru yola girip,bir asırdır
milleti gayrı meşru yollara sevkedenlere…
Kardeşi kardeşe vurduranlara..meçhul
cinayetlere girenlere..pkk-yı besleyenlere..toplumu
bölenlere..uyuşturucu,silah gibi bir çok pis işlere
giren ve
girdirenlere..yönetimi,askeriyeyi,üniversiteleri,adaleti
kendi pis emellerine alet edenlere…
Milletin manevi dünyasını kapatıp,her iki
hayatı kaybettirenlerin haysiyetsiz,şahsiyetsiz,şerefsiz
yüzlerine tükürün…      |
|
SANAL GÜNAH 
Asır değişti günahın adı ve boyutu da
değişti.
Evelden günahlar sınırlı ve kısıtlı
idi.Adeta özel gayret göstermek gerekti.Şimdi ise
günahtan kaçarken,günahlara tutulmaktayız.
Günah aslında herkesin kendisine aid olan
sınırını aşması,bir başkasının hakkına ve hududuna
geçmesidir.Bu hak ve hudud bazen insani,bazen ilahi
haklardır.
Şimdilerde bir günah işleyene bir olarak
kalmamakta adeta katlanarak artmaktadır.
Elbette günahlar sevablarla orantılıdır.Sevablarda
bire bir olarak kalmamakta,üzeriyle katlanarak
artmaktadır.
İletişim dünyası ve özellikle internete
taşınan ortam dünyayı kendi odanıza getirmekte,sizin tüm
dünyayı gezib kazanmanıza veya kaybetmenize gerek
kalmamaktadır.
      |
|
ABDULLATİF ŞENER VE
DURSUN ÇAVUŞ 
Memleketimizde hatırlanılınca tebessüm edilen bir
maskotumuz var;Dursun Çavuş.
Ama en
azından hatırlanılınca rahmet okutulmaktadır.Çünkü
Postaneden emekli olduğunda bir kısmını caminin
yapılmasına vermişti.
Acaba
Şener’de onun gibi anılacak ve Fatiha gönderilecek mi?
Bu zat
emekli olduktan sonra;-Her insan aklı miktarınca
mecnundur.-kuralı gereği,biraz mecnunluk sahibi idi.
Emekli
parasının geri kalanıyla Belediye Başkanlığı adaylığı
için harcamada bulundu.
Bu zat
Şanlıurfa’dan deve getirttirerek,kılınç kullanıp çarşıda
gezmeye ve arkasından bir çok özellikle genç ve çocuklar
takibe başlayıp,Dursun Çavuş’u alkışladılar.
Propağanda iyi gidiyordu.Bunca alkışların yarısı oy
olarak dönse, kazanmaması için hiçbir sebeb yoktu.
Akşamları fırına yemek verip,gençlere davetler vererek
oy kazanmaya devam ediyor,vaadler ve alkışlar gün be gün
artış gösteriyordu.      |
|
TÜRKİYEDE TAŞLAR YERİNDEN OYNATILIYOR 
Taşlar yerinden oynatılmazsa,hiçbir şey
yerine oynamaz.
Türkiyede bir asra yakın zamandır hep rejim
korkusu ve muhafazasıyla insanlar
sindirildi,maddi-manevi kısır bırakılarak kabuğuna
hapsedildi.
Ne gariptir ki;bugün bir yandan bu sindirme
hareketini başlatanlar adalet tarafından sorgulanmaya
başlarken,sorgulayanlar da adaletin diğer ucu tarafından
sorgulanmaktadırlar.
Ergenekon Terör örgütü;sağda-solda, alevi-sünni,asker-pkk,terör-faili
meçhul
cinayetler,darbeler-vs,medya-hukuk-üniversite-asker
dörtlüsünü kullanarak tüm bu kirli işlerini onlarca
yıldır sürdürdü.
Kilise buna ocağını açtı,Abd-Rusya-Almanya
bunu destekledi.
30 yıldır pkk belası bunlar tarafından cephe
dışında yıkıcı faaliyetleri için sürdürüldü.
En önemlisi de bu kirli işlerini sürdürmek
için halk maneviyattan uzaklaştırıldı,yakınlaşması
engellendi.Adeta iman-küfür mücadelesi şeklinde değişik
kamuflajlarla kendisini sürdürdü.
Mesela;
      |
|
HAFIZANIN RESETLENMESİ
Hafızanın resetlenmesi;hafıza kartının ve hard-diskinin
içerisinde bulunan tüm bilgilerin veya seçici olarak
hepsinin tüm ana hard-disk olan levhi mahfuza aktarımı
yapıldıktan sonra lüzumlu olanların bırakılarak,lüzumsuz
olanların cehennem çöplüğüne ve geri dönüşüm kutusuna
aktarılarak,oradan da cehennemin ana hard-diski olan
yokluk çöplüğüne devredilmesidir.
Bizler şehadet alemi olan şu varlık alemine çıkışın ilk
basamağı olan anne karnındaki olayları yaşadığımız halde
hatırlamamaktayız.Ancak bizim dışımızda birilerinin
bizim haberimiz olmadan yapmış olduğu kayıtlardan bilgi
sahibi olabilmekte ve yaşadığımız o durumlara hayret
etmekteyiz.
Biraz daha gerisi olan Ruhlar Aleminden sınırlı kimseler
haberdar olup,hepsine yakın bir çok kimse o ruhlar
aleminden ve orada cereyan eden olaylardan ve o
topluluğun oradaki soru-cevap faslındaki konuşmalardan
haberi olmamaktadır.
Hz.Ali ve onun gibi çok az bir kısım alimler oradaki
maceraları hatırlamakta ve kişileri de tanımaktadırlar.
      |
|
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ
Hakim Beyin çoktan beridir çocuğu olmuyordu. Ailesi de
kendisi de bu konuda çok üzülüyorlardı. Kendilerini
adeta meyvesiz bir ağaç gibi görüyorlar, üzülüyorlardı.
Öyle ki;Niye evlendik ki?bile
deyip,muhasebeye dalıyorlardı.
Akşam eve gidecek,eşinin üzüntülü simasıyla
her zamanki gibi yine karşılaşacak,kucağına atlayıpta
‘Babacığım’diyen bir çocuğuyla karşılaşamayacaklardı.
Bazen arkadaşları çocuklarının durumlarıyla
ilgili olarak konuşurlar,anlattıkları yaramazlıkları
bile hoşuna giderdi.
Hele bir olsun,ona camı bile
kırdıracağım,sırtıma alıp gezdireceğim.
Kimseye de içini dökemiyor,içinde saklıyordu.
      |
|
FERDİYYET-VAHİDİYET-EHADİYET

Bir,tek,yekta,eşsiz,tek ve bir,iki ve
ikincisiz bir tek olan,müstakilli bizzat..bizzat
müstakil,istiklal ve hakimiyet sahibi.
İki tane sonsuz düşünülemez..biri birisini
sonlandıracaktır..son olan yok ve fani olmaya mahkumdur.
Ferdiyet sahibi ikinci bir teki,ferdi kabul
etmez.Sonsuzlukta tek olup,bir başkasının kendisini
sonlandırmasını kabul etmeyendir.
Ferdiyette nihayetsiz kemal vardır..gölge ve
zgölgeliliği kabul etmez.
Ferdiyet halikiyet,uluhiyet,rububiyet gibi bütün
sıfatlarda başkasının müdahalesini reddeder.
“İnnallahe vitrun,yuhibbul vitre.”’Muhakkak
ki Allah tektir,teki sever.”
Ferdiyet vahidiyet ve ehadiyetle kaimdir.
Bu isme mazhar olan şahsiyetlerde Allahın
izniyle eşsiz ve tek başına büyük
şahsiyetlerdir.Başkasının tasarrufu altına girmezler.
      |
|
40
YIL SONRA 68 KUŞAĞI 
68
kuşağını iki katagoride ele alarak ne bütün bütün
reddetmeli ve ne de bütün bütün kabul etmelidir.
68 kuşağını kimlerin oluşturduğuna ve bu
zamana kadar neler yaptıklarına veya neler
yapmadıklarına bakmalıdır.
1.Tanzimatla beraber batıya bağımlı
kalarak,batının sefahetini alıp,Osmanlıyı devirmeye
kalkan sözde aydınlar bin yıllık birikimi ortadan
kaldırmış ve yerine ikame edecek bir şeyler
bulamadıklarından ortalık haremzadelere kalmıştır.Ondan
sonra tüm dağılmalar ve çözülmeler baş
göstermiştir..........Osmanlının
yerine ikame edilen Türkiyenin devamında da 68 kuşağı
Tanzimatçıların yerine oturmuş oldu.Tanzimatçıların yüzü
batıya iken,68 kuşağının yüzü kuzeye çevrildi.
   |
|
ALİ BARDAKOĞLU’NUN ÇIKIŞI 
DİB Ali Bardakoğlu aykırı görüşleriyle gündeme gelmeyi
seven ve düşünen birisidir.Bunu baştan söylemiştim ve
bundan sonra da devam edecektir.
Dinin topluma uydurulması ayrı şeydir,toplumun dine
uydurulması ayrı şeylerdir.Hristiyanlık gibi tahrif
edilmiş olan bir dinde reform ve değişiklikler söz
konusu olabilir ancak âyette belirtilen:” İşte bugün
dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi
tamamladım ve size din olarak müslümanlığa razı oldum.”[1]
Dinin ikmal edilmiş olması,onun yeniden ikmale
değil,sağlıklı yönlendirme,anlatım ve kullanımına
yönelik olmalıdır.   |
|
KEFFARET ÖLÜMÜ
Kaffaret;kasıtlı olarak yapılmaması gerekirken
yapılan veya yapılmayan,yapılamayan bir ibadetten dolayı
ödenen bedeldir.
Kefaret bir cezadan ziyade,yanlışın
silinmesidir.
Dinde ceza,verilen azab,eziyet ve sıkıntıdan
ziyade,amelin cinsinden olan bir şeyle yanlışın
silinmesidir.
Şerrin defedilmesiyle,hayrın celbi esastır.
Keffaret,ya bir köle azad etmek,para
vermek,üç gün oruç tutmak veya da tam bir samimi tövbe
ile mukabelede bulunmaktır.
Kasıtlı olarak oruçlu olduğu halde bir kimse
orucunu bozduğu zaman,atmış gün ceza,bir günde kaza
olmak üzere keffareten oruç tutar.
Keffaretüz zünub olmadığı takdirde,kessaretüz
zünub olur.Yani günahlar tevbe veya mukabili bir bedelle
ödenmezse,borçlar birikir ve çoğalmış olur.
*Köyün birinde.........
   |
|
DÜNYADA VE TÜRKİYEDE CIA-NIN
ETKİSİ
CIA,
1947 Ulusal Güvenlik Yasası ile kuruldu.
”CIA
kuruluşundan itibaren Türkiye'de o zamanki adı ile Milli
Amale Hizmet (MAH) veya "Milli Emniyet" diye bilinen
MİT'le ve polis teşkilatıyla iç içe çalıştı. MİT ve
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkezlerine hükmetti. Para
verdi, eleman yetiştirdi, bütün dosyalarına uzandı, para
karşılığı operasyon sipariş etti, köstebek yerleştirdi.
Bu ilişki artarak sürüyor.
CIA'nın Türkiye'de halka karşı önemli faaliyetlerinden
biri, 1951 Türkiye Komünist Partisi (TKP) tutuklaması
oldu. Kurtuluş Savaşı'nın ateşi içinde doğan
Türkiye'deki Komünist Hareket işgal yıllarında bile
faaliyetini yürütmüştü. Ancak CIA'nın yönlendirmesinde
yürütülen 1951 tutuklamalarıyla, işçi sınıfı
devrimciliğinin örgütlü mücadelesi kesintiye
uğratılabildi.
DEVAMI
|
|
SAKATLIK KADER MİDİR ?
Evvela
kader;Allah’ın olmuş,olmakta ve de olacak olan her şeyi
önceden bilmesi ve yazması demektir.
Kaderin
olacakları bilmesi bir eksiklik değil,bilmemesi bir
eksikliktir.
Kader
ilimdir.Bilmek ayrı,yapmak ayrıdır.
Bilmek
Allah’a bakar,yapmak fiili ise insana bakmaktadır.
Bazı şeyler
vardır ki;onlardan elbette sorumlu tutulmamaktayız;
Nerede,nasıl
dünyaya geleceğimiz,renk ve ırkımız,boyumuz,anne-babamız
gibi doğrudan irademize taalluk etmeyen hususlarda
sorumlu tutulmamaktayız.
İrademizle
ilgili konular ise;bunlarda ya bizden ya da ailemizden
hatta çok geçmişlerden süre gelen bir durumdan da
kaynaklanabilir.
Unutulmamalıdır ki;bizler bu dünyaya bir imtihan için
geldik.İmtihan gereği farklı pozisyonlar bizlere
yüklenmektedir.
      |
|
EĞİTİMDE HARCAYANLAR VE
HARCANANLAR
Gerek İmamet görevine ve gerekse de Öğretmenlik görevine
başlayışımda ilk problemi idarecilerle yaşadım.
*1978 yılında İmam-Hatiblik görevini bitirmiştim.Âilemin
ekonomik durumunun kritik olması beni bir an evvel
katkıda bulunmaya sevk etti.
Aynı yıl Müftülük 12 kişilik imamet kadrosu
açmıştı.Müracaatlar ise altmış küsur idi.İmtihana
girenler içerisinde Hafızlar ve müezzinlikten imamlığa
geçenlerde vardı.Ya nasib diyerek bir şeyler yapmam
gerektiğine inanarak hazırlıklara başladım.
İki imtihan yapılmıştı.Heyecanla neticeleri beklemeye
başladım.Ve nihayet;
Kazanan 12 kişi içerisinde isim sırasına göre 11. sırada
bulunuyordum.12.sıradan sonra da bir yedek vardı.
   |
|
TOPLUMUN AÇILIMI GÜL GİBİ OLMALI
Aslında Çimeli köyü Türkiyenin genelinin
küçük bir örneğidir.Kimse yaşantısından memnun
değildir..herkes şikayetçidir..ta ki Adil hocaya
köye imam olarak gelinceye kadar.
Köye geleli birkaç ay olmuştur.Köyün
gençleriyle ilgilenir,gün be gün değişiklik
kendisini fark ettirmektedir.Köylüde bunun
farkındadır.
Hoca bir gün camide namazı kıldırmış
dışarı çıkar.Bir kadın belikli kucağında bir
şeyler var ki eteğine koymuş hocayı
beklemektedir.
Hocaya;Evladım al bu
erikleri,annenin südü gibi sana helal
olsun.Biz şimdiye kadar doğru dürüst bir
erik yiyemedik.Sıpalardan bir türlü sıra
gelmedi.Daha olmadan çocuklar bahçeye
girer,eriklerin olmasını beklemeden
koparırlardı.İlk olarak bu sene
ağaçlarda erikler kaldı,bir teşekkür
olarak bunları sana getirdim,der.
Hocada o yaşlı teyzeye;bunları yarın
torununa vererek camiye getirmesini söyler.
|
 
ÖĞRENCİ NOT TAKİBİ
 |
|
 |
http://www.tesbitler.com/
|

|
|